Semra Güngör kardeşimiz şöyle diyor: “Bazen arkadaşlarla sohbet ederken, arkadaşlarım Allah hakkında sorular soruyor. Meselâ, ‘Allah çok büyük bir varlık yaratabilir mi?’ gibi. Onlara nasıl cevap vereceğimi bilemediğim zamanlar oluyor.”
Böyle sorular bazen insanın kafasını karıştırabilir. Ama önce şunu düşünelim. Allah’ı gerçekten doğru tanıyor muyuz? Biz Allah’ı ne kadar iyi tanırsak, bu konularda tüm sorularla baş edebiliriz ve hiç kafamız karışmaz.
Allah’ın gücü sonsuzdur
Allah, kâinatı ve içindeki her şeyi yoktan yaratandır. O’nun gücü sonsuzdur. Hiçbir şeye muhtaç değildir ve hiçbir eksikliği yoktur. Bu yüzden Allah hakkında düşünürken, O’nu insanlar gibi hayal edemeyiz. Arkadaşının sorusunu düşünecek olursak elbette Allah’ın gücü her şeyi yaratmaya yeter. O, sonsuz kudret sahibidir. Ama biz insanlar sınırlı olduğumuz için, O’nun yarattığı çok büyük varlıkları da göremeyiz. Şu an göremediğimiz milyarlarca çok büyük küreler var. Hiç birini göremiyoruz. Buna gücümüz ve imkânımız yetmez. Bu dünyada görme yeteneğimiz sınırlıdır. Hem, Allah kanunu gereği abes yani faydasız iş yapmaz. Yarattığı her varlığın bir faydası ve hikmeti vardır. Bunun için arkadaşlarınızın “Allah şunu yaratabilir mi, bunu yapabilir mi?” gibi soruları çok doğru değildir. Çünkü bu tür sorular, çoğu zaman Allah’ı insanlarla kıyaslayarak düşünmekten kaynaklanır.
Kitap katipsiz olmaz
Düşünelim, bir kitap varsa onu yazan bir yazar vardır. Bir resim varsa onu yapan bir ressam vardır. Bir ev varsa onu inşa eden bir usta vardır. Peki, gökyüzünü süsleyen yıldızları, rengârenk çiçekleri, kelebekleri, kuşları ve bizi kim yarattı? Elbette hepsini Allah yarattı. Etrafımıza dikkatle baktığımızda da Allah’ın sanatını görebiliriz. Güneşin her gün doğması, minicik bir karıncanın hayatı, dağlar, denizler... Bunların hepsi bize Allah’ın sonsuz ilmini, kudretini ve rahmetini gösterir. Her ilim ve fen Allah’ı tanıtır ve anlatır.
Soru sormak güzeldir
Unutma, merak etmek güzeldir. Soru sormak da güzeldir. Fakat doğru cevaplara ulaşmak için güvenilir kaynaklardan öğrenmek ve Allah’ı O’nun bize bildirdiği şekilde tanımaya çalışmak gerekir. Bunun için ilk başvuracağımız kaynaklar olan Kur’ân-ı Kerîm, Peygamber Efendimizin (asm) hadisleri ve Risale-i Nur, Allah’ı doğru tanımamız için bize rehberlik edecektir.