"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

O hutbe üzerine

Kâzım GÜLEÇYÜZ
30 Nisan 2020, Perşembe
Diyanet İşleri Başkanının Cuma hutbesiyle gündeme gelen konu için scope yayınımızda yaptığımız değerlendirmeyi paylaşalım:

Aslında Ramazan günü hiç konuşulmaması gereken bir konu: Zina ve eşcinsellik. Kur’an-ı Kerimde Lûtîlik, yani Lût kavminin helâk olması sebebi olarak anlatılan ve günümüzde eşcinsellik olarak ifade edilen ahlâkî sapma. Lût kavmini helâke götürmesi, bunu Allah’la hâşâ bir inatlaşma boyutuna taşımış olması. Fıtrattan uzaklaşma… Yaratılışın gerçeklerinden sapma… Rabbimiz insanları erkek ve kadın olarak yaratmış ve fıtrî beraberliklerini karşıt cinslerin aile ortamında beraber olması şeklinde tanzim etmiş. Kuralını böyle koymuş. Dolayısıyla aynı cinslerin beraberliği ve evliliği veya evlilik dışı ilişkiler, aileyi ve nesilleri bozan, ahlâk ve fıtrattan uzaklaşma manasındaki sapmalardır. 

Bunların ifade edilmesi birilerini niye rahatsız ediyor? Kendilerini çağdaş, laik, ilerici göstererek, bu dinin esaslarını ve prensiplerini karalama, dogmatik olmakla itham etme gibi birtakım davranış kalıpları var. Ankara Barosu’nun açıklamasında bunun ipuçlarını, işaretlerini görmek mümkün. ‘Çağlar öncesinden gelen bir ses’ ifadesi kullanılıyor. Dogmatik ve zihinsel sınırlardan bahsediyor. 

İnanç hassasiyetlerinin söz konusu olduğu alanlarda böyle ithamlarla işin içine girmek, her ne kadar “Biz inançlara saygılıyız” gibi ifadelerle tevil edilmeye çalışılsa da son derece yanlış ve tetiklediği tartışmalara bakıldığında ortaya koyduğu neticeyi görüyoruz. 

Bu tartışmada Cumhurbaşkanı dahil, bakanlar da sıraya girmişler, tepki gösteriyorlar. Cumhurbaşkanı beyanlarında, ‘İslam adına konuşma yetkisi varsa o da Diyanet İşleri Başkanıdır” gibi başka açıdan tartışılması gereken ifadeler kullanıyor. ‘Diyanet İşleri Başkanına yapılan saldırı devlete yapılan bir saldırıdır’ gibi açıklamalarla işi yine çok başka bir noktaya götürüyor, bunların ayrıca konuşulması lâzım. Din adına, İslam adına konuşmak Diyanet’in tekelinde değildir. Üstad Bediüzzaman diyor ki: “İman ve Kur’an inhisar altına alınamaz.” Kimse inhisar altına alamaz. Bir kamu kuruluşu olarak Diyanet de buna dahildir. Dolayısıyla işi başka yerlere çekmeye gerek yok. Yanlışa yanlıştır derken bunu kendi bağlamında ifade etmek lâzım. (Devam edeceğiz.)

Okunma Sayısı: 6595
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Zekeriya sağlam

    1.05.2020 04:37:45

    Hiç yeri ve zamanı olmayan bir konu aynen katılıyorum. Zaman öyle bir zaman ki asr i saadette olduğu gibi bir hurması olanın yarısını kardeşiyle paylaşması gereken bir zamandayiz an itibari ile. Ben ikinci olarak daha önemli gördüğüm bir hususu belirtmek isterim. Kimse diyanet işleri baskaninin kıldırdığı cuma namazlarının sartlarinin yerine gelip gelmediğini tartismiyor. Cuma namazının şartı olan cemaat şartı yerine geldi mi. Hem sembolik olarak bir ibadet yapılabilir mi. Hem madem illa cuma namazı kilacaksin büyük bir meydan belirleyin her beldede sosyal mesafe kuralına göre kilinsin. Ama niyet ibadet değil başka şeyler sanki

  • Feyzullah Ayhan

    30.04.2020 22:33:36

    1- 09/10/2002 yılında Recep Tayyip Erdoğan eşcinsellerin hak ihlali yaşadıkları ve kendi yönetimlerinde herhangi bir ayrıma maruz kalmayacaklarını taahhüt etti. 2- 08/04/2007 yılında AKP hükümetinin onayı ile LGBT Öğrenci Derneği kuruldu. 3- 31/05/2007 yılında İstanbul’da 170 yataklı LGBT oteli açıldı. 4- 29/11/2011 yılında 6251 sayılı LGBT yasası çıkarıldı. 5- 05/04/2013 yılında LGBT kurumsal olarak sosyal medya platformlarında yerlerini aldılar.6- 02/05/2013 AKP iktidarının onayı ile MEŞCİD (Müslüman Eşcinseller Derneği) kuruldu NOT:Hem bunları yap hem de şikayetçi ol.Sağ duyuya havale ediyorum.

  • Yusuf taha

    30.04.2020 21:49:07

    Din hakkında fikir beyan etmek için birilerinin görevlendirmesine gerek yok.ehil olması,birikimli olması yeter.aksi durum "ülkeye kominizm gelecekse onuda biz getiririz" şeklinde ki milli şef zihniyeti olur.

  • Ahmet Danışmaz

    30.04.2020 20:57:50

    Memlekette doğrularla yanlışlar birbirine karışmış. Bu da maalesef bazıları için bulanık suda avlanma imkanı sunuyor. Kalemine sağlık. Selamlarımla

  • Ali

    30.04.2020 16:26:24

    Hz Lut'u m0cadele ettiği ahlaksızlıkla irtibatlı etiketli göstermek ne kadar yanlış.

  • Durmuş pınar

    30.04.2020 12:36:18

    2016 yılında yapılan bir araştırmada türkiyede 150.000 (yüzellibin) hayat kadını oldugu tesbit edilmiş.bunlara giden ve zina eden erkek sayısını siz tahmin edin. Dİyanete sormak lazım bu insanlara Allahı tanıtıp sevmeleri ve emrince yaşamaları için ne yaptınız.hakaret aşagılama ile bu işler olmuyor...

  • Necati

    30.04.2020 04:46:18

    Bu mübarek Ramazan gününde ve nedense son yıllarda her Ramazanda böyle milletin huzurunu kaçıracak bir tartışma konusu ortaya atılıyor. Bunlar hiç tesadüfe benzemiyor. Maalesef Diyanet İşleri başkanı da bilerek yada bilmeyerek buna alet oluyor. Bu aziz milletimiz belkide tarihte hiç görülmemiş bir şekilde haftalardır Cuma namazının kılınamamasının derin üzüntüsünü yaşarken, cuma hütbesi okunması da ayrı bir garabet. Siyasî rant ve taraftar sağlayacağım diyerek bu tür tartışmaları körükleyenlere lanet olsun.

  • Necati

    30.04.2020 04:34:29

    Dini siyasete alet ederek, dini inhisar altına almaya, sadece kendi anlayışına münhasır kılmaya çalışan bu zihniyet , her zaman böyle tartışma ortamlarından beslenmektedir. Icraatte ise dinin lehine olabilecek ve sapkın fikirleri önlemeye yönelik hiç bir tedbir alınmamaktadır. Aile hayatına en büyük darbeyi vuran ve eşcinsellik gibi sapkın anlayışlara serbestlik getiren "İstanbul Sözleşmesini" neden imzaladınız, neden meclise tasdik ettirdiniz. Samimi iseniz hem milletten özür dileyin, hemde hemen bu sözleşmeyi iptal edin. Ve bu sapkın anlayışlarla mücadele edecek bir bilim kurulu daha kurun, hemen mücadelede başlayın. Çünkü bu bir hastalıktır.

  • Yahya Evrin

    30.04.2020 02:00:55

    Ne mutlu ki bize sözüne ve Özüne guvedigimiz kalemler var.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı