"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İlk gündem “yargı reformu” olacak, ama...

Mehmet KARA
29 Eylül 2019, Pazar 09:00
1 Ocak’tan bu yana geçen 208 günde sadece 64 gün çalışan Meclis 70 günden fazla süren “tatil”den sonra Salı günü işbaşı yapacak.

Türk tipi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde “faaliyetinin azaldığı” ortaya çıkan Meclis’in performansına bakıldığında da; milletvekillerinin toplam 14 bin 215 soru önergesinin sadece 5 bin 153’ü ilgili bakanlıklarca cevaplandırıldığı, 1 yılda sunulan 2 bin 19 kanun teklifinden sadece 39’unun, bin 459 araştırma önergesinin ise sadece 5’inin kabul edildiği görülüyor.

Adaletten, ekonomiye, çalışanların sorunlarından eğitime kadar birçok mesele ortada iken ve Meclis’in bu sorunları görüşmek için olağanüstü toplantıya çağırılabileceği konuşulmasına rağmen ne iktidar ne de muhalefet tarafından böyle bir talep gelmedi.

Öte yandan da, olağan şekilde toplanacak Meclis’te bu konularda ne kadar etkili olunabileceği de merak konusu…

Meclis tatile girmeden görüşülemedi

11. Kalkınma Planı görüşmeleri sonunda tatile giren Meclis’ten, tatile girmeden önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ve kamuoyunu beklenti içine sokan Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan Yargı paketinin ise Meclis tatile girmeden önce gündeme gelmesi bekleniyordu, fakat bu da olmadı.

Pakette, denetimli serbestlik süresinin arttırılması, tutukluluk süresinin iki yıl ile sınırlandırılması ve beş yılın altındaki suçlarda Yargıtay yolunun açılmasına yönelik bir hazırlık yapıldığı söyleniyordu. Ama bu düzenlemeler Meclis’in yeni dönemine bırakıldı. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de her ortamda Ekim ayında Meclis açıldığında ilk gündem maddesinin Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin hayata geçmesi olacağını söylemişti.

Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan taslak metin, CHP, MHP ve İYİ Parti’ye (HDP hariç) sunuldu, ama Yargı Reformu’nda yüz binlerce vatandaşın beklediği infaz düzenlemesi yer almıyor. Şartlı tahliye ve denetimli serbestlik gibi düzenlemelerin yer aldığı ‘infaz paketi’nin ikinci bir pakette Meclis’e getirilebileceği söyleniyor.

Adalet Bakanlığı’nın uzun süreden beri üzerinde çalıştığı paket muhalefet partilerinin de eleştiri ve tavsiyeleri alındıktan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine getirilecek. Bakanlığın sunduğu paket üzerinde çalışacak muhalefet partilerinin alternatif paket hazırlığı içinde olacağı görülüyor.

Paket partilere sunuldu… Barolar Birliği’nin de paket, hazırlanırken katkı sunduğu anlaşılıyor. Milletin içine sinecek bir paketin olabilmesi için KHK, OHAL Komisyonu mağdurları, cezaevinde haksızlığa uğradığını söyleyen insanlar ve yakınlarıyla beraber, sivil toplum kuruluşlarının da görüşlerinin alınması gerekiyor. 

Reformun reform olabilmesi ve toplumun bütün kesimlerine mal olabilmesi için de bu yapılabilmeli. En azından şu aşamada Meclis’e gelecek teklifler dikkate alınmalı. 

 “Yargı reformu devletin millete sözüdür” diyen Bakan Gül’ün sözleriyle millet beklentiye sokulmuştur. Bu sorunları çözümü Meclis’tedir ve millet de bunların ivedilikle halledilmesini beklemektedir.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın 2018 yılında yargıya güvenin yüzde 38.1 olduğunu açıklamasının da bu aşamada hep göz önüne alınması ve güvenin tesisi için yargı reformunun bir an önce çıkarılması gerekiyor. Yargı reformunun milletin güvenini arttırarak, demokrasi ve hürriyetleri genişletmesi gerekiyor.

Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Engin Yıldırım da “Yapılan kamuoyu araştırmalarında maalesef ortaya çıkan bir sonuç var. Türk yargı sistemine güven son derece düşük. Belki şu veya bu yargı organı olarak bakıldığında az bir şekilde farklılıklar meydana geliyor, ama genel olarak Türkiye’de yaşayan insanlar Türk yargı sistemine pek fazla güvenmiyor. Bu çok ciddî bir sorun” diyerek Sayın Fuat Oktay’ı doğruluyor.

Ceza infaz düzenlemesi neden ilk pakette yok?

Yargı Paketi aralarında Pasaport,  Avukatlık, Noterlik, Yükseköğretim, Hâkimler ve Savcılar, Terörle Mücadele, Türk Ceza, Ceza Muhakemesi, Çocuk Koruma’nın da bulunduğu 15 kanunda değişiklik yapıyor. 

Ceza dâvâlarını azaltmak amacıyla savcıların takdir yetkisinin genişletilmesi, her ceza soruşturmasında dâvâ açma zorunluluğunun kaldırılacak olması, savcının, mahkûmiyetle sonuçlanma ihtimali düşük dosyada dâvâ açmayabilecek olması, savcıların dâvâ öncesi çözüm araçlarını arttırılabilecek olması, suçunu itiraf eden faile ceza indirimi verilecek olması gibi adalet sistemi için çok önemli değişikler var. 

Bütün bu olumlu gelişmelerin olduğu metin de, ceza infaz düzenlemesi ilk pakette neden yer almadı? Avukatların beklediği 15 yıl kıdemi olan avukatlara yeşil pasaport hakkı verilmesi pakette yer alırken, bu düzenleme neden ikinci pakete bırakıldı? Bunun cevaplarını da metin Meclis komisyonunda ve genel kurulda görüşülürken alabileceğiz…

Keşke adalet reformu Meclis tatile girmeden önce görüşülebilseydi, ama olmadı, gecikme yaşandı. Geciken adalet, adalet değildir. Adaletsizlikte değil, adalette eşitlik sağlanmalıdır. Bu gecikmenin telafisi için metin gerek komisyonda gerekse de genel kurulda hürriyetleri ve demokrasiyi ileri götürecek şekilde düzenlenebilir. 

Öteki türlü paket toplumun gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak olacaktır…

Okunma Sayısı: 7404
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    30.9.2019 14:31:40

    YARGIDA DÜZENLEME NEREDE VE NASIL OLMALIDIR: 1-Ülke idaresini elinde bulunduranlar ADALET prensibinden asla ayrılmamalıdır. 2-Ülkeyi idare eden idareciler hakim sıfatları nedeniyle siyaset yoluyla yargıyı vesayet altında tutmaktan vazgeçmelidirler. 3-Ülke kolluk kuvvetleri görevinde olanların 28 ŞUBAT zulüm devrindeki gibi BAĞIMSIZ YARGI MENSUPLARINA BİRİFİNG VERİYORUZ adı altında DİREKTİF VERMELERİ ENGELLENECEK,SİLAHLI GÜCÜ ELİNDE BULUNDURANLARIN YASAMA VE YÜRÜTMEYE TABİ OLUNMASI MUTLAK SURETTE SAĞLANCAK ANAYASA DÜZENLEMESİ YAPILMALIDIR. Sistem sorun,problem ve arıza çıkartıyor.SİSTEMİN KESİNLİKLE TBMM nin hakim olacağı sistem haline getirilmesi,partiler içinde önseçimin mutlak surette yapılması prensip olmalıdır.

  • Ayse turcan

    30.9.2019 12:35:32

    Binlerce mahkum ve ailelerini mağdur ettiler geçkaldılar hala dalga geçiliyor yeter artik

  • Vedat TINTIN

    30.9.2019 12:28:26

    Reform toplumun her kesimini ilgilendirmeli Hakim.savcı ve avukatların özlük hakları yargı reformu sayılmaz adalet bakanlığının düzenlemeridir. Tabiki buda gerekli olabilir ama!... suça sürüklenen çocukların yargılama şekillerini düzenlemek en büyük reform olacağını düşünüyorum. Saygılarımla

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı