"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İşlenen cinayetlere ortak olmamak için...

Hüseyin GÜLTEKİN
05 Şubat 2024, Pazartesi
Herkesin bir siyasi görüşü, bir siyasi tercihi elbette olur. Sevabı da günahı da kendisine ait olmak üzere, tercihini belirleme hakkına sahiptir.

Yalnız ehl-i din olarak bizlerin, siyasi tercihler ile rey vermenin bazı mesuliyetlerinin, bazı getirilerinin ve götürülerinin olduğunu; bu noktada çok daha dikkatli olmamızın gerekliliğini unutmamamız şart. “Benim bir reyimle ne olacak ki?” demeyip, bir rey ile çok şeylerin olabileceğini göz önünde bulundurarak, ona göre tercihlerde bulunmamız lazım. Daha da önemlisi, aldatmaların revaçta olduğu siyaset arenasında, doğru siyasi tercihlerde bulunmak elbette kolay değil.

Siyasilerin ayak oyunlarına aldanıp; onların yaptıkları haksızlıklara, zulümlere, cinayetlere ortak olamamak için dikkatli olmamız gerekir.

Üstad Bediüzzaman’ın, “Lisan-ı siyasette, lafız mananın zıddıdır.” tespitinden hareketle, çoğu siyasiler çoğu zaman, söylediklerinin tam tersini yaparlar. Onun için diyoruz ki, ağızdan çıkan laflara değil, yaptıkları işlere ve icraatlara bakın.

Yine Üstad Bediüzzaman’ın, “Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır.” tespiti ışığında siyaset arenasına baktığımızda, çoğu siyasi parti, taraftarlarını çoğaltmak için, çoğu zaman bolca vaatte bulunur. Taraftar kazanmak için oy avcılığına çıkan bu gibi siyasilerden de mutlaka uzak durmalıyız.

Bu meyanda, taraftar olup reylerimizle desteklerde bulunduğumuz partilerden, hakkımız olmayan herhangi bir maddi imkân veya makam-mevki talebinde bulunmamalı ve onların bu yöndeki tekliflerini de mümkün mertebe kabul etmemeliyiz. Onların, her zaman işlemeleri muhtemel haksız hukuksuz icraatlarına sessiz kalmamak, serbestçe itirazlarda bulunmak için böyle bir tavır takınmak gerekir. Siyasilerin rüşvet kabilinden sundukları, hakkınız olmayan bazı imkânlara müşteri olduğunuzda, onların bazı keyfî, hukuksuz uygulamalarına ses çıkaramayıp, zulümlerine ortak olmanız kaçınılmazdır.

Laikliği bir nevi din düşmanlığı olarak algılayan, dinî değerlere ve samimi dindarlara tahammülü olmayan ve kendini siyaset arenasında Kemalizm üzerinden konumlandıran partilere de taraftar olmamalıyız.

Kâinatta hiçbir şeye alet edilmemesi gereken dinin yüce değerlerini siyasetlerine alet eden, dinin ve dindarların yegane hamilerinin kendileri olduklarını açıktan veya örtülü olarak iddia eden siyasilerden de uzak durmalıyız.

Yine bu meyanda Üstad Bediüzzaman’ın, “Din düsturlarının bir hâdimi olmak cihetinde güneş gibi imanlar taşıyan bir kısım sahabeler ve onlara benzeyen mücahidînden, Selef-i Salihînden başka; siyasetçi, ekserce tam müttakî dindar olamaz. Tam ve hakiki dindar müttakî olanlar, siyasetçi olmazlar.” tespiti doğrultusunda düşünmek gerekir.

Üstad’ın bu isabetli tespitleri dururken, gerek ülkemizde gerek bütün İslam âleminde bazı idarecilerin, şu veya bu şekilde kendilerini adeta masum gösterip, tam dindar olarak lanse edip, bunun üzerinden oy avcılığı yapmalarına da kanmamalıyız.

Bizim için en doğrusu, Üstad Bediüzzaman’ın, başa gelmeleri için dua ederek, nokta-ı istinat olduğunun bilinciyle; adaleti, hak ve hürriyetleri savunan demokrat siyasi kadrolara taraftar olup, desteklerde bulunmaktır.

Okunma Sayısı: 1448
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mustafa Said Kara

    5.2.2024 16:18:07

    Karşı taraf "değiştik, dönüştük" diyerek bu taraftan kimseyi inandıramaz. Makul olanda temkinli olmaktır. Söze değil eyleme bakmaktır. Eyleme baktığımızda karşı taraf işlediği onca cürüme sempati ile sahip çıkmaya devam ediyor. Üstadımızı yıllarca zindan zindan süründüren bu zihniyete hemen inanmamak da hakkımız olmalı değil mi?

  • demokrat

    5.2.2024 12:57:46

    Sn.Hocam yorum yazlırsa şunu eklemek isterim.Bu kadrolarla mı demokratlar ayaklanacak.Defaten söylüyorum;demokratlarla,nurcular aynı aynı doğrandı.Maalesef içten darbelerle...Hala mesaj yazan kardeşimiz"Kemalizm-Atatürkçülük"diyor.Bu ülkede karşı taraf değiştik ve demokratlaştık dedikçe,bizim bir kesim inatla "değişmezsiniz"demeye devam ediyor.Va esefa!

  • Mustafa Said Kara

    5.2.2024 10:07:38

    Dediniz ölçülere göre bugün oy verecek parti bulamayız Demokrat partinin kemalizm ve atatürkçülükten acilen uzaklaşması ve demokrat değerleri temel alan politikalar üretmesi şart.

  • S.topuz

    5.2.2024 05:42:46

    ..."Rivayetler, Deccal'ın dehşetli fitnesi İslâmlarda olacağını gösterir ki, bütün ümmet istiaze etmiş. لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ Bunun bir tevili şudur ki: İslâmların Deccal'ı ayrıdır. Hattâ bir kısım ehl-i tahkik İmam-ı Ali'nin (R.A.) dediği gibi demişler ki: Onların Deccal'ı Süfyan'dır. İslâmlar içinde çıkacak, aldatmakla iş görecek. Kâfirlerin Büyük Deccal'ı ayrıdır. Yoksa Büyük Deccal'ın cebr ve ceberut-u mutlakına karşı itaat etmeyen şehid olur ve istemeyerek itaat eden kâfir olmaz, belki günahkâr da olmaz." Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı Şualar - 585

  • Osman Yıldirim

    5.2.2024 00:58:51

    Bu dusturlar çok önem azetmekte ancak günümüzde tabiri caizse at izi it izine karıştığında kim söyledi,nesoyledi,nerde söyledi,niçin söyledi gibi hususlara bakmadan o söylediyse doğru söylemistir gibi oenkabullerle olaya yaklaşilırsa söyleyenlerden hiç bir şey anlaşılmaz ve dolayısıyla kavram jargaşasınıyaşamıs oluruz. Günümüz hadiseleri ve siyasetçilerin soyledieride bu kabildendir diye düşünmekteyim. Ortada ölçüler manzumesi varken olayları ve hadiseleri bu ölçülere vurarak değerlendirmemiz gerekirken olayları salt siyasi tarafgirlikle değerlendirdiğimizde zaman fayda yerine zararlarla karşılaşmamız kaçınılmaz olur. Bu bakımdan her sözü her hareketi şaşmaz ölçüler vurmak gerekmektedir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı