"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İttihad ve ittifak derken...

Kâzım GÜLEÇYÜZ
10 Aralık 2023, Pazar
Üstad Bediüzzaman’ın geçen asrın başlarında üç büyük düşmanımız arasında saydığı ihtilaf, ne yazık ki günümüzde de Müslümanların, daha ötesinde bütün insanlığın en büyük problemlerinden biri olmaya devam ediyor.

Bu düşmana karşı cihad etmek için kullanmamız gereken ittifak silahını da bir türlü olması gereken şekilde kuşanamıyor ve onun bize kazandıracağı güçten mahrum kalıyoruz.

İsrail zulmü, vahşeti ve gaddarlığı karşısında bile Filistinlilerin ve bütün Müslümanların sergilediği dağınıklık tablosu, bunun en acı ve güncel örneklerinden yalnızca biri.

Ülkemizde 15-20 Temmuz kumpasının ardından, öncesinde aynı safta namaz kılan müminler arasına atılan fitne tohumlarının ortaya çıkardığı ayrılık ve bölünmeler de.

Bu duruma artık son vermek için bir an önce harekete geçip, hukuksuzlukları ve kul hakkı ihlallerini bitirmemiz ve samimi bir helalleşme sürecini başlatmamız gerekiyor.

İttihad ve ittifakı sağlama noktasında bize yön tayin edecek yol haritası, her konuda olduğu gibi Kur’an’ın bu çağa dersi ve mesajı olan Risale-i Nur’daki ölçü ve kriterlerde.

Bunlardan biri, meslek ve meşreplerde değil, maksatta ittifak. Ve her bir meslek ve meşrep mensubunun, kendi meslek ve meşrebinin muhabbetiyle hizmetine yoluna devam etmesi. Bunu yaparken, “Hak yalnız benim mesleğimdir” gibi tekelci bir yaklaşımdan da, başkasının kusur ve eksiğiyle uğraşmaktan da hassasiyetle uzak durması.

Bir diğer çok önemli husus, Üstadın “İttifak hüdadadır, heva ve heveste değil” sözüyle dile getirdiği hakikat. Hüdayı, yani sırat-ı müstakimi, doğru yolu belirleyen çerçeve, Kur’an ve Sünnetin ölçü ve prensipleri. Ve bunları ifrat veya tefrite savrulmadan, hadd-i vasatın hakkı hak, bâtılı bâtıl bildiren hikmetli çizgisinde anlayıp yaşayabilmek.

Bu prensiplerin doğru yorumu ve isabetli tatbiki noktasında, ihlas ve tesanüdü netice verecek haklı şûrâlar hayatî bir öneme sahip. 

Bu manadaki meşveretlerden çıkan kararlara tâbi ve teslim olmak ve gereğine samimiyetle uymak, ittihad ve ittifak manasının tahakkuku açısından mutlak ve vazgeçilmez bir mecburiyet. Aksi yöndeki tavır ve davranışlar ise ittihadı sağlamaz, tam tersine yeni yeni ihtilaf ve bölünmelere sebep olur.

Heva ve heves kişiye göre değiştiği ve kişiler sayısınca heva ve heves bulunduğu için, onlarda ittihad ve ittifak mümkün olmaz. Ama sırat-ı müstakim çizgisindeki hüda çerçevesi, ihtiva ettiği temel ölçü ve prensiplerle herkesi kuşatır ve bağlar. Doğru, sağlıklı ve kalıcı bir ittihad ve ittifak da bu prensipler manzumesi ile sağlanır.

Bu sistemde “bana göre”lerin hiçbir şekilde yeri ve hükmü yok. Bağlayıcı olan, “sadır” değil, “satır” referanslı ölçü ve prensipler.

Okunma Sayısı: 2774
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Erol

    11.12.2023 06:24:06

    Allah Razi olsun,Kazım abi inatla hakikatin yaninda yer aldiginiz için

  • Ömer

    10.12.2023 12:48:43

    sistemde “bana göre”lerin hiçbir şekilde yeri ve hükmü yok. Bağlayıcı olan, “sadır” değil, “satır” referanslı ölçü ve prensipler.Zulümde birleşenlere karşı hak olan davada birleşmek Müslümanların boynunun borcudur. Kaleminize sağlık.👏👏👏🌅

  • Aysuna

    10.12.2023 11:57:46

    Emeğinize,yüreğinize sağlık.🌺🌺🌿

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı