"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hikmet Bayur ve İnkılâp Tarihi dersi - 2

M. Latif SALİHOĞLU
04 Aralık 2019, Çarşamba
TARİHİN YORUMU 3-4 ARALIK 1933

Bir önceki bölümde, seksen beş yıldır bütün okullarda okutturulan İnkılâp Tarihi dersinin baş mimarlarından biri olan Ord. Prof. Dr. Yusuf Hikmet Bayur'un (1881-1980) kısaca biyografisinden ve siyasî zigzaklarından söz ettik.

Bu bölümde ise, yalan ve uydurmalarla dolu aynı dersin dünden günümüze geliş seyrinden, serüveninden söz edelim.

* * *

Sahibinin Mustafa Kemal olan ve sonradan ismi ULUS şeklinde değiştirilen Hakimiyet-i Milliye isimli gazetenin 5 Mart 1934 tarihli sayısında "İnkılâp Enstitüsü'nde ilk ders verildi" başlıklı haberin metninde şu ifadeler yer alıyor: "İstanbul Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü'ndeki dersler, 4 Mart 1934 Pazartesi günü saat 17.30'da Maarif Vekili Yusuf Hikmet Bayur'un dersiyle başladı. Bu ilk dersinde okutacağı Türk İnkılâbı Tarihi dersinin çerçevesini çizen ve ana hatlarıyla İnkılâbın gelişimini açıklayan Hikmet Bayur, Türk İnkılâbı'nın 1934'e kadar olan gelişmesini şu üç evreye ayırdı:

1. Askerî ve siyasî kısım: İşgalci devletlere ve Osmanlı hükûmetine karşı yapılan bağımsızlık mücadelesi;

2. Çağdaşlaşma kısmı: Hükûmetin Ortaçağ biçiminden modern devlete geçmesi;

3. İktisadî kısım: Esnaflıktan ve ilkel sanayiden modern sanayiye geçilmesi.

Haberin devamında da şu ifadeler var: “Bundan sonra, derslerin bu taksime uygun şekilde verileceğini açıklayan Hikmet Bayur'a göre, büyük ve kapsamlı bir değişimi ifade eden İnkılâbı, bir kişinin anlatması imkânsız; dersleri, aktif şekilde İnkılâbın içinde bulunmuş olanlar anlatmalı."

* * *


1948’de kurulan Millet Partisi’nin resmî genel başkanı Hikmet Bayur’un TTK tarafından basılan Türk İnkılâbı Tarihi isimli kitabı.

Bu konuyla alâkalı gelişmelerin kronolojik seyri ise şu şekilde değişerek geldi:

* 1925'ten itibaren, bazı okullarda  “İhtilâller Tarihi” dersi okutuluyordu.

* 3 Aralık 1933'te mecburî kılınan bu dersin adı "İnkılâp Tarihi" oldu.

* Aynı yıl, İstanbul Üniversitesi bünyesinde İnkılâp Tarihi Enstitüsü kuruldu.

* 15 Nisan 1942’de, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ne bağlı olarak “Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü” kuruldu.

* 27 Mayıs Darbesi’nden (1960) sonra, bu dersin “Türk İnkılâp Tarihi ve Türkiye Cumhuriyeti Rejimi” adıyla bütün fakülte ve yüksek okullarda okutulmasına karar verildi.

* 20 Mart 1968’de dersin adı “Türk Devrim Tarihi” olarak değiştirildi.

* 12 Eylül 1980 darbesinden sonra ise, bu ders tekrar “Türk İnkılâp Tarihi” adını aldı.

* Hemen ardından (6.11.1981), bu derse “Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi” ismi verildi ve yine mecburî ders haline getirildi.

Bu dersin maksadı, YÖK tarafından 4 ana başlık halinde şu şekilde özetlendi:

1. Bağımsızlık savaşı, Atatürk inkılâpları ve Atatürkçü düşünce sistemi, Türkiye Cumhuriyeti tarihi hakkında doğru bilgiler vermek,

2. Atatürk inkılâpları, ilkelerine yönelik tehditler hakkında doğru bilgiler vermek.

3. Türk gençliğini ülkesi, milleti ve devleti ile bölünmez bir bütünlük içinde Atatürk ilkeleri ve Atatürkçü düşünce doğrultusunda ulusal hedefler etrafında birleştirmek.

4. Türk gençliğini Atatürkçü düşünce doğrultusunda yetiştirmek ve güçlendirmek.

Her halinden, ideolojik bir maksatla hazırlandığı anlaşılan ve okullarda mecburiyetle okutturulan resmî tarihin, gerçekte neresinin doğru ve neresinin yanlış olduğu, ne yazık ki nesiller tarafından hakkıyla bilinmiyor, bilinemiyor.

* * *

Bediüzzaman diyor ki:

Bütün mekteplerde ve dairelerde ve halkta, o ölmüş dehşetli adamın muhabbeti telkin ediliyor. Bu hal ise, âlem-i İslâma ve istikbale pek elîm ve acı bir tesiri olacaktı. Şimdi ihtiyarımızın haricinde, onun mahiyeti ne olduğunu, en başta ve en ziyade alâkadar ve en son ondan vazgeçecek adamların ellerine katî hüccetler gösteren ve ispat eden Risale-i Nur geçmesi, kemâl-i merak ve dikkatle okunması öyle bir hadisedir ki, bizler gibi binler adam hapse girse, hattâ idam olsalar, din-i İslâm cihetiyle yine ucuzdur. (Şuâlar: 299)

Okunma Sayısı: 1101
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir Turan

    4.12.2019 16:07:21

    Konuyu;Üstadımızın dehşet verici sözleri açıklıyor zaten.Tartışmaya hiç ama hiç gerek yok.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı