Ramazan Bayramından hemen sonra, uzun süredir birikmiş olan seyahat programlarına Doğu-Güneydoğu bölgelerinde başladık.
İlk plânlı seyahatimizi Diyarbekir’e yaptık. Orada ayda bir yapılan “Münazarat Okumaları”nın dördüncüsüne iştirak ettik.
Lillahilhamd, şimdiye kadar yapılan bütün programlar verimli, huzurlu, feyizli geçti. Şark vilâyetlerinin en büyüğü olan o şehirde, ayrıca herkese şevk ve sürûr veren bir kaynaşmanın, bir ittihad ve tesanüdün hâsıl olduğuna şahit olduk.
«
Diyarbekir’den sonraki durağımız Elaziz oldu. Orada da özellikle “Eski Said Dönemi Şaheserleri” başlıklı bir dizi program icrâ ettik. Bunların bir kısmı kayda alınarak Diyarbekir Yeni Asya You Tube TV kanalında sırasıyla neşrediliyor.
Başka yönleriyle olduğu gibi, Nur hizmetleri açısından da hakikaten aziz bir diyârdır burası. Bu şehirdeki okuyucularımız ve arkadaşlarımız takdire şayan bir ittifak ve tesanüd ruhuyla ve şuuruyla hareket ediyorlar. Aralarında tam bir “vahid-i sahih”lik var. Orada uzun süre kaldığımız halde, herhangi bir çatlak sese rastlamadık. Umumî hizmetlerini istişare ile, kafa ve gönül birliği ile yürütüyorlar. İş fiiliyata ve tatbikat safhasına geldiğinde de, herkes üzerine düşeni memnuniyetle ve dirayetle yapmaya hazır olduklarını “ispat-ı vücut” ile gösteriyorlar.
«
Elaziz’e vedâ ettikten sonra Afyon’a doğru yola çıktık. Oradaki arkadaşlarımızın davetine icabet etmek için doğudan batıya doğru uzunca bir seyahatte bulunduk. Otobüsle yaptığımız yolculuk müddeti 15-16 saat kadar sürdü.
Tam bir hafta kaldığımız Afyon’daki gün ve gecelerimiz dolu dolu geçti. İl merkezindeki programlardan ayrı olarak, ayrıca çevre il ve ilçelere de ziyaretlerde bulunduk. Bir taziye vesilesiyle, ilk gün Seydiler beldesine gidip geldik. Bir başka günün akşamı Bolvadin’in yolunu tuttuk. Bir minibüs dolusu arkadaşla gittiğimiz bu kadim ilçede çok hoş karşılandık. Program da gayet feyizli ve coşkulu geçti.
«
Afyon’da bulunduğumuz zaman zarfında, bir davet de Eskişehir’den geldi. Oradaki gayretli hamiyetli arkadaşlarımız, meşhûr Ak Camii yakınlarında tarihî bir yer almışlar. Baştan aşağıya bir güzel restorasyon ile tefriş etmişler. Haliyle, gidip orayı ziyaret etmek icap ediyordu. Biz de öyle yaptık. Gittik, gördük; bu mânidar hizmette emeği geçen arkadaşlarımızı tebrik ettik.
Akşam vakti, ana hizmet binasına geçtik. Orada toplanan okuyucularımıza önceden tebliğ edilen seminerimizi sunmuş olduk. Mâlum, bu sene öne çıkan seminer, konferans, panel ve kongre konularının başında “Küresel Vicdan, İnsanlık ve Demokrasi” geliyor. Bunun yanı sıra, ayrıca Üstad Bediüzzaman’ın şarktan garba sürgün edilmesinin ve Barla’da yeni bir hizmet çığırı açmasının üzerinden tam yüz sene geçti. Haliyle, bu hakikulâde hadiseye dair bazı tesbitlerimizi de paylaşmaya çalışıyoruz.
«
Bir hafta süren Ege Bölgesindeki Afyon programının ardından, bu kez Akdeniz Bölgesinin kalbinde yer alan Mersin’e yöneldik. Hemen her sene davete icabeten geldiğimiz Mersin’deki hizmetlerimizi, birçok yönüyle cidden takdire şâyan bir vaziyette görüyoruz. Misâl: Her sene yılbaşı programlarında yurdun her tarafındaki okuyucularımıza kucak açıyor. Gelen kalabalık iştirakçiyi günlerce misafir ediyor. Gayet de güzel ağırlayıp uğurluyor. Allah onlara imkân vermiş, onlar da bu imkânı Allah yolunda kullanıyor.
«
Mersin’deki programımız devam ederken, Nur Risalelerinin çokça okunduğu, ayrıca “Bediüzzaman Bulvarı” ile daha bir güzelleşen Aksaray ilimizden davet aldık. Oraya gittikten sonra çevre il ve ilçelere ziyaretlerimiz olacak. Arkadaşlarımız, plân-program hazırlıklarına başlamış durumda.
Nisan ayının son haftasında, Ankara’da yapılacak olan Risale-i Nur Kongresinde inşallah buluşmak üzere…