"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Manevî kalkınma ve ıslah - 2

H. Muharrem OKUR
03 Ekim 2026, Cumartesi
Önceki yazımızda Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin ifadeleriyle Denizli Hapishanesindeki ağır ceza ile mahkûm adamların sadece “Meyve Risalesi” ile nasıl uslu ve mütedeyyin suretine girdiklerini hatta iki üç adamı öldürenlerin tahta bitini bile öldürmekten çekinir hâle geldiklerini belirtmiştik.

Bizlere çok uzak olmayan bir zamanda gerçekleşen bu terbiye ve ıslah hareketinin ülkemizin selâmeti açısından son derece kritik olduğu kanaatindeyiz. Çünkü yaşanan hâdiseler maalesef bize gidişatın pek de iyi olmadığını gösteriyor. Toplumumuzda merhamet, hürmet, şefkat, yardımlaşma gibi güzel hasletlerin yaygınlaşmasında, hapishanelerin birer ıslahhane özelliğinde olmasının büyük etkisi olacaktır. Bediüzzaman Şualar eserindeki bir mektubunda şunları söylüyor: 

“Bu medrese-i Yusufiyenin nâzırına yazdım: Ben Rusya’da esir iken, en evvel, Bolşevizmin fırtınası, hapishanelerden başladığı gibi, Fransız İhtilâl-i Kebîri dahi en evvel hapishanelerden ve tarihlerde serseri namıyla yâd edilen mahpuslardan çıkmasına binaen; biz Nur Şakirdleri, hem Eskişehir, hem Denizli, hem burada, mümkün oldukça mahpusların ıslahına çalıştık. Eskişehir ve Denizli’de tam faydası görüldü.”1

Burada hapishanelerin ne derece büyük bir potansiyele sahip olduklarını Bolşevizm ve Fransız İhtilâlini örnek göstererek belirten Bediüzzaman, bu potansiyelin mahpusların ıslahında kullanılması hâlinde başarının son derece yüksek olacağını da ifade ediyor. Dolayısıyla Bediüzzaman’ın, nazarları şahsından ziyade “Meyve Risalesi”  başta olmak üzere Risale-i Nur eserlerine vermiş olması bu ıslah faaliyetinin günümüzde de rahatlıkla yapılabileceği anlamına gelmekte. Peki, hapishaneler niçin bu ıslah faaliyetine son derece uygun zeminler? 

Hapishaneler, farklı hayatlara sahip insanları ortak bir tecrübenin içine sokmakta. Üstelik bu ortak tecrübe alanında yüksek yoğunluklu iletişim imkânı da bulunuyor. Yani dışarıdayken aynı fikirde olan kimselerin bile birbirlerini bulup ortak hareket etmeleri kolay değilken; hapishanelerde aynı mekânda, aynı otoritenin altında, benzer mağduriyetler içinde yaşayankimselerin uzun süreli ve yüz yüze yaşamaları onların ortak bir kimlik dönüşümüne girmelerine imkân sağlıyor. İşte bu imkânlar manevî ıslah için de uygun zemini hazır hale getirmekte. Hapishanede küçük sayılabilecek bir grubun bile ıslahı, dışarı çıktıklarında toplumu etkilemeleri bakımından büyük faydalara ve manevî kalkınmalara sebep olmakta. Elbette bundan müsbet manada istifade edilmemesi düşünülemez.  Hapishanelerdeki mevcut eğitim-ıslah faaliyetlerini ve düzeltilmesi, değiştirilmesi gereken yerleri incelemekle devam edelim.  

1- Şualar, s. 527.

Okunma Sayısı: 1301
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    3.10.2026 20:19:25

    ..."Hem korkmayınız, RİSALE-İ NUR yasak olmaz; Hükûmet-i Cumhuriyenin meb'usları ve erkânlarının ellerinde mühim risaleleri iki-üçü müstesna olarak serbest geziyorlardı. İnşâallah, bir zaman hapishaneleri tam bir ıslahhane yapmak için bahtiyar müdürler ve memurlar, o Nurları, mahpuslara, ekmek ve ilâç gibi tevzi edecekler." " Bu üç-dört madde ile bizi ittiham edenler ve lüzumsuz, mahkemeleri bizimle meşgul eden gizli düşmanlarımız, şübhe yoktur ki; onlar ya siyaseti dinsizliğe âlet etmek istiyorlar veya komünist perdesi altında bu mübarek vatanda, bilerek veya bilmeyerek anarşiliği yerleştirmek istiyorlar. Çünki bir müslüman İslâmiyet dairesinden çıksa, mürted ve anarşist olur, hayat-ı içtimaiyeye zehir hükmüne geçer. Çünki anarşi hiçbir hakkı tanımaz, insaniyet seciyelerini canavar hayvanların seciyesine çevirir. Âhirzamanda gelecek Ye'cüc ve Me'cücün komitesi, anarşistler olduğuna Kur'an işaret ediyor."Emirdağ-2 139 Bediüzzaman Said Nursî, Risale-iNurKülliyatı,Şualar-203

  • S.topuz

    3.10.2026 20:12:46

    "Ey hapis musibetinde benim yeni kardeşlerim!Sizler,benim ile beraber gelen eski kardeş-lerim gibi Risale-iNur'u görme-mişsiniz.Ben onları ve onlar gi bi binler şakirdleri şahid göste rerek derim ve isbat ederim ve isbat etmişim ki:Obüyük dava-yı yüzde doksanına kazandı-ran ve yirmi senede yirmi bin adama o davanın kazancının vesikası ve senedi ve beratı o-lan iman-ı tahkikîyi eline veren ve Kur'an-ı Hakîm'in mu'cize-i maneviyesinden neş'et edip çıkan ve bu zamanın birinci bir dava vekili bulunan Risale-i Nur'dur.Bu onsekiz senedir be nim düşmanlarım ve zındıklar ve maddiyyunlar,aleyhimde ga yet gaddarane desiselerle hü-kûmetin bazı erkânlarını iğfal ederek bizi imha için bu defa gibi eskide dahi hapislere,zin-danlara soktukları halde,Risa-le-iNur'un çelik kal'asında yüz-otuzparça cihazatından ancak iki-üç parçasına ilişebilmişler. Demek avukat tutmak isteyen onu elde etse yeter.Hem kork-mayınız, RİSALE-İ NUR yasak olmaz;..."RK

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı