"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu Ramazan niye böyle oldu?

Kâzım GÜLEÇYÜZ
22 Mayıs 2020, Cuma
Son yılların Ramazan’larına ülkemizde iyice yoğunlaşan hukuksuz uygulamaların ve yol açtıkları mağduriyetlerin; diğer İslam beldelerinin çoğunda bir türlü sonu gelmeyen fitne ve çatışmaların gölgesi düştü.

Darbecilerle hesaplaşma iddiasıyla başlatılan süreçte masumiyet karinesi, suç ve cezanın şahsîliği, savunma ve âdil yargılanma hakkı gibi en temel prensipleri çiğneyerek yapılan vahim hak ihlâlleri, aileleri ve çoluk çocuklarıyla beraber milyonlarca insanın hayatını darmadağın etti.

Nice ailenin iftar ve sahur sofraları zehir edildi. On binlerce insan Cuma ve bayram namazları için dahi camiye gidemez oldu.

Cami cemaatinin ekseriyetinin aktif veya sessiz onayı ile bu durum devam ediyordu ki, kaderin ibretli bir tecellîsi ile korona musîbeti ârız oldu ve camilerin kapıları bütün cemaate tamamen kapandı. Cuma ve teravihler kılınamadı, bayram da kılınamayacak.

Böylece teravihlerin bile siyasî gösteriye dönüştürülmesi yolu da kapatılmış oldu.

Korona lüks otellerdeki veya meydanlardaki gösteriş iftarlarına da müsaade etmedi.

Lokanta ve kafelerin kapanması ve sokağa çıkma yasaklarıyla, görünüşünden hiç beklenmeyen insanların dahi açıktan ve göstere göstere oruç yeme görgüsüzlüğü sonlandı.

Ekonomik faaliyetlerin neredeyse durma noktasına gelmesiyle, haram karıştırılan ve zekâtı da verilmeyen kazançların epeyce bir kısmı elden çıktı. Keza yine şüpheli kazançlarla gidilen umre seyahatleri sona erdi. (İstisnaları tenzih ederiz.) Haccın yapılıp yapılamayacağı ise henüz belirsizliğini koruyor.

Masumların demir parmaklıkların arkasına konulmasına onay vermenin veya sessiz kalmanın çok manidar ve ibretli bir karşılığı da, herkesin seyahat özgürlüğünün kısıtlanması ve ev hapsine mecbur edilmesi oldu.

Yine masumlar aileleri ve çocuklarıyla kucaklaşmaya hasret bırakılınca, sosyal mesafe bariyeri herkes için bir zorunluluk haline geldi ve kimse kimseyle kucaklaşamaz oldu.

(Bu arada tesettürlü hanımların da katıldığı tokalaşma furyası mecburen sona erdi.)

Velhâsıl: Bütün bunlar, Hz. Ali’nin (ra), uğruna hilâfet makamını feda ettiği adalet-i mahza prensibinin gereği olan “Bir masumun hakkı bütün halk için dahi iptal edilemez” hükmü karşısındaki duyarsızlığın bedeli.

Okunma Sayısı: 7104
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sedat

    26.5.2020 00:14:49

    Harika bir yazı elinize yüreğinize sağlık yazılarınızı çok güzel düzenli takip ederim.

  • Osman

    22.5.2020 20:46:57

    Bu ramazan niye böyle oldu Yaşananlar bizim suçumuz Masumlar hapisteyken Bizler rahat edemeyiz

  • Mustafa Aydin

    22.5.2020 15:35:48

    Kannati acizanemiz, korona özellikle son 20 yil icin bir bilanco cikartti ve yaptiklarimizi önümüze koydu.

  • Erhan

    22.5.2020 15:12:24

    Yaa sen ne adamsın abi, ne yürek var sende, büyük zatın dediği sizde tecelli etmiş, “ iman hem nurdur, hem kuvvettir, hakiki imanı elde eden, kainata meydan okur”. Asla doğruları Hak’kı, Hukuk’u, Adalet’i söylemekten imtina etmez. Allah’ım siz ve tüm yeni asya camiasını, efendimize (as) komşu etsin. Ne mutlu sizlere

  • Abdulkadir

    22.5.2020 14:58:25

    Yapılan onca zulüm,işlenen onca günah,kargaşa,kaos vb. sıkıntılardan dolayı;bu Ramazan beklenmedik gelişmelerle geçti.Diğer Ramazanlara benzemeyen ve tamamıyla değişiklik arz eden bir ibadet ayı geçirdik.Bu musibetler boşuna değil hâşa.Her olanda hikmetler vardır.Arızî ve semavî musibetler;ekser nâs'ın zulüm ve günahlarından ileri gelmiyor mu?Tertemiz dünyayı kirleten,yine insanoğlu değil mi?Camilerin kapanması,başlı başına bir musibet değil mi?Öte taraftan;kafeler,lokantalar,sinemalar ve diğer etkinlik faaliyetlerinin kapanma ve iptal edilme nedeni,yine;şükürsüzlük,haddi aşma ve günahların alenî olarak işlenmesinden kaynaklanmıyor mu?Tüm bu soruları toplayıp biraraya getirirsek eğer,cevabı gayet basit hâle gelecektir. "Kula belâ gelmez Hak yazmadıkça,Hak belâ yazmaz kul azmadıkça".Başka da söze gerek yoktur zannediyorum.

  • Toygar

    22.5.2020 13:38:25

    Sadece bu kadarla kalacak gibi görünmüyor. Sebep olanların tavır ve halleri değişmedikçe, düzelmedikçe bunun vebal ve neticeleri pek akim olsa gerek. Hesabı diğer tarafa kalanların varlığı, bu dünyada yaptıkları veya yapmadıklarının karşılıklarını görenler... Olan yine İslamiyet'in güzelliklerinin ilan edilmesindeki geri bırakılmaklığa oluyor, kimse din ile ilgili bir hadiseyi duymak istemiyor, anlatamıyorsunuz, dinlemek istemiyor kimse. İnternetten yayın yapıyorsunuz, 20-30 kişi bakarsa bakıyor. Anlamsız saçma sapan videolar binlerce tıklanırken.. Bunun hesabını nasıl vermeyi düşünüyoruz acaba! Ya da düşünüyor muyuz?

  • Kürşat

    22.5.2020 12:05:11

    Milletimizin makus talihini değiştirmek için tertemiz duygularla hak yoluna revan olanlar, gayretleri,fedakârlıkları ve başarıları dillere destan olan dünyanın ayakta alkışladığı insanlar, tarihte eşi benzeri olmayan iftira bir senaryo ile kirletilerek tesirsiz hale getirilmiştir. Vefalı bir millet bir gecede vefasız ve acımasız hale getirilerek senaryoya monte edilmiştir. Bütün hakları ellerinden alınan, hayalleri yıkılan mazlumlara Yusuf ve Meryem olma bahtiyarlığı düşmüştür. Sabır ve metanetle yaşadıkları her türlü acı ve ızdıraba rağmen Cenabı Allah'a iltica ederek üzerlerine sekine inmesini beklemişlerdir. Rahmeti engin ve sonsuz olan Cenabı Allah, bir virüsle yaşanan ızdırabların bire bir benzerini bütün insanlara yaşatmıştır. İdrak ve tefekkür edenler ancak gerçekleri görür. Tarih gelecek nesillere görsel ve metin belgelerle ışık kaynağı olacaktır. Herkes layık olduğu şekilde anılacaktır. Vesselam

  • İlker

    22.5.2020 11:49:59

    Bencede bu ramazan yazinizdaki gerekcelerden dolayi boyle oldu

  • İlker

    22.5.2020 11:46:59

    Hukuk ve adalet muhtevali yazılarıniz bir başka ehemiyetli çünkü kuranin 4 yonunden biri adalet

  • A.kadir

    22.5.2020 06:55:34

    Kazım Bey,iyiki varsınız.Yaşadığımız bu zalim süreçte " Yeni Asya"adeta bir "sulh adası" gibi... mazlumların sesi-soluğu oldunuz ve oluyorsunuz.Allah sizlerden razı olsun.

  • Mustafa Demir

    22.5.2020 06:54:58

    Beşer zulmeder kader adalet eder. Süper bir yazı!!

  • Hüseyin İlhan

    22.5.2020 04:10:04

    Allah razı olsun.Hissiyatlarımıza ses oldunuz.Son yıllarda camilerde dahi müslümanların arasına nifak sokulmasının,din kardeşliği yerine parti tarafgirliğinin,yandaşlığın hakim kılınmaya başlanması içimizi kanatan ve yaramızı azdıran bir tablo idi.

  • Ahmet Danışmaz

    22.5.2020 01:58:22

    Eline sağlık Kazım abi. Bütün bu saydıklarına dindarların sonu gelmez israf alışkanlıklarının giderek artmasını da eklemeliyiz. Selamlar

  • ELİF

    22.5.2020 01:34:05

    Enfes bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık. Bu yaşananlar belki insanlarımızı kendine getirir diycem ama pek umudum yok malesef....

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı