"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Durgunluğu hizmetle aşalım

Kâzım GÜLEÇYÜZ
28 Ağustos 2021, Cumartesi
Risale-i Nur mesleğinin dört temel esasından birinin şevk-i mutlak olduğunu, hareket ve faaliyetle kemalini bulacak olan hayatta himmet ve gayretimizin bunun için şevk bineğine ihtiyaç duyduğunu okuyoruz.

Gerek ferdî tekâmülümüz, gerekse umumî hizmetlerin inkişafı için her hal ve şartta şevkin hep canlı tutulması gerektiğini de biliyoruz. Ancak zaman zaman şevki kırabilecek hallerle imtihan edildiğimiz de bir vakıa.

Hizmet ehlini hedef alan haricî saldırılar; korkutma, bunaltma, yıldırma ve hizmetten vazgeçirme amaçlı baskı, fitne ve tuzaklar; kara propagandalar; fikir veya mizaç uyumsuzluğundan kaynaklanan dahilî ihtilâflar; şahs-ı manevî ruhunu ve kardeşlik hukukunu zedeleyecek kırıcı ve dışlayıcı tavırlar; yıkıcı ve tahripkâr gıybet ve dedikodular, bu sebeplerden ilk akla gelen bazı örnekler.

Risale-i Nur hizmeti her dönemde bütün bu tertip ve tuzakları boşa çıkarıp nuranî bir çığ gibi büyüyerek bugünlere ulaştı. Bunda Üstadın müthiş bir feraset, teyakkuz ve müdebbirliği yansıtan yol gösterici rehberliğinin, tavsiye ve ikazlarının çok büyük rolü var.

Nur Talebeleri genel anlamda bunlara ciddiyet ve hassasiyetle kulak verip gereğine uygun hareket ettikleri için tuzağa düşmediler; hizmette bir kesintiye meydan vermeden yola devam ettiler. Ancak değişik sebeplerden kaynaklanan mevziî ve muvakkat tevakkuf halleri de olmadı değil. Hattâ Üstad hayatta iken dahi bu gibi durumlar olmuş. Lâhikalarda bununla ilgili bahisler var.

Onlardan biri şu Kastamonu mektubu:

“Ehl-i dalâlet, Risale-i Nur’un intişarına set çekmek, has talebelerin ve ciddî çalışanların şevkini kırmak, onlara fütur vermek (yıldırmak) için, ayrı ayrı tarzlarda, umumî bir plan dahilinde taarruz ediyor. (...) İnsanların zihinleri, kasten ve bizzat hakaik-ı imaniyeye karşı bu yüzden bir derece lâkaytlık vaziyeti almasından, bir tevakkuf devri gelmesine mukabil, Cenab-ı Hakkın inayet ve rahmetiyle başka bir tarzda Risale-i Nur’un intişar ve fütuhatına meydan açmış. Bir kapı kapansa, inayet-i İlâhiye daha parlak kapıları açıyor. Buna binaen, bu tevakkuf ve muvakkaten fütura merak etmeyiniz. Risale-i Nur hakikatlerine, gıdaya ihtiyaç gibi ihtiyaç var. Bu ihtiyaç onu tevakkufta bırakmaz, işlettirecek inşaallah.”

Okunma Sayısı: 2120
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Şerife Tez

    29.8.2021 11:09:24

    Allah ebedi razi olsun Kazım abimizden ,bizi istikamette ve şevk veren yazilari ile uyanik tuttugu icin.....

  • Mehmet Türeli

    28.8.2021 14:39:44

    Kutsi ve yüce bir davanın muzır manileri çok olur. Sahabe mesleği gibi bu davaya sarılıp hizmet edildiği müddetçe, Peygamberimizin bu asırdaki sünneti ile bize rehber olan Üstadımız bu durumlarda ne yapardı bakıp onu takip ettiğimiz müddetçe hiç bir güç bu davaya engel olamaz. Allah 'ın izniyle

  • Halil İbrahim Karahan

    28.8.2021 04:38:13

    Allah razı olsun şevkinizi artırsın

  • Oğuz Yiğiter

    28.8.2021 01:24:26

    Def-i şer celb-i nef' denge ve denklemini, âzamî dikkatle takip edip, tedbir, ve teyakkuzu elden bırakmadan, bununla beraber, yara açmadan tedavi, perdeyi yırtmadan ıslaha fırsat tanıma dengesini gözetip, hizmetlerimizdeki kudsîyetin sırrı olan, inâyet ve himayet noktasındaki kuvvet'üz zahr desteğini hep arkamızda hissederek, telâşa kapılmadan, sadece vazifeye odaklanıp, neticeyi hizmetin sahibine bırakmak. Bugüne kadar badireler böyle atlatılarak yüründü bu çetin yollar. Müthiş bir nokta-i istinad ve istimdat... Elhamdülillâhi hâza min fadli Rabbî...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı