"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Korku duvarı çökerken demokratik siyaset

Kâzım GÜLEÇYÜZ
20 Kasım 2019, Çarşamba
Önce 31 Mart’ta, sonra onu perçinleyen 23 Haziran’da, toplumdaki korku duvarının yıkıldığı çok söylendi.

Bu duvarın nasıl inşa edildiği malûm. 20 Temmuz OHAL sürecinde, olağanüstü hal hukukunu da çiğneyerek yapılan görülmemiş boyuttaki yoğun ve yaygın hak ihlâlleri, toplumu derin bir korku atmosferine soktu.

Merhum Demirel’in 12 Eylül ortamını tarif için ifade ettiği “Dağa taşa korku sinmiş” tesbiti, bu süreçte çok daha ileri boyutlarda geçerli hale geldi. 12 Eylül’ü de, 28 Şubat’ı da çok geride bırakan hukuksuzluklar yapıldı.

Cumhurbaşkanı her ne kadar “OHAL’den teröristler hariç kimse zarar görmedi” sözünü sürekli tekrarladı ise de, önüne gelene “terörist” yaftasının yapıştırıldığı 20 Temmuz sürecinde bu furyadan etkilenmeyen bir aile neredeyse kalmadı. İnsanlar gölgelerinden korkar hale geldi. Suskun bir toplum olduk.

Bu halin biriktirdiği sessiz tepki 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde sandıklarda patladı.

Korku duvarı böyle yıkıldı. Bu neticeyi getiren belirleyici etkenler, evvelce de yazdığımız gibi, CHP’nin toplumla barışık bir siyaset izlemeye başlaması, İYİ Parti’nin ortaya çıkması, Millet İttifakının kurulması ve iktidar partisinde başlayan çatlakların tek adam rejimi ve OHAL uygulamalarıyla büyümesiydi.

Gül, Davutoğlu, Babacan gibi isimlerin, AKP hükümetlerinde bakanlık yapmış çok sayıda kişiyle birlikte partiden kopması ve yeni alternatifler oluşturma çabasına girmesi, bu çatlakların sonucu olarak ortaya çıktı.

Mustafa Yeneroğlu gibi bireysel, ama zaman zaman diğerlerinden daha çok ses getiren çıkışlarıyla dikkat çeken bir ismin de bizzat parti genel başkanının direktifiyle istifaya zorlanması bu çatlakların son örneği.

O da son beyanlarında “Korku üzerinden siyaset yapma dönemi kapandı” diyor ve ülkenin daha da otoriterleşmemesi için güçlü ve demokratik bir blokun mutlaka siyaset sahnesine çıkması gerektiğini ifade ediyor.

Yeneroğlu’nun dile getirdiği “Merkezde çok ciddî bir boşluk var” tesbitini biz senelerdir seslendiriyoruz. Bu boşluk, vaktiyle DP, AP ve bir ölçüde DYP gibi partilerin temsil ettiği demokrat misyonun boşluğu. Günümüz ortamında doldurulması ise, demokrasi ve hukuk gibi temel değerlere inanan herkesin samimiyetle yapacakları güç birliğine bağlı.

Okunma Sayısı: 3971
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir Turan

    20.11.2019 16:32:02

    'Korku duvarı'nı tamamıyla yıkacak olan yegâne misyon,Demokrat misyondur.Ve İnşaallah,yakın gelecekte tekrar siyaset sahnesine atılacak ve milletin özlediği ve beklediği günlere geri dönülecektir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı