"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İhtiyarlara hürmet, ömrümüze bereket

Kübra ÖRNEK KORKMAZ
13 Ekim 2020, Salı
İnsanı kemâle ulaştıran, olgun bir mü’min olmanın huzurunu yaşatan en kıymetli dönem yaşlılıktır.

Yaşlılık, bedenin yorulduğu ruhun tecrübeyle yoğrulduğu bir dönemdir. Dolayısıyla bu dönemin mahiyetini iyi bilmek gerekir. 

Bediüzzaman’ın ihtiyarlara yazdığı Risalede, bir senelik ihtiyarlığı on senelik gençliğe değişmediğini görüyoruz.  “Biz bu ihtiyarlığımızı yüz gençliğe değişmemeliyiz. Evet, ben kendim sizi temin ediyorum ki, Eski Said’in on senelik genç- liğini bana verseler, ben şimdi Yeni Said’in bir senelik ihtiyarlığını vermeyeceğim. Ben ihtiyarlığımdan razıyım; siz de razı olmalısınız.” 

Demek ki ihtiyarlıkta bir güzellik var. Gençliğinin kıymetini bilenler, ihtiyarlıktaki güzelliği yakalayabilirler. 

Yaşlılar, Allah’ın duâlarına icabet ettiği, ihsan ve ikramına mazhar kıldığı kimselerdir. Onlar, yuvalarımızın dayanağı, bereket kaynağı, rahmet ve mağfiret vesilesidir. “Hem bir hanenin bereket direği, o hanedeki ihtiyarlar olduğu; hem bir haneyi belâlardan muhafaza edici, içindeki beli bükülmüş mâsum ihtiyarlar ve ihtiyareler bulunduğu, hadis-i şerifin bir parçası olan “Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasaydı, belâlar sel gibi üzerinize dökülecekti” diye ferman etmekle, bu hakikati ispat ediyor.”

Allah belli âyetlerle, evlâtları ihtiyar peder ve valideye karşı hürmete ve şefkate dâvet ediyor. İslâmiyet dini, ihtiyarlara hürmet ve merhameti emrediyor. İnsaniyet fıtratı dahi, ihtiyarlara karşı merhameti gerektiriyor.

Belâ ve musîbetlerin arttığı şu günlere, bir de ihtiyarların penceresinden bakabilsek. Acaba ne gibi bir hürmetsizlik, ne gibi bir saygısızlık yapıldı da bunlar başımıza geldi. Toplum olarak büyüklerimize sahip mi çıkamadık. Yoksa pandemiden hiç ders almayıp ihtiyarlarımızı yalnız mı bıraktık. Onların seriütteessür ruhlarını incitmeden, muhabbet ile yaklaşmamız gerekirken; hastalığı yayan etkenmiş gibi davrandık. Halbuki onlar belâları koruyan kalkandı. Ve her an sevgiye muhtaçlardı. 

Yaratılış itibariyle sevgi ve ilgiye muhtaç olan insanın, yaş aldıkça ziyadeleşen bu ihtiyacını muhabbetle karşılamak gerekiyor. Bizleri büyüten ve bugünlere getiren büyüklerimize saygı göstereceğiz ki, sevgi görebilelim. Yaşlılara göstereceğimiz şefkat ve merhamet, onların huzurlu bir yuvaya en çok ihtiyaç duyduğu ihtiyarlık çağında ayrı bir önem taşır. Ömürlerinin bu en hassas döneminde onların yanı başında olmak, ihtiyaçlarını karşılamak, hayır duâlarını almak, bizim en önemli vazifemizdir. Her ihtiyarda kendi hayat serüvenimizi görmenin geleceğimize büyük faydası var. Yarının ihtiyarları bugünün gençleri olacaktır. Bizlere küçük yaşlarda merhamet kanatlarını geren anne babamız olmak üzere, büyüklerimize bunu unutmadan yaklaşmak gerekiyor. Hayatlarını ko- laylaştırmak ve tecrübelerinden faydalanmak için çalışalım. 

Ömrümüzün bereketi, ihtiyarlarımızın avuçlarında saklı. Ne yapıp edelim, onu kazanalım…

Okunma Sayısı: 2776
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı