"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Van Mevlidinde ihlâsın tecellisi

Mehmet Emin Bozkuş
09 Temmuz 2026, Perşembe
Niyetim, 4 Temmuz 2026 günü Cuma namazını Siirt’in Baykan ilçesinin Ziyaret-Veysel Karanî beldesinde kılmak ve her bir dağında, vadisinde Üstad’ımın hatıraları bulunan Bitlis dağlarını, dere ve menzillerini, Van gölünü temaşa edecek şekilde Nur menziline, yani Van Bediüzzaman Külliyesi’ne gitmek oldu. Rabbim niyetimi bana nasip eyledi. Külliyenin bahçesine vardığımızda ev sahibi Vanlı kardeşler sevgi ve muhabbetle bizleri kucaklayıp bağırlarına bastı. Bizim gibi daha önceden gelen Nur kahramanları ile kucaklaştık, muhabbet ettik ve hasret giderdik.

Yemek ikramı Bediüzzaman Külliyesi’nin o geniş avlusunda yapıldı. Van’ın serin ve hafif esen rüzgârında yemeğimizi yedikten sonra Külliye’nin büyük salonunda akşam namazını cemaatle eda ettik. Yatsı namazına kadar Türkiye’nin değişik beldelerinden gelen Nur kahramanlarıyla hoş geldin, tanışma ve muhabbet ederek yatsı namazı vaktine kadar devam etti. Namaz ve tesbihattan sonra iki ayrı veciz ve Nur yüklü dersi dinledikten sonra çay ikramı yapıldı. Gecenin ilerleyen saatlerinde artık her bir kardeşimiz günün yorgunluğunu gidermek için Vanlı ağabeylerin gösterdikleri odalarda istirahate çekildik. Sabah namazı, kahvaltı. Sonra Erek dağı, Van kalesi ve yekpare kayadan oluşan Horhor medresesi ziyaretlerinin ardından Bediüzzaman mevlidinin yapılacağı Yukarı Norşin Camisinin avlusunda Türkiye’nin dört bir yanından gelen Bediüzzaman gönüllüleri ile dolup taştı. Kucaklaşmalar, samimî sohbetler, yüzlerdeki sıcak ifadeler bana Üstadımın Lem’alar’daki “Elbette herkesten ziyâde bütün kuvvetimizle ihlâsı kazanmaya mecbur ve mükellefiz” sözlerini hatırlattı. İşte o mahşerî kalabalığı oluşturan Nur kahramanlarının her biri sanki Üstadımın bu vecizesini okuyormuşçasına muhabbet ediyordu, kucaklaşıyordu ve hasret gideriyordu diğer ağabeyleriyle.

Norşin camisinin içi nurla, Nurcularla dolunca Mevlid-i Şerif okundu. O nurlu simalar Mevlid-i Şerifi pür dikkat dinledi, izledi. Tabiî ki mevlidin evvelinde ve ahirinde kıymetli ağabeyler Bediüzzaman eserlerinden, Risale-i Nur’dan dersler-vecizeler okudu. Ve o büyük buluşmanın, kaynaşmanın nihayetine yavaş yavaş gelindi. Norşin Camii’inin o geniş avlusunda yine doyumsuz bir muhabbet faslı yapıldı. Ardından tekrar Van Bediüzzaman Külliyesi’ne döndük ki Vanlı kardeşlerimiz bizler için birbirinden lezzetli ikramlar hazırlamış. Öğle yemeği yenildikten sonra yazar ağabeylerin kitap masalarını ziyaret ettik ve her bir ağabeyin masasının önü kardeşlerimizin sırasını beklediği, kitabını imzalama heyecanı simalarına sirayet ediyordu. Yani yazar ağabeylere ilgi çok fazlaydı. O zaman yine üstadımın şu veciz sözleri aklıma geldi: “Kardeşlerinizin meziyetlerini şahıslarınızda ve faziletlerini kendinizde tasavvur edip, onların şerefleriyle şâkirâne iftihar etmektir.”

Ve Van’dan, Van Bediüzzaman Külliyesinden ayrılma vaktinin geldiğini, değerli Vanlı mihmandarlardan izin istemenin o izzet ve ikramlarının hakkını helal etme zamanının geldiğini anladık. Ayrılmadan önce yine Bediüzzaman Hazretlerinin şu veciz sözünü hatırladık: ”Amelinizde rızâ-yı İlâhî olmalı. Eğer o razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer o kabul etse, bütün halk red etse tesiri yok.”

Okunma Sayısı: 206
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı