"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

24 Nisan açıklaması

Muhammet ÖRTLEK
27 Nisan 2021, Salı
Ermeni diasporası ve Ermeni milliyetçiler her 24 Nisan’da yaptıkları gibi, bu 24 Nisan’da da “sözde soykırım” iddialarını kabul ettirmekle meşgul oldular.

Sözde soykırım iddialarının dayanak noktası ise, İttihat ve Terakki hükümetinin 24 Nisan 1915’te yayınladığı 3 maddelik “Geçici Tehcir Yasası”dır. 

Çıkartılan Yasa’da “Ermeni” sözcüğü de geçmemektedir. Yasa’nın 1. Maddesi: “(Ordu) halk tarafından herhangi bir suretle hükümetin emirlerine ve memleketin savunmasını ve güvenliğini korumaya ilişkin uygulamalara karşı koyma, silâhla saldırı ve mukavemet görürse hemen askerî kuvvet ile şiddetli bir biçimde cezalandırmaya ve saldırıyı yok etmeye yetkili ve mecburdur.” 2. Madde: “(Ordu) askerî kurallara aykırı veya casusluk ihanetlerini hissettikleri köy ve kasabalar halkını ayrı ayrı veya topluca başka yerlere gönderebilir ve yerleştirebilir.” 3. Madde: “Bu kanun yayın tarihinden itibaren geçerlidir. (Türk Dış Politikası, Ed. Baskın Oran, C. 1, S. 102-103, İletişim Y.)”

Osmanlı Meclis-i Mebusanı 1 Mart 1915’te kapatıldığı için, Geçici Tehcir Yasası’nın İttihat ve Terakki’nin ileri gelenleri tarafından çıkartıldığı belirtiliyor. Bununla birlikte Yasa’nın çıkartıldığı dönemde 22 Aralık 1914 – 6 Ocak 1915 tarihlerinde Sarıkamış’ta Osmanlı askerlerinin soğuktan öldüğü, 1915’te muhtelif Ermeni ayaklanmalarının yaşandığı ve Mart 1915’te Çanakkale Savaşı’nın gerçekleştiği zaman dilimidir.

Günümüzde diaspora başta olmak üzere, Ermeni tarafının sözde soykırım iddiaları, tehcir esnasında hastalıktan veya tehcir kafilesine yönelik saldırılarda vefat edenler hakkındadır. Yani Osmanlı unsurları tarafından Ermeniler’e yönelik herhangi bir soykırım söz konusu değildir. Hatta Osmanlı Devleti, tehcir için tedbirleri de almıştır. Osmanlı’nın son döneminde, Ermeniler’in Rusya, İngiltere, Fransa, ABD vd. Batılı devletlerin etkisinde hareket ettikleri de bilinmektedir. Osmanlı ordusu cephede savaşırken, Batılı devletlerle hareket eden Ermeniler ülkenin iç kısımlarında isyan ve yağma olayları başlattıkları tarihî vesikalarda geçmektedir.

Cumhuriyet döneminde de, Ermeniler’in Türk diplomatik temsilcilerine ölümle sonuçlanan (ASALA) suikastleri ve sözde soykırım iddiaları devam etti. Özellikle sözde soykırım söyleminin, ABD ve Batılı ülkelerde, Ermeni diasporasının ekonomik ve siyasî çıkarları için de kullanıldığı vurgulanıyor. “Ermeniler, sözde soykırımı 10 Eylül 1984’te ABD Temsilciler Meclisi’nde 9 üyenin tasarı lehine konuşma yapmasıyla gündeme getirdiler. 24 Nisan’ın “İnsanın İnsana Hunharlık Günü” olarak kabul edilmesini isteyen bu tasarı Temsilciler Meclisi’nde sözlü oy kullanma yöntemiyle kabul edildi” (Türk Dış Politikası, Ed. Baskın Oran, C. 2, S. 62, İletişim Y.).

Bu tarihten itibaren Türkiye, Ermeniler’in sözde soykırımı ABD eyaletlerinde ve diğer ülke parlamentolarında kabul ettirme girişimlerine karşı mücadele etmeye başladı.

Sözde soykırım iddiasında son gelişme ise, ABD Başkanı Joe Biden’ın 24 Nisan 2021’de “24 Nisan 1915 olaylarının yıl dönümüyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada yaşananları soykırım” olarak tanımladı. Biden açıklamasında Ermenice “Büyük Felâket” anlamına gelen “Meds Yeghem” ifadesini de kullandı. Açıklamasının ardından Biden’a, Cumhurbaşkanı başta olmak üzere üst düzey Türk yetkililerden ve siyasilerden tepki gecikmedi. 

Gelişmeler karşısında Prof. Dr. Çağrı Erhan, Twitter hesabından Biden böylece, “Türk milletine tarihin en büyük iftiralarından birini atarak sözde “soykırım” yalanını tanıdığını açıkladı. Birde Biden Türk-Amerikan ilişkilerine en büyük darbeyi vuran ABD Başkanı olarak tarihe geçti. Ermenileri 1890’larda kışkırtan zaten bizatihi Amerikan misyonerleri değil miydi? Bunların tarihten ders alacakları yok! ABD, Ocak 1975’te Türkiye’ye ambargo kararı aldığında, Türkiye Savunma ve İşbirliği Anlaşması’nı (SEİA) fesh etti. İncirlik ve bütün üsler kapandı. ABD hemen yeni bir anlaşma (SEİA) için teşebbüse geçti. Biden (açıklamadan 1 gün önce) ‘soykırım’ derse verilmesi gereken tek karşılık SEİA’nın askıya alınmasıdır.” Elbette Çağrı Erhan’ın tavsiyesi dikkate değer niteliktedir.

Merhum Süleyman Demirel Başbakanlığındaki hükümet, Bakanlar Kurulu kararıyla 25 Temmuz 1975’te SEİA’yı tek taraflı olarak feshetti. Bununla birlikte SEİA, ancak 12 Eylül 1980 darbesinden sonra, 18 Kasım 1980’de Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanarak 1 Şubat 1981’de de Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 

Seçim sath-ı mahallindeki Ermenistan’da Haziran 2021’de sandık başına gidilecek. Biden’ın 24 Nisan’daki açıklaması hem Ermenistan’daki bazı grupları konsolide ettiği hem de Ermeni diasporasını cesaretlendirdiği de yorumlanmaktadır. Türkiye’nin 2005 yılında Ermenilere önerdiği ortak tarih komisyonu tekrar gündeme getirilmelidir. ABD’ye karşı Kızılderili soykırımı masaya konulabilir. Ancak ABD’nin, ambargoyu bile göze alan Türkiye’nin 1975’teki davranışını unutmaması gerekir.

Okunma Sayısı: 927
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı