"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İhtiyar dünyanın son demleri

M. Latif SALİHOĞLU
02 Nisan 2021, Cuma
Meseleye neresinden ve hangi açıdan bakarsak bakalım, dünyamız bir sona doğru ve beşer kafilesi de hayat yolculuğunun son istasyonuna doğru hızla yaklaşıyor.

Mukadder akıbet zaten bir kaçınılmaz son olarak önümüzde duruyor da, bunu önceden görüp görememe, yahut fark edip edememe problemini yaşıyoruz, halihazırda.

Ama, hakikaten de kıyametin yaklaştığına dair birçok alâmet belirmiş durumda. İşte, bu mukaddes akıbetin görünen bazı delil ve tezahürleri.

*

Evet, dünyanın ölümünü haber veren maddî ve mânevî işaretler bir bir belirmeye başladı.

İşte, bu işaretlerden bir kaçı.

BİR: Şu ana kadar yapılan ve el altında tutulan nükleer bombalar, hidrojen–kimyasal–biyolojik silâhlar bile, dünyayı harap edecek, arzın dengesini bozacak raddeye varmış durumda.

İKİ: Eski çağlarda kavimleri helâke götüren zulüm ve günahkârlıklar, bu gün yeryüzünü istilâ etmiş, bütün insanlığı ciddî şekilde tehdit eder bir durumda. Hz. Muhammed (asm) ümmetine umumî bir helâk gelmediği için, çığrından çıkan insanlığın başına toptan helâk geliyor, yani kıyâmet kopuyor.

ÜÇ: Gelişen teknoloji, âdeta mu’cize sınırına gelip dayandı. Mu’cize devri kapandı; ancak, teknik icad, buluş ve keşiflerdeki ilerleme o dereceye vardı ki, insan daha ötesini tahayyül edemiyor. Daha ötesi mu’cize olacağından, bu hususta da yolun sonuna doğru yaklaşıldığı kanaati hasıl oluyor. Kaldı ki, teknoloji hayatı kolaylaştırmakla beraber, rahatı, huzuru, sükûnu kaçırıyor, insanı adeta esir alıyor.

DÖRT: Dünyanın fizikî, biyolojik ve ekolojik dengesi ciddî mânâda değişmeye, hatta bozulmaya başladı. Ki, bu yazının ana konusu da budur.

Uzun zamandır konuşulan, tartışılan bu konu hakkında, birkaç yıl evvel Birleşmiş Milletlerden de son derece önemli bir açıklama yapılmıştı. BM'ye bağlı olarak faaliyet gösteren Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından hazırlanan raporuna göre, küresel ısınmanın planktonlardan (*) kutup ayılarına, dünyanın en Güney noktasından en Kuzeyine kadar, yeryüzündeki hemen bütün canlılar üzerinde beklenen ciddî etkisi ortaya çıkmaya başlamış bulunuyor.

Bizim arşiv kaydımızda yer alan AP'nin haberine göre, IPCC tarafından açıklanması beklenen ve 100'den fazla ülke hükümetinin tayin ettiği iki bin civarındaki ilim adamının iştirakiyle hazırlanan raporda, ayrıca şu ifadeler yer aldı: ''İklimdeki değişiklikler, artık tüm kıt'alarda fiziksel ve biyolojik sistemleri etkiliyor. 'Yüzlerce canlı türünün eski yayılma alanları değişmiş, ekosistemler bozulmuş durumda. Dahası, Kuzey ve Güney kutuplarındaki hayvan ve bitkiler dahil, hemen tüm canlı türlerinin hayat tarzlarında çok büyük değişiklikler görülmeye başladı."

*

Bu aktüel bilgilerin yanı sıra, Üstad Bediüzzaman Hazretleri de, bazı risâlelerinde "dünyanın sekerâtı"ndan bahsediyor. (Aşağıda orijinal bir ifadesini okuyabilirsiniz.)

Şimdiye kadar ortaya çıkan işaret ve alâmetler, dünyanın sekerât vaktinin çok yaklaşmış olduğunu gösteriyor.

Dünyayı kirlete kirlete hayatı yaşanmaz hale getiren insanlık camiası, şimdi kara kara düşünmeye başladı.

İnsanlık, öte yandan dünyanın ömrünü uzatmak için, ciddî tedbirler almaya kendini mecbur görüyor. Alınacak tedbirlerle, elbette ki dünyayı daha güzel ve daha yaşanılır bir hale getirmek de mümkün.

Ancak, yine de âkıbetin sekerât–ı mevt ve nihayet kıyâmet olacağı muhakkaktır. İhtiyarlayan insanın ölümü mukadder olduğu gibi, şu fâni ve ihtiyar dünyanın kıyameti dahi mukadder ve muhakkaktır. Boşuna "Dünya fâni" denilmemiş.

Hâsılı, dünyayı güzelleştirmek ve çirkinleştirmemek de çok mühim; ama, asıl mühim olan öbür dünyayı, yani âhiret hayatını mâmur edebilmek.

Bediüzzaman diyor ki:

Şu dünyanın sekerâtını, âyât-ı Kur’âniyenin işaret ettiği sûrette tahayyül etmek istersen, bak: Şu kâinatın eczâları dakîk, ulvî bir nizam ile birbirine bağlanmış; hafî, nâzik, lâtîf bir râbıta ile tutunmuş ve o derece bir intizam içindedir ki, eğer ecrâm-ı ulviyeden (büyük kürelerden) tek bir cirm, kün emrine veya "Mihverinden çık" hitâbına mazhar olunca, şu dünya sekerâta başlar. Yıldızlar çarpışacak, ecrâmlar dalgalanacak; nihayetsiz fezâ-i âlemde, milyonlar gülleleri, küreler gibi büyük topların müthiş sadâları gibi vâveylâya başlar. Birbirine çarpışarak kıvılcımlar saçarak, dağlar uçarak, denizler yanarak, yeryüzü düzlenecek. İşte, şu mevt ve sekerât ile, Kadîr-i Ezelî kâinatı çalkalar, kâinatı tasfiye edip Cehennem ve Cehennemin maddeleri bir tarafa, Cennet ve Cennetin mevadd-ı münâsibeleri başka tarafa çekilir; âlem-i âhiret tezâhür eder. (Sözler: 490)

Okunma Sayısı: 1842
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Neslinur

    2.4.2021 12:08:25

    Çok muhterem latif ağabey yazınızı okuyunca dünyanın çivisi çıkmış deyimi aklıma geldi duygularımıza tercüman olmuşsunuz insanlık son zamanlarda iyiden iyiye azmıştı (sözüm meclisten dışarı) pandeminin hayır cihetlerini düşünerek herkesin özeleşriri yaparak çeki düzen vermesi hayra alamet olacaktır inşallah şer gibi görünen şeylerin altında çooook hayırlar yatarmış amenna. Kaleminize sağlık cumanın rahmeti üzerinize olsun amin hürmetlerimle

  • Özdemiroğlu

    2.4.2021 11:55:16

    Latif kardaşım, diğer maddelere itirazım yok, ancak teknolojinin sonu demek için henüz daha erken.Ömrümüz yettiği kadar bekleyeceğiz.Hayırlısı...

  • süleyman ALIÇ

    2.4.2021 10:38:00

    Allah razı olsun Latif abiciğim dünya bu işte! Üstadımızda Nur Risalelerinde kaç yerde; "Dünya gaddardır, mekkârdır, fenadır; aldanmayınız" demeleri ne kadar doğru olduğunu gözümle gördüm." "bu dünya ebedî kalmak için yaratılmış bir menzil değildir. (M.Nuriye) "Dünya öyle bir metâ değil ki nizâa değsin." Çünkü, fâni ve geçici olduğundan kıymetsizdir. Koca dünya böyle ise, dünyanın cüz'î işleri ne kadar ehemmiyetsiz olduğunu anlarsın.(Mektubat) diyerek bizleri sürekli bu dünyanın makamı, Mevkisi, Malı Mülkü için; Dostlarımızla, Kardeşlerimizle Ahbablarımızla "nizâa" etmememizi telkin ve Tavsiye ediyor. Üstadımızın bu tavsiyesine büyük kıyameti beklemeden kendi kıyametimizin her an kopacağını düşünerek fırsat elimizden kaçmadan "nizâa" ettiklerimizle hemen HELALLEŞELİM. yoksa "EYVAH, aldandık! Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik." diye feryat etmemizin bir faydası olmayacaktır.

  • Oğuz Yiğiter

    2.4.2021 06:05:05

    Evet; "Külli âtîn karîb" sırrınca her gelecek yakındır. Alâmetler çok âşikâr ve herşey çok hızlandı. Her an kıyamet kopacakmış gibi, münhasıran kudsî hizmetimize odaklanıp, kalan ömrümüzü ebedileştirecek amellerle süsleyip kıyametin dehşetinden istiâza etmeli... İkaz levhaları serisi makaleleri için, özellikle tebrikler dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı