"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tedbir, tedbir, tedbir…

Mehmet KARA
22 Mart 2020, Pazar
Koronavirüs (Covid-19) Çin’de ortaya çıkıp yayılmaya, gittikçe daha öldürücü bir virüs haline gelmeye başlaması dünyayı tedirgin etmeye devam ediyor. Mücadelede geç kalan ya da ilk anda tedbir almayan ülkeler virüsün bütün dünyaya yayılmasına sebep oldu. Basiretsiz yöneticiler yüzünden Çin’den sonra en fazla Avrupa’nın büyük ülkelerinde yüzlerce ölüme sebep oldu, oluyor…

Koronavirüsle ilgili alınan tedbirler kapsamında Türkiye âdeta eve kapandı, camilerde cemaatle namaz ertelendi, okullar tatil edildi, yarından itibaren online eğitim başlayacak. Üniversiteler kapalı… Birçok kuruluş, çalışanlarına evden çalışma imkânı tanırken, büyük firmalar geçici olarak kapılarına kilit vurdu. 

Bu virüs birçok kişinin ders almasına vesile olmalı, oldu da… Dünyayı kasıp kavuran bu salgından herkesin çıkaracağı dersler var. Herkes kendisine, “Biz nerede yanlış yaptık” sorusunu sormalı. Ülkeyi yönetenler de vatandaşlar da…

Dünyanın ve ülkemizin zor günlerin içinden geçtiği aşikâr. En başta korona musîbetini aklın, bilimin ve duânın gücüyle yenileceğini söylemek gerekiyor. Hayrın da şerrin de Allah’tan geldiğine inananlar olarak paniğe kapılmak zaten inancımıza aykırıdır.

Alınan tedbirlere uyarak, panik yapmadan, kurallara uyarak, temizliğimize dikkat ederek bu musîbetin üstesinden de gelinecektir inşallah. Öncelikle paniğin virüs kadar tehlikeli olduğunu bilmemiz gerekir. Sonra tedbirin herkesin ortak mesuliyeti olduğunu unutmayalım.

Virüs ile mücadelenin bir yönü de vatandaşların paranoyak yapılmasıdır. Bunun için öncelikli görev ülkeyi yönetenlere, basına ve sosyal medya kullanan insanlara düşüyor. Herkesin kendi sorumluluğunun idrakinde olması gerekiyor. 

“Biyolojik silâh, ilâç firmaları üretti” gibi komplo teorilerine vakit ayırmamak gerekiyor. Yandaş yazarların en baştan itibaren virüsün “seçkin bir ırk meydana getirmek” için üretildiğini söylemesinin anlamsızlığı virüsün bütün dünyaya yayılmasıyla ve tehdit etmesiyle çöktü. Bu cenahtan “AKP’den ayrılıp parti kuran Ali Babacan’la geldiğini” söyleyecek kadar anlamsız ve saçma ifadeler dahi oldu!

Tedbirimizi alırken, bu salgının manevî yönünü de unutmamak lâzım. Salgının Müslümanlara büyük zulümler yapan Çin’den çıktığını, buna sessiz kalan dünyaya yayıldığını ve başta Suriye olmak üzere birçok Müslüman ülkede yaşanan zulümleri de not etmek gerekiyor.

Yapılması gereken, tedbiri elden bırakmadan, tevekkülden şaşmadan, “bana bir şey olmaz” demeden ikazlara özenle uymaktır. Unutmayalım ki,  tedbirleri ancak hepimiz uyguladığımız zaman netice verir.

***

TEDBİRLER YETERLİ Mİ?

Bütün bunlar millet olarak bizim yapmamız gerekenler. Bir de devleti yönetenlerin yapması gereken tedbirler var.

Geldiğimiz noktada, virüs salgınının sağlık alanına olduğu kadar ekonomiye de büyük ve geniş etkileri olacaktır.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde başkanlık ettiği Koronavirüsle Mücadele Eş Güdüm Toplantısı’nın ardından “Ekonomik istikrar kalkanı” adı verilen ekonomiyle ilgili alınacak 100 milyar liralık paketi açıkladı. Şüphesiz ki bunlar önemli tedbirler olabilir, ama yeterli mi? Elbette değil… Bunu birçok sivil toplum kuruluşu, sendika ve siyasetçiler da söylüyor.

Koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkilerini azaltmak amacıyla açıklanan 19 maddelik pakette, konaklama vergisinin ertelenmesinden, otel kiralama hasılat ödemelerine, iç havayolu taşımacılığına vergi indiriminden SGK primlerine üç aylık ertelenmesine, asgarî desteğinden kredi desteğine, bayram ikramiyelerinin erken ödenmesinden, emekli maaşlarına kadar bazı tedbirler açıklandı.

Pakette memnun kalınanlar olduğu gibi bu virüsle mücadele eden ülkelerin paketlerinden hayli geride kaldığını söyleyenler de var. “500 bin liranın altındaki konutlarda kredilendirilebilir miktarını yüzde 80’den yüzde 90’a çıkartarak, asgarî peşinatı yüzde 10’a düşürülmesi”nin maddesinin pakete neden girdiği merak konusu oldu.

***

PAKETİN EKSİKLERİ

Paketin eksikleri arasında en çok sözü edilen, küçük esnaf, işsizler, dar gelirliler, sigortasızlar ve ücretli öğretmenlere yer verilmemesi oldu.

Birçok işyeri ya genelge ile kapatıldı ya da büyük büyük firmalar kendileri kapandı. Bir yandan bu firmaların kiraları, faturaları ve vergileri diğer yandan da burada çalışan insanların maaşları ile ilgili bir düzenleme yapılmadı. 

Hem bu işyerleri hem de açık olan işyerlerinde iş kaybı sebebiyle çalışanlarına maaş veremeyecek ya da çok zorlanacak. İşsizlik fonundan 2-3 maaş en azından asgarî ücretten karşılanabilir. Böylece çalışanların işlerini kaybetmeleri ve işyerlerinin eleman çıkartmaları engellenebilir. Bunun yanında elektrik, su, doğalgaz gibi temel ihtiyaçların kesilmemesi için adım atılmalı...

Pakette tarım sektörünün göz ardı edildiğini söyleyip, “İnsanlarda aç kalma korkusu ve yeterli beslenme endişesinin ağır bastığı şu günlerde tarım birinci önceliğimiz olmalıdır” diyen TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar’ın tarım sektörünün öncelikli olacağı yeni bir paketin açıklanması gerektiğini söylemesi de çok önemli…

Meselenin tıbbî yönü kadar ekonomiye getireceği ağır yükünde karşılanması önemli… Devletin böyle bir durumda bütün kesimleri düşünmesi gerekiyor…

Okunma Sayısı: 1536
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı