"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsanı mı büyütüyorsun, hizmeti mi?

M. Said BAYRAKLILAR
02 Haziran 2026, Salı
“Sizi çok çok övenlerin yüzüne toprak saçın” Hadis-i Şerif'i çoğu zaman eksik anlaşılır. Bu ifadeyi duyan birçok insan, buradan kimseyi takdir etmemek gerektiği sonucunu çıkarır. Bunun doğal sonucu olarak da şöyle bir tablo ortaya çıkar: İnsanlar bir hata gördüğünde rahatlıkla eleştirir, fakat bir güzellik gördüğünde çoğu zaman sessiz kalır.

Burada durup sormak gerekir: Bu suskunluk gerçekten doğru bir ölçü müdür?

Meseleye dikkatle bakıldığında, aslında yasaklanan şeyin “takdir” değil, ölçüsüz ve abartılı övgü olduğu görülür. Çünkü insanın nefsi övülmekten hoşlanır. Sürekli övülen bir insan, zamanla kendini merkeze koymaya başlar. Bu da onun hakikatten uzaklaşmasına sebep olabilir. Yani problem, hakikati dile getirmek değil; hakikati aşan, insanı olduğundan büyük gösteren bir övgü biçimidir.

Ancak buradan “öyleyse hiç takdir etmeyelim” sonucu çıkmaz. Çünkü takdir ile övgü aynı şey değildir. Övgü çoğu zaman kişiyi merkeze alır ve onu büyütür. Takdir ise yapılan hizmeti, ortaya konulan emeği ve güzel hasletleri görünür kılar. Bu nedenle takdir, nefsin şişmesine değil, hayrın devamına hizmet eder.

Bir insanın yaptığı güzel bir işi görüp hiçbir şey söylememek, o iyiliği görünmez kılmak anlamına gelir. Görünmeyen iyilik ise zamanla zayıflar. Oysa bir iyilik dile getirildiğinde hem o işi yapan kişi için teşvik olur hem de başkalarına örnek teşkil eder.

Burada dikkat edilmesi gereken temel nokta şudur: Kişiyi mi yüceltiyorsun, yoksa yapılan iyiliği mi görünür kılıyorsun? Eğer odak şahıssa, bu övgüdür ve risklidir. Eğer odak yapılan iş ve ortaya çıkan değer ise, bu takdirdir ve gereklidir.

Günümüzde yaygın bir problem de tam burada ortaya çıkar. İnsanlar olumsuzlukları ifade etme konusunda oldukça rahat, fakat olumlu olanı dile getirme konusunda oldukça çekingen davranır. Bu durum, iyi davranışların yeterince pekişmemesine ve zamanla geri planda kalmasına yol açar.

Oysa bir iyiliği fark etmek ve bunu ifade etmek, sadece karşı tarafı motive etmekle kalmaz; aynı zamanda insanın kendi nefsini de terbiye eder. Çünkü nefis, başkasının güzel yönlerini kabul etmekte zorlanır. Bu yüzden takdir etmek, aynı zamanda bir iç disiplin meselesidir.

Sonuç olarak burada bir çelişki değil, bir denge vardır. İnsan, nefsini şişirecek abartılı övgüden kaçınmalı; fakat iyiliği de görmezden gelmemelidir. Doğru olan, sözü ölçülü tutmak ve dikkati şahıstan çok yapılan hizmete yöneltmektir.

Çünkü esas mesele insanı büyütmek değil, hizmeti görünür kılmaktır.

Okunma Sayısı: 885
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ahmet demirdöğmez

    2.06.2026 18:53:16

    Allâh razı olsun muhterem güzel yazı ve güzel tesbitler. Devam inşallah

  • HÇeşitcioğlu

    2.06.2026 11:35:02

    - Genel yaygın bir yara. - Oysa; takdir etmeyen tenkittte edemez.. - Takdir kişiye övgü değil, hizmete sevgi kıymet verme ve Sevgidir. - Hizmet başarısını takdirsizlik, umaysızlık değilse kıskanmaktır. - Bu tipler genelde kendi kardeşlerini takdir etmez, başkaları takdire bayılırlar; şımarsa da başkası şımarmış olur, kendine dönük bir risk yük barındırmaz..

  • Halim Selim

    2.06.2026 11:29:56

    Tebrikler

  • Mehmet Said Bayraklılar

    2.06.2026 08:55:12

    Kıymetli yorumlarınız ve güzel temennileriniz için çok teşekkür ederim. Yazıda dikkat çekmeye çalıştığım nokta da tam olarak buydu: Takdir ile övgü aynı şey değil. Bir insanı merkeze koyup büyütmek başka, ortaya konulan hizmeti, emeği ve güzel hasletleri görünür kılmak başka. Maalesef bazen ölçüsüz övgüden kaçınalım derken takdiri de ihmal edebiliyoruz. Hâlbuki iyiliğin görülmesi ve ifade edilmesi hem teşvik edici oluyor hem de güzel örneklerin çoğalmasına vesile oluyor. Rabbim bizleri şahısları değil hakikati ve hizmeti öne çıkarabilen, iyiliği takdir ederken ölçüyü muhafaza edebilen kullarından eylesin. Selam ve muhabbetlerimle.

  • Ahmet Cemil ÇÖKREN

    2.06.2026 07:51:31

    Hizmeti büyütmek dileğiyle

  • Bülent Bektaş

    2.06.2026 06:03:26

    Güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık Sağlıklı ve bereketli haftalar diliyorum

  • Mehmet Çaloğlu

    2.06.2026 01:21:57

    Tebrikler aziz kardeşim. Bir çok müslümanın, hadis-i şerifi eksik yorumlamasından kaynaklandığını çok güzel anlatmışsınız. Bazı nur talebeleri bile takdir edici yoldaş ifadesini, bu hadise sanki tersmiş gibi değerlendirdiğimizi çok müşahade ettik ediyoruz. Aradaki farkı herkesin anlayacağı gibi ele almış, bizleri aydınlatmış oldunuz. Hizmete Müteallık yazılarınızın devamını bekliyor, selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı