"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni Türkiye’nin Lozan süreci

M. Latif SALİHOĞLU
12 Kasım 2021, Cuma
Eğer “Açık Lozan” maddeleri gibi bir “Gizli Lozan” gerçeği de olmasaydı, söz konusu antlaşmadan sonraki ilk icraat medreselerin kapatılması, Hilâfetin lağvedilmesi, Şer’iye Vekâletinin kaldırılması gibi bin yıllık tarihimizi içine alan temel değerlerimiz yerle bir edilmezdi, diye düşünüyorum. Şüphesiz, bu ihtimâli daha başka icraatler de destekler mahiyette.

Gizli Lozan, aynı bir yazı ve değerlendirme konusu. Biz bu yazıda “Açık Lozan”ın yaklaşık 10 ay süren kronolojisini nazara vermeye çalışalım.

Çok gariptir ki, söz konusu sürecin başında Ankara’ya gelen Said Nursî, tahminen 7 ay boyunca Ankara’da kalır. Lozan Antlaşması’nın ne anlama geldiğini kat’i surette anladıktan sonra da Başkenti terk ederek Van’a çekilir.

Şimdi, 1922 yılı Kasım ayı ortalarında başlayıp 1923’ün Ağustos ayı başlarına kadar devam eden gelişmeleri kronolojik bir sıralama ile takip edelim.

*

Bu konuda istifade ettiğimiz diğer bazı yakın tarih kaynaklarıyla birlikte, ağırlıklı olarak Türk Tarih Kurumu tarafından hazırlanan “TC Kronolojisi”nden aktaracağımız bilgiler aşağıdaki gibidir:

1 Kasım 1922: Saltanat ile Hilâfet birbirinden ayrılarak, Meclis tarafından saltanat sistemine son verildi. Meclis’te, ayrıca o günün bayram olarak kabul edilmesi kararı alındı.

15 Kasım 1922: İşgal kuvvetlerinin komuta kademesi, aileleriyle birlikte İstanbul’u terk etmeye başladı. (Üstad Bediüzzaman’ın da aynı günlerde İstanbul’dan Ankara’ya gelmiş olduğu kuvvetle muhtemel.)

20 Kasım 1922: Lozan Konferansı’nın açılış töreni yapıldı.

22 Kasım 1922: İstanbul’dan Ankara’ya gelen Bediüzzaman Said Efendi için Meclis’te “Hoşâmedî/Hoşgeldin” merasimi yapıldı.

12 Aralık 1922: Lozan heyeti başkanı İsmet Paşa’nın “Konferansta ileri sürülen teklifler ve bu tekliflere karşı görüş isteyen” telgrafına, Mustafa Kemal’in cevabı: “Nerede durmak lâzım geleceğini, parlak zekânız ve kuvvetli muhakemeniz kestirebilir.”

19 Ocak 1923: Bediüzzaman Said Nursî, mebuslara hitaben 10 maddelik bir “Beyannâme” neşretti.

7 Şubat 1923: Günlerden Çarşamba. M. Kemal, Balıkesir Zağnos Paşa Camii minberinden halka hitap etti.

16 Şubat 1923: İsmet Paşa başkanlığındaki delege heyeti, Lozan’dan İstanbul’a geldi.

18 Şubat 1923: M. Kemal Paşa, üç hafta önce evlendiği Latife Hanımla birlikte İzmir’den Ankara’ya doğru hareket etti.

19 Şubat 1923: İzmir’den gelen M. Kemal ile Lozan’dan dönen İsmet Paşa Eskişehir’de buluştu. İkisi yalnız ve başbaşa olmak üzere, tâ Ankara’ya kadar Lozan’daki durumu görüştü. (Bu görüşmeye Latife Hanımın ne ölçüde şahit olduğunu henüz bilemiyoruz. Açıklanması şimdilik yasaklanan özel mektuplarında, bu görüşmeye dair bazı notların bulunması kuvvetli ihtimal dahilinde.)

21 Şubat 1923: Meclis’te Lozan Konferansı hakkında gizli görüşmeler başladı. Bu oturumlar esnasında, özellikle Erzurum mebusu Hüseyin Avni Bey ile Trabzon Mebusu Ali Şükrü Beyin ateşli konuşmalar yaptığı ve bunun da onlara çok pahalıya mal olduğu bilinen tarihî bir gerçek. 

(Ali Şükrü Bey, çok kısa bir müddet sonra bir tertibe kurban gitti. Hüseyin Avni Bey ise, ömür boyu siyasetten uzaklaştırıldı.)

27 Mart 1923: Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey, Çankaya muhafız komutanı Topal Osman tarafından gizlice ve hunharca öldürüldü. Ali Şükrü Beyin cesedi, aradan birkaç gün geçtikten sonra, sıkı aramalar sonucu Ayrancı’daki bir bağ evinde bulundu.

23 Nisan 1923: 4 Şubat’ta ara verilen Lozan Konferansı’nın ikinci safha oturumuna başlandı.

3 Mayıs 1923: Yaklaşık yedi aydır Ankara’da bulunan Bediüzzaman Said Nursî, Anadolu–Bağdat Demiryolu treniyle Van’a gitmek üzere yola çıktı.

24 Temmuz 1923: Lozan Konferansı sona erdi. Taraflar antlaşmaları imzaladı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, barışın sağlanmasını ve genel olarak antlaşmayı müsbet olarak karşıladı. 

Ancak, bazı üyeler, Musul Meselesi’nin geriye bırakılması ve On İki Ada’nın Yunanistan’a terk edilmesini kabul etmiyordu. 

Antlaşma, nihayet 2 Ağustos 1923’te ekleri ile birlikte 14’e karşı 213 oyla Meclis’te kabul edilmiş oldu.

Mustafa Kemal’in devlet başkanı sıfatıyla Lozan’ı imzalaması ise daha sonraki bir tarihte gerçekleşti. Murat Bardakçı, bir programda Hilâfetin kaldırılmasından sonraki bir tarihten söz ediyordu. 

İmza, böylelikle, Halifeliği kaldırmış bir devletin başkanı sıfatıyla atılmış oluyordu.

Okunma Sayısı: 1236
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cemal ozkaya

    12.11.2021 00:34:39

    19 Şubat 1923: İzmir’den gelen M. Kemal ile Lozan’dan dönen İsmet Paşa Eskişehir’de buluştu. İkisi yalnız ve başbaşa olmak üzere, tâ Ankara’ya kadar Lozan’daki durumu görüştü bediuzzaman beşlemesinde haim naum da var diyor 3. kişi olarak.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı