"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Uhuvvet ikliminde muhabbet merhemi

Zehranur Yıldız
21 Haziran 2026, Pazar
Geçtiğimiz Mayıs ayında gerçekleştirilen Ege Bölgesi Seminerlerinin bu ayki ev sahibi İzmir oldu. Programdan önce vefat haberini teessürle aldığımız kıymetli Hasan Şen ağabeyin vefatı, tıpkı hayatı gibi farklı hizmetlere vesile oldu. Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen abla ve kardeşlerin buluşması ile seminer haftasının tevafuk etmesi herkesi hayretler içinde bıraktı. Bu durum bizlere, bir Nur Talebesinin hayatı gibi vefatının dahi hizmet ettiğini bir kez daha hatırlattı. Pek çok abla ve kardeşin buluşması, hatıraların yâd edilmesi, teşrik-i mesaide bulunulması ve en önemlisi de müfritane irtibatın bir kez daha tazelenmesi, taziye ortamını adeta bir uhuvvet buluşmasına dönüştürdü. Bir ulu çınarın vefatı hepimizi derinden üzse de merhum şairin dediği gibi “Bir ölür, yüz bin doğarız biz” hakikatini kardeşlik ikliminde derinden hissettirdi.

Ege Bölgesi Hanım Okuyucuları, bu sene çalışmalarını Hutbe-i Şamiye eksenindeki altı hastalık üzerine yoğunlaştırmıştı. Bu ayki konu ise “Menfaat-i Şahsiye Bağlamında Ahlâkî ve Vicdanî Çöküş” idi. Çalışmayı sunan konuşmacı, Urfa’dan gelen kıymetli Yasemin Yaşar Hanımefendiydi.

Yasemin Yaşar'ın konuşmasından öne çıkan bazı önemli noktalar şunlardı:

“Hukukun ve adaletin olmadığı bir zamanda herkes kendini düşünür. Güven problemi olan bir ortamda bencillik baş gösterir. Bediüzzaman ise buna karşı sadece insanın kendini düşünmesini, hamiyetin yerinden oynamasını ahlâkî bir çöküş olarak görür.”

“Bir toplumda hamiyet yerine menfaat-i şahsiye esas alınırsa o toplumda dağılmalar başlar, tesanüd bozulur. Bediüzzaman ise birlik ve beraberlik için çözümü şu iki maddede göstermiştir: Hürriyet-i şer’iye ve meşrutiyet-i meşrua.”

Menfaat-i şahsiyenin bazen de “sağdan yaklaşabileceğine” dikkat çeken Yasemin Yaşar, düşüncelerini şu sözlerle ifade etti: “’Zarar vermemek yeterlidir’ anlayışı ya da sadece kötülük yapmamak kafi değildir. Bunun yerine iyilik ve fayda üretmemiz gerekir. Bugün ihmal ettiğimiz birey, yarın toplumu imha edebilir. Bugün koluna girmediğimiz bir genç, yarın cemiyete faydalı bir insan olmaktan çıkabilir.”

Her bir insanın bu konuda sorumlu olduğunu belirten Yaşar, sözlerine şöyle devam etti: “Menfaat-i şahsiyeyi himmete hasretmekle insanın ufku kaybolur. Bu durum derinliğimizi kaybettirir; hayreti, merhameti, tefekkürü ve ihlası zedeler; artık ruh verimsizleşir ve düşünce yapımız bozulur. Velhasıl insan kendi nefsini düşündükçe, başka bir insana zihninde yer kalmaz.”

Bu hastalığın çareleri ise şunlardır: “Rahmet-i İlâhiyeden ümidinizi kesmeyiniz.” (Zümer Suresi: 53) “Bir şey bütünüyle elde edilmezse, bütünüyle de terk edilmez.” (Hadis-i Şerif) “Ben kulumun zannı üzereyim (yani kulum Beni nasıl tanırsa, ona öyle muamele ederim).” (Hadis-i Kudsî)

Daha pek çok mühim noktaya değinen Yasemin Yaşar'a bu güzel çalışmaları için bir kez daha teşekkür ediyor; uzak yakın demeden bizleri uhuvvet ikliminde buluşturan Rabbimize hamdü senalar ediyoruz.

Metni, merhum Hasan Şen ağabeyimizin şu güzel nurlu dizeleriyle bitirelim:

Baharı, yazı, güzü,

Hakka adayıp özü,

Kur’an’ın Nurlu sözü,

Yayanlara selam olsun.

Çekilsin âlemden zalâm,

Bâkî kalsın Nurlu Kelam,

Bizden sonra yola devam,

Kılanlara selam olsun.

(Merhum Hasan Şen Ağabeyin Ruhuna El-Fatiha)

Okunma Sayısı: 223
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı