"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nur hareketinin 100. yılı (4)

M. Latif SALİHOĞLU
22 Ocak 2026, Perşembe
Risale-i Nur dairesine gönül rızasıyla girenler, sırf dünya için yaratılmadıklarına bütün zerratıyla inanır, bütün hissiyatlarıyla tasdik ederler.

Bu sebeple, dünya menfaatini gütmezler. Şân, şöhret, servet peşinde koşmazlar. Sadâkatle bağlandıkları davanın prensiplerini çiğnemezler. Davalarını maddiyata, siyasete alet etmezler. Din kardeşleriyle kavgaya tutuşmazlar. En büyük mücadeleyi “düşmân-ı gaddar” olan nefis ve şeytanları ile yaparlar.

Bununla beraber, her insan gibi onlar da derecelerine göre imtihana tâbidirler. Yani, aynı eserleri okudukları halde, birbirinden farklı şekilde anladıkları bazı bahisler var. 

İşte, onları ihtilâfa düşüren o farklılıkların her biri çetin birer imtihan sebebidir. Misâl: Hz. Bediüzzaman’ın velâdeti, siyâdeti, siyaseti gibi.

Şimdi bu üç nokta üzerinde biraz duralım.

1) Üstad Bediüzzaman’ın velâdeti, yani doğum tarihi meselesi:

Yazılı kaynaklarda, Milâdî sene itibariyle birbirinden farklılık arz eden tarihler var: 1873, 1875, 1876, 1877, 1878 gibi.

Acaba bunların hangisi? Bir diğer soru: Doğum tarihi çok mu önemli?

Elcevap: Şu beş tarihten illa ki bir tanesi doğrudur; dahası, Hz. Bediüzzaman'ın doğum tarihi elbette önemlidir. Zira, dünyaya gelişi de, gidişi de lâlettâyin (rastgele) tarihler değildir.

Şunu net bir şekilde ifade edelim: Hz. Bediüzzaman, manen tavzif edilmiş bir şahsiyettir. Müfessir, müceddit, müçtehittir. “Helâket ve felâket asrının adamı”dır. İ’caz-ı Kur’ân’ı beyân etmeye namzet kılınmıştır. Allah’ın inayetiyle, mukadderât-ı İslâmı alâkadar eden her suâle cevap vermiş, her müşkili halletmiştir. Elhâsıl, o zât “Âhirzamanın Bediüzzamanı”dır.

İşte, böyle bir zâtın hangi tarihte dünyaya geleceğine dair rivâyetler var. O rivâyetlerden biri, Ahmet Feyzi Efendinin (İmam-ı Şârânî’nin Mîzân’ından iktibasla) Maidetül-Kur’ân isimli kitabında var. Hz. Üstad da, o eseri tensib ile hususî Tılsımlar Mecmuasının âhirine dercetmiş. 

Bu kaynaklarda Hicrî olarak zikredilen tarih 15 Şaban 1293’tür. Bu da Leyle-i Beraate tekabül ediyor. Yani, o vazifeli zât, Leyle-i Beraat'te doğup Leyle-i Kadir'de vefat ediyor. (Age)

İşte, Hz. Bediüzzaman’ın doğum tarihi hakkında mutabakat sağlanamadı ve sağlanamıyor. Zira, kimileri maddî tarihi esas alıyor, kimileri de rivâyeti esas kabul ediyor. Maddî tarih ile rivâyetin birbirini tam tasdik etmesiyle ortaya çıkacak sarih bir tablo, her halde “sırr-ı teklif ve imtihan”a mugayir düşer. Dolayısıyla, Nur Risâlelerini okuyanların bu noktadaki imtihanları devam ediyor.

2) Üstad Bediüzzaman’ın siyâdeti, yani seyyidliği meselesi:

Zâhirde ve maddî tarih nazarında neseben Kürt olan Hz. Bediüzzaman, sâdık talebelerinin kanaatine göre manen ve hakikaten seyyiddir. Evlâd-ı Resûl’dür. Hem Hasenî, hem Hüseynî’dir. Nuranî ve mübarek bir silsile olan o Âl-i Beyttendir. Onun tesirli olması ve ümmetin bütün efrâdını aynı kudsî dava etrafında birleştirebilmesi, ancak bu sûretle mümkündür. 

İşte bu mesele de, Nur Risalelerini okuyanların mutabık kalamadığı çetin bir imtihan noktasıdır. Bilhassa Türklük, Kürtlük, Vehhabîlik damarı kabarık olanların zinhar kabul etmediği mühim bir husustur.

3) Üstad Bediüzzaman’ın siyasetteki mesleği:

İşte, en çok ihtilâfın yaşandığı ve bilhassa 12 Eylül (1980) Darbesinden sonra, risaleleri okuyanların arasında bir türlü mutabakatın sağlanamadığı en çetin imtihan konularından biri budur. Ve, “Bu hamur çok su kaldırdığı” için, şimdilik detaya girmeyerek bunu başka bir zamana talik ederek geçiyoruz.

«

NOT: 4 bölüm halinde yayınladığımız bu yazı serisini, hiç abartısız 400 bölüme kadar çıkarmak mümkün. Ama, şimdi bu kadarlıkla iktifa ederek, devamını diğer meslektaşlarımıza ve bilhassa genç araştırmacıların gayretine havale ederek başka konulara geçiyoruz.

Okunma Sayısı: 3056
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Atilla

    29.01.2026 17:14:29

    Allah senden razı olsun kalemine kuvvet versin ihlasını artırsın. Cenabı hak senin gibilerin sayısını artırsın inşallah

  • Latif Salihoğlu

    22.01.2026 12:36:48

    Hasan Feyzi’nin Emirdağ Lâhikası-I'de neşredilen mektubundan bir bölüm: Hz. BEDİÜZZAMAN'ın KÜRTLÜĞÜ ZAHİRİ BİR PERDEDİR; HAKİKATTE O SEYYİD ve ŞERİFTİR ( ......... ) ...Ona (Üstada) “Kürdî” denilmesi ve kaside-i Hazret-i İmam-ı Ali’de (r.a.) görülen “Ya müdriken” (Ey idrak eden!) kelimesinin hazf ve kalbiyle “Kürt” ima ve işaretinin bulunması, gerçekten Kürtlüğüne delâlet etmez ve onun manevî silsile-i şerafet (şeriflik) ve siyadetten (seyyidlikten) tenzil ve teb’îdini icap ettirmez. Kürtçe bilmesi, o kıyafete girmesi ve öyle görünmesi, kendini (Seyyidliğini-Mehdiliğini) setr ve ihfa için olup, hakikî hüviyet ve milliyetini ihlâl ve inkâr mânâ ve maksadıyla değildir diye düşünüyorum. (Age: 75)

  • S.topuz

    22.01.2026 12:33:42

    ..."Cenab-ı Hakk'ın lütf u kereminden büyük bir ümid ile yalvarıp istiyoruz ki; sevgili Üstadımız Bedîüzzaman Hazretlerinin verdikleri haber-i beşaretle, Türk ve Arab iki hakikî kardeş millet inşâallah yakın bir âtide ittihad edecek. Ve o ittihad sayesinde, o müdhiş düşmanların Müslümanlar içine saçtıkları fesad tohumları kendi yüzlerine atılacak. Ve zincirler altında inleyen dörtyüz milyon Müslümanlık, yeniden hayat-ı kudsiye-i İslâmiye ile, nev'-i beşerin başına geçip, sulh ve müsalemet-i umumiyeyi temin edecek, inşâallah."... Risale-i Nur Külliyatı, Tarihçe-i Hayat - 617 - 😪🙌🌹🤲🌹☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🕋🇪🇺🇹🇷🇩🇪🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭

  • S.topuz

    22.01.2026 12:31:30

    "Heyhat!İnayet-i İlahiyenin tek-rar yâr olacağını, Risale-i Nur gibi pek büyük ve pek hârika bir tefsir-i Kur'anla ve onun âlî müellifi Bedîüzzaman'la, Müs-lümanlığın büyük zaferini bile-mediler ve göremediler.O eser ler ki,vahdaniyet-iİlahiye ile Ri-salet-iMuhammediyeyi(A.S.) ve hakikat-i haşriyeyi o kadar kuvvetli ve hakikatli bürhanlar la o kadar parlak bir surette is bat ediyor ki;şimdiye kadarhiç bir feylesof,hiçbir âlim karşısı-na çıkıp itiraz edememiş.Biz Türkler,Seyyidleri kesretle için-de bulunan ve necib kavm-i Arab olansizlere ve sizin ec-dadlarınız olanSahabe-i Güzin' e, Allah namına, Peygamber-i Zîşan hesabına sonsuz bir sevgiyi ve nihayetsiz bir hür-meti daima kalbimizde, ruhu-muzda besliyoruz ve yaşatıyo-ruz. O âlî Peygamber-i zîşan için ve onun âlî dini için, başta ruhumuz ve her şeyimizi feda-ya hazırız.Cenab-ı Hakk'ın lütf u kereminden büyük bir ümid ile yalvarıp istiyoruz ki; sevgili Üstadımız Bedîüzzaman Haz-retlerinin verdikleri haber-i be-şaretle, Türk ve Arab..."

  • S.topuz

    22.01.2026 12:21:03

    ..."Eğer maddî şekle girse ve bir tesanüd ile bir fırka vaziyetini alsalar, İslâmiyet dinini milliyet-i mukaddese hükmünde rabıta-i ittifak ve intibah yapsalar, hiçbir milletin ordusu onlara karşı dayanamaz! İşte o pek kesretli o muktedir ordu, Âl-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'dır ve Hazret-i Mehdi'nin en has "ORDUSUDUR"!... Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Mektubat - 440 - 🙌🌹🤲🌹☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🕋🇪🇺🇹🇷🇩🇪🇷🇺🇮🇷😭🇺🇦😭😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    22.01.2026 12:18:19

    Âl-i Muhammed (A.v.),Âl-i İbra him(as.)gibi öyle bir vaziyet al mış ki;umum mübarek silsile-lerin başında,umum aktar ve a'sarın mecma'larında o nura-nî zâtlarkumandanlıkediyorlar. {(Haşiye):Hattâ onlar dan bir tanesi olan Seyyid Ahmedü's Sünusî,milyonlarmüride kum-andanlık ediyor.Seyyid İdris gi bi diğer bir zât,yüz binden faz-la müslümanlara kumandan-lık ediyor.Seyyid Yahya gibi bir başka seyyid, yüzbinler adam-lara emirlik ediyor ve hâkeza. Bu seyyidler kabilesinin efrad-larında böyle zahirî kahraman-lar çokolduğugibi;SeyyidAbdül kadiriGeylanî,SeyyidEbülhasn -i Şazelî,Sey-yidAhmed-i Bede-vi gibi manevî kahramanların kahramanları dahi varlarmış.} Ve öyle bir kesrettedirler ki;o kumandanların mecmu'u,mu-azzam bir ordu teşkil ediyor-lar.Eğer maddî şekle girse ve..." Mektubat

  • S.topuz

    22.01.2026 11:58:54

    ..."ve yazda bir saatte kış fırtı-nasını icad eden Kadîr-i Zülcel al; Mehdi ile de âlem-i İslâmın zulümatını dağıtabilir.Ve va'd-etmiştir,va'dini elbette yapa-caktır.Kudret-i İlahiye noktasın da bakılsa, gayet kolaydır.Eğer daire-i esbab ve hikmet-i Rab-baniye noktasında düşünülse, yine o kadar makul ve vukua lâyıktır ki;eğer Muhbir-i Sadık'-tan rivayet olmazsa dahi,herh-alde öyle olmak lâzım gelir ve olacaktır diye ehl-i tefekkür hükmeder."... Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Mektubat - 440

  • S.topuz

    22.01.2026 11:48:29

    "Bu Mehdi mes'elesinin sırrını anlamak istiyoruz?Elcevab: Cenab-ı Hak kemal-i rahmetin-den,şeriat-ı İslâmiyenin ebedi-yetine bir eser-i himayet ola-rak,herbir fesad-ıümmet zama nında birmuslih veyabir mü-ceddid veya bir halife-i zîşan veya bir kutb-u a'zam veya bir mürşid-i ekmel veyahud bir nevi Mehdi hükmünde müba-rek zâtları göndermiş; fesadı izale edip, milleti ıslah etmiş; Din-i Ahmedîyi (A.S.M.) muha-faza etmiş. Madem âdeti öyle cereyan ediyor, âhirzamanın en büyük fesadı zamanında; elbette en büyük bir müçtehid, hem en büyük bir müceddid, hem hâkim, hem mehdi, hem mürşid, hem kutb-u a'zam ola-rak bir zât-ı nuranîyi göndere-cek ve o zât da Ehl-i Beyt-i Ne-bevîden olacaktır.Cenab-ı Hak bir dakika zarfında beyne's-se-ma vel-arz âlemini bulutlarla doldurup boşalttığı gibi,bir sâ-niyede denizin fırtınalarını tes-kin eder ve bahar içinde bir sa atte yaz mevsiminin numune-sini ve yazda bir saatte kış fır-tınasını icad eden Kadîr-i Zül-celal;Mehdi ile de "...

  • S.topuz

    22.01.2026 11:37:57

    "Üçüncü Vazifesi: İnkılabat-ı zamaniye ile çok ahkâm-ı Kur'aniyenin zedelenmesiyle ve şeriat-ı Muhammediyenin (A.S.M.) kanunları bir derece ta'tile uğramasıyla o zât, bütün ehl-i imanın manevî yardımlarıyla ve ittihad-ı İslâmın muavenetiyle ve bütün ulema ve evliyanın ve bilhâssa Âl-i Beyt'in neslinden her asırda kuvvetli ve kesretli bulunan milyonlar fedakâr seyyidlerin iltihaklarıyla o vazife-i uzmayı yapmağa çalışır. Şimdi hakikat-i hal böyle olduğu halde, en birinci vazifesi ve en yüksek mesleği olan imanı kurtarmak ve imanı tahkikî bir surette umuma ders vermek, hattâ avamın da imanını tahkikî yapmak vazifesi ise; manen ve hakikaten hidayet edici, irşad edici manasının tam sarahatını ifade ettiği için, Nur şakirdleri bu vazifeyi tamamıyla Risale-i Nur'da gördüklerinden, ikinci ve üçüncü vazifeler buna nisbeten ikinci ve üçüncü derecedir diye, Risale-i Nur'un şahs-ı manevîsini haklı olarak bir nevi Mehdi telakki ediyorlar."... Emirdağ-1 - 266

  • Osman Yıldırım

    22.01.2026 11:22:49

    Çok istifadesine bir yazı serisi oldu,Allah ebeden razı olsun. İnşallah bu tarz yazıların devamını bekleriz. Bediüzzamani iyi anladığımız zaman sosyal meseler kolaylaşacak, toplumsal sürtüsmeler o oranda azalacak ve topluma barış hakim olacaktır inşallah.

  • Abdulkadir Ceylan

    22.01.2026 01:06:59

    Risale-i Nur da ve Üstad'ın resmi makamlara verdiği bilgiler de Seyyid olmadığını söylediği ifadeleri açıktır. Ancak hususi bazı sohbetlerde Hulusi abi, Seyyid Salih vb bir kaç ağabeye Seyyid olduğunu söylemiştir. Dolayısıyla bizim de Üstad'ın seyyidliğini umuma ilan tarzında dile getirmemiz doğru değildir kanaatindeyim.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı