"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Neden geri kaldık- 4

Mehmet Pekel
14 Ekim 2021, Perşembe
Münâzarât’ta gayrimüslimler özellikle Ermeniler için ifade edilen “Eskiden İslâmlar zengin, onlar fakir idiler. Şimdi kaziye bilâkistir. Hikmeti nedir?” sorusu ve buna verilen cevabı incelediğimizde “geri kalma” probleminin dahili sebeplerine önemli bir başlık açmış olacağız.

Necm Sûresi’nin 39. Âyetinde “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır” Rabbani fermanında Cenab-ı Hak, bir karşılık, bir mükâfat ve bir başarının ancak çalışma ve gayret sonunda hasıl olacağını ve bunun da şeriat-ı fıtriyenin (fıtrî şeriat) bir muktazisi olduğu gerçeğini ifade etmektedir. Meyelan-ı say (çalışma meyli) olarak âyetin şümulüne giren bu kavram ne yazık ki İslâm dünyasında kendisine çok az bir karşılık bulabiliyor. Rab esmasından türetilen Rabbani kelimesi ile bütün mahlûkatın özellikle de insanların terbiye ve tedvirini yapan Zat-ı zülcelâl kastedilmektedir. Burada Müslim gayrimüslim, mü’min gayrimü’min ayrımı yapılmamıştır. Kim çalışırsa o kazanır. Bu çalışma ve kazanç dünya hayatı için geçerli olduğu kadar ahiret hayatı için de geçerlidir. Nitekim bu husus zekâdan bağımsız olarak “herhangi bir konuda on bin saat mesai harcayan bir insanın o konunun uzmanı ve otoritesi olabileceği “gerçeği ile de örtüşmektedir.

“Çalışıp kazanan Allah’ın sevdiği kuldur” 1 nebevî fermanından nemalanan şevk-i kesb (kazanma şevki) âyetin manasını teyid ve tekid ediyor. “Veren el alan elden hayırlıdır”2, ”Kuvvetli mü’min zayıf mü’minden daha hayırlı ve daha sevimlidir” 3 hadislerinde de Sevgili Peygamberimiz (asm) çalışıp üretmeye, bedenen ve ekonomik olarak güçlü olmaya bizi teşvik ediyor.

“İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olandır” 4 hadisinde de hayırlı olabilmek için faydalı olmak şartı zikrediliyor. İnsan faydasızsa hayırda da payı azdır. Fayda ve hayır doğru orantılıdır. Fayda üretmek bir sadâkadır. Öyle ise aile, toplum ve insanlık için fayda üretmek bir peygamber emridir, her mü’min için de hayatı anlamlı hale getirecek bir hedeftir.

Bu zamanda farz-ı ayn mertebesinde olan “ilay-ı kelimetullah maddeten terakkiye mütevakkıftır” sözü âyetlerden ve hadislerden muktebes olarak ezberlenmesi ve daha da önemlisi yaşanması bir vizyon çiziyor.

İnsaniyet-i suğra olan medeniyetin güzelliklerine ulaşmanın başkaca da bir yolu yok.

Bir başka gerçek de hadiste şöyle ifade ediliyor: “Dünya ahiretin tarlasıdır.” 5 Yani ahirette karşımıza çıkacak her şey, dünya tezgâhında dokunuyor. Ahiretteki sermedi manzaralarda güzel şeyler görmek istiyorsak, emanetimize verilen vücudumuza, üzerinde yaşadığımız ülkemize ve imarına vazifelendirildiğimiz dünyaya daha çok özen göstermeliyiz.

Asırlardır yaptığımız ihmalin ağır bedellerini fakirlik, geri kalmışlık ve uluslar arası ilişkilerde değersizlik olarak ödüyoruz. Daha da önemlisi, dış dünyada bunun manevî dinamiklerimizden kaynaklandığı yanlış algısını da arttırarak. Bu algıdan oluşan vebal, ihmalden çok daha yakıcıdır.

Nobel kimya ödülü alan Aziz Sancar’ın “son beş yüz yılda İslâm dünyasından bilime hiçbir katkı yok” sözleri üzerinde çok düşünülmesi gereken acı bir gerçektir.

Dipnotlar:

1- Taberani, Evsat 8/80. 2- Buhari Zekât 18. 3- Müslim Kader 34. 4- Buhari, Magazi 35. 5- Tirmizi.

Okunma Sayısı: 626
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Rıdvan Ercan

    14.10.2021 09:42:25

    Güzel.

  • Neslinur

    14.10.2021 08:31:46

    Mehmet bey kardeşim, çok istifadeli bir yazı olmuş. Rabbim sizleri razı olduğu kullarından eylesin amin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı