"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Emziren anneler, günahsız bebeler

Kâzım GÜLEÇYÜZ
29 Ocak 2023, Pazar
Geçen hafta Adana Kitap Fuarının mescidinde kıldığımız Cuma namazından sonra, Türkiye’deki bütün camilerde olduğu gibi yağmur ve kar duası yapıldı.

Bu hafta da Fatih’teki Yavuz Selim Camiinde namazdan önceki vaazın bitiminde hoca aynı dua metnini bir defa daha tekrarladı.

Duadan bazı cümleleri aktaralım:

“Allah’ım! Bize kar ve yağmur ver.

“Allah’ım! Bize kar ve yağmur ver.

“Allah’ım! Bize kar ve yağmur ver.

“Vadilere, tepelere, susuz kalmış arazilere ve tüm beldelere rahmetinle hayat ver; bizleri ümidini kesenlerden eyleme Yâ Rabbî!

“Yâ Rabbel-âlemin! Senden birşey istemeye yüzümüz yok, ama pîr-i fâniler; beli bükülmüş dedeler ve nineler hürmetine, emziren anneler ve günahsız bebeler hürmetine, bizi rahmetinle, şefkatinle ve merhametinle kucakla, bizden yağmurunu esirgeme Allah’ım. Rahmetine susamış gönüllere, çorak kalmış arazilere yağmurunu lütfeyle Yâ Rabbî!”

Camilerde aynı dua yine kuraklığın hüküm sürdüğü geçtiğimiz yıllarda da yapılmıştı.

Ve biz o zaman yaptığımız gibi bu defa da sosyal medyada şöyle bir paylaşım yaptık:

“Cuma namazından sonra yapılan duada ‘pîr-i fâniler, beli bükülmüş dedeler ve nineler, emziren anneler ve günahsız bebeler hürmetine’ Rabbimizden kar ve yağmur istedik. Nice beli bükülmüş hasta dede ve nine ve nice emziren anne ve günahsız bebe hâlâ zindanlarda süründürülüyorken!”

Ne yazık ki, kuraklık endişesinin giderek büyüdüğü ve bu yüzden bütün camilerinde bu duanın yapıldığı ülkemizdeki cezaevlerinde hâlâ çok sayıda ihtiyar, hasta, anne ve bebek var. İçinden geçtiğimiz ve hâlâ bitmeyen süreçte nice insan tabutta tahliye edildi.

Halihazırda da sayısı binleri bulan bakıma muhtaç hasta ve yaşlıların, yapılan onca ikaz ve çağrıya rağmen bırakılmayarak, göz göre göre aynı akıbete gittiği acı bir tablo var.

Keza annelerinin yanında yüzlerce bebek, demir parmaklıkların arkasında büyüyor.

Bir de Yusuf Kerim gibi ağır hasta olup, tedavi sürecinde en çok ihtiyaç duyduğu annesine kavuşmasına izin verilmeyenler var.

Ve böyle bir tabloda “beli bükülmüş dedeler ve nineler, emziren anneler ve günahsız bebeler hürmetine” kar ve yağmur istiyoruz!!!

Okunma Sayısı: 5134
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Halit AYGÖREN

    5.02.2023 22:18:35

    Ne diyelim yorum duanın içinde.

  • S.topuz

    29.01.2023 22:39:42

    " Madem mazlum, zalim ile beraber musibete düşmek, hikmet-i İlahîce lâzım geliyor. Acaba o bîçare mazlumların rahmet ve adaletten hisseleri nedir?Bu suale karşı cevaben denildi ki: O musibetteki gazab ve hiddet içinde onlara bir rahmet cilvesi var. Çünki o masumların fâni malları, onların hakkında sadaka olup, bâki bir mal hükmüne geçtiği gibi, fâni hayatları dahi bir bâki hayatı kazandıracak derecede bir nevi şehadet hükmünde olarak, nisbeten az ve muvakkat bir meşakkat ve azabdan büyük ve daimî bir kazancı kazandıran bu zelzele, onlar hakkında ayn-ı gazab içinde bir rahmettir." Bediüzzaman Said Nursi, Sözler - 172

  • S.topuz

    29.01.2023 22:38:41

    "Yani: "Bir bela, bir musibetten çekininiz ki, geldiği vakit yalnız zalimlere mahsus kalmayıp masumları da yakar." Şu âyetin sırrı şudur ki: Bu dünya bir meydan-ı tecrübe ve imtihandır ve dâr-ı teklif ve mücahededir. İmtihan ve teklif iktiza ederler ki, hakikatlar perdeli kalıp, tâ müsabaka ve mücahede ile Ebubekirler a'lâ-yı illiyyîne çıksınlar ve Ebucehiller esfel-i safilîne girsinler. Eğer masumlar böyle musibetlerde sağlam kalsaydılar, Ebucehiller aynen Ebubekirler gibi teslim olup, mücahede ile manevî terakki kapısı kapanacaktı ve sırr-ı teklif bozulacaktı." Bediüzzaman Said Nursi, Sözler - 172

  • S.topuz

    29.01.2023 22:37:34

    "Üçüncü Sual: Bazı eşhasın hatasından gelen bu musibet bir derece memlekette umumî şekle girmesinin sebebi nedir? Elcevab: Umumî musibet, ekseriyetin hatasından ileri gelmesi cihetiyle; ekser nâsın o zalim eşhasın harekâtına fiilen veya iltizamen veya iltihaken taraftar olmasıyla manen iştirak eder, musibet-i âmmeye sebebiyet verir. Dördüncü Sual: Madem bu zelzele musibeti, hataların neticesi ve keffaretü'z-zünubdur. Masumların ve hatasızların o musibet içinde yanması nedendir? Adaletullah nasıl müsaade eder? Yine manevî canibden elcevab: Bu mes'ele sırr-ı kadere taalluk ettiği için, Risale-i Kader'e havale edip yalnız burada bu kadar denildi: وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُص۪يبَنَّ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَٓاصَّةً Yani: "Bir bela, bir musibetten çekininiz ki, geldiği vakit yalnız zalimlere mahsus kalmayıp masumları da yakar." Bediüzzaman Said Nursi, Sözler - 172

  • Erhan

    29.01.2023 17:00:30

    İçinde zerre-i miskal kadar hakiki imanı olan bir insan, bu kadar zulmedermi? Hele hele suçu günahı olmayan masum mazlum insanlara

  • Mehmet Kuloğlu

    29.01.2023 11:47:23

    Allah razı olsun. Iyiki yazmışsın. Aynen öyle bir müslüman hiç bir zulme kalben dahi taraftar olamaz. Hatta ecnebi ecnebiye yapsa dahi taraftar olamayız. Ayeti kerime var mealen zulmedenlere meyletmeyin yokda ateş sizede dokunur. Islam ülkesinde islamda olmayan zulümleri görüyoruz.

  • Hasan

    29.01.2023 09:46:45

    Cuma hutbesinde aynı hissiyatlar ve fikirler bende de oluştu. Tercüman olmuşsunuz.

  • [email protected]

    29.01.2023 08:20:59

    Eline yüreğine sağlık

  • Hikmet

    29.01.2023 08:04:21

    Bizler müslümanız diyoruz ama çevremizde o kadar çok insana zulmedilyor ki ve zulümlere rağmen zulmedenlere birşey demiyoruz,diyemiyoruz susuyoruz ancak zahmet bize dokunduğnda feryat ediyoruz veya farkındalığımız artıyoruz Bu dönem "dilsiz şeytanlığın " ayyuka çıktığı birdevir ve dönemdeyiz. Rabbimiz susmayın diyor haksızlığa karşı SUSUYORUZ. Malesef daha çok gökyüzündeki bulutlara bakacağız.....

  • Güroymak

    29.01.2023 04:11:51

    Demek bu yağmursuzluğun son yıllarda yaşanan, yaşatılan hadiselerle yakın bağlantısı var ve bunlar üzerinde düşünüp gidişat değiştirilmezse bu yıl veya sonraki yıllarda şiddetli kuraklık, kıtlık, susuzluk afeti kader-i ilahinin şiddetli bir tokadı gazap olarak inme ihtimali var.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı