"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hayalet vesayeti

Kâzım GÜLEÇYÜZ
24 Kasım 2020, Salı
OHAL KHK’larından biriyle üniversitedeki görevinden ihraç edilen anayasa hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nun, milletvekili seçilmeden önce söylediği “KHK’ları MİT hazırlıyor” sözü, yaşadığımız süreçteki istihbarat vesayetinin yasamaya bakan yönünü vurgulayan çok önemli ve çarpıcı bir tesbitti.

Bu söz üzerine şunları yazmıştık:

“Kurulan sistemin çok önemli ve tamamlayıcı bir ayağı da, yine istihbarat kaynaklı manipülasyonların aracı olma işleviyle yapılandırılan ve şekillendirilen medya. Gerek devletin bütün erkleri ve kurumları, gerek iktidarıyla ve muhalefetiyle siyasetin tamamı, gerekse sivil toplum, kontrollü ve güdümlü bir medya üzerinden gerçekleştirilen algı operasyonlarıyla yönlendiriliyor. Gazeteler istihbarat bültenleri gibi çıkarken, televizyon kanallarına bunların görüntülü versiyonları olarak iş gördürülüyor. Sosyal medyada ise kadrolu ve maaşlı troller kullanılarak operasyon çekiliyor.”  (13.1.18)

Muhalif medyaya yapılan baskılar da aynı mekanizmada iş gören “meçhul” çetelerin marifeti; hâkim ve savcılar üzerinde estirilen terör de. Nitekim kritik soruşturma ve davaları yakın markaj altında tutmak için Sarayda özel bir ekibin yuvalandığı ifade ediliyor.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın “Görünmeden yetki ve etki kullanan bir sürü insan var. Bugünkü bakanlarımız için üzülüyorum aslında. Sorumluluk üstlerinde, ancak kendi alanlarında etki ve yetki kullanan insanlar var. Bunlar adını sanını toplumun bilmediği, sadece ilgililerin bildiği insanlar” sözleri işin ayrı bir boyutuna işaret ediyor.

Pusulaların gittiğini, telefonların açıldığını söyleyen Babacan, “Bu külliyeden gelen bir mesajdır havası oluşabiliyor” derken, Cumhurbaşkanından bir talimat gitmediğinde dahi bu insanların oluşan atmosfer sayesinde kişisel menfaat sağlayabildiğini belirterek, “Devlet sistemi tamamen çökmüş durumda. 84 milyonluk bir ülkenin böyle bir zihniyetle yönetilmesi artık mümkün değil” diyor.

Erdoğan da zaman zaman “Benim adımı kullananlar var” diye yakınmamış mıydı?

“Bütün vesayetleri kaldırdık” diyerek gelinen noktada tek adam rejimi ülkeyi “esrarengiz hayaletler”in vesayetine sokmuş vaziyette.

Türkiye demokratik hukuk devleti kriterlerine artık dönmeli ki, bu garabet sona ersin.

Okunma Sayısı: 3671
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Reha

    24.11.2020 22:57:59

    Ülke Perinçek ve mafya vesayeti altında.Yazik ettiler güzel ülkemize

  • Demokrat hukukçu

    24.11.2020 13:50:55

    Bu vesayetçilerin başında Pelikancılar ve saçı jöleli borsacı geliyor. Digerleri yandaş basındaki iftiracı, şakşakçı ve velveleci, habbeyi kubbe, kubbeyi de habbe yapan asalak, kraldan fazla kralcı, müslümana zulümden zevk alan, biz Erdoğan sayesinde varız diyen uyanık geçinen iki yüzlü trollerdir.

  • Alparslan

    24.11.2020 08:42:50

    Türkiye Cumhuriyeti, devlet yönetiminin hassas birimlerde görev yapan idareciler ve siyasetçiler, devlet mekanizması çarkı içerisine yerleşerek hassas bir konum alan, milli yapıyla uyumlu olmayan, milli yapıya istikamet veren bir teşkilat ile karşılaşmıştır. Susarak itaat edenler taltif edilmiş, ifşa ederek müdahale etmeye kalkan Anadolu evlatları suikast ve sabotaj ile şehit edilmiştir. Rahmetli Menderes, Özal, Yazıcıoğlu, Kahveci, Eşref Bitlis gibi. Cumhuriyet döneminde yapılan her ihtilalin, darbelerin, 28 Şubat'ların, e muhtıralar, iltisaklı tüm toplumsal olaylar ve dramların ardında bu teşkilat vardır. Zeki kabiliyetli kadroları ya devşirmişler, ya da devre dışı bırakmışlardır. En güçlü yapıları sermaye, siyaset, yargı ve tsk içerisinde örgütlenmiştir. Türk Milletinin bu asırda ki, en büyük zaferi bu yapıyı deşifre ederek, Adalet mekanizması içerisinde yargılamak olacaktır. Korkakların bu ülkeye verebileceği hiç bir katkı yoktur. Onlar Milletimizin kamburlarıdır. Vesselam 🇹🇷

  • Müslüm

    24.11.2020 00:17:10

    Hala bu süreci perinçek yönettiğini anlamadılar. Eyyyy diğer nurcular anladınız

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı