"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Afganistan-2 (İşgalden Stratejik Ortaklığa ve Doha Anlaşması)

Muhammet ÖRTLEK
17 Temmuz 2021, Cumartesi
Afganistan’ın işgalinin üzerinden hemen hemen 20 yıl geçti. ABD Başkanı Joe Biden, 2021 Temmuz ayı başında “ABD 20 yıldır Afganistan’da savaşıyor. Savaşa 2 trilyon dolardan fazla para harcandı. ABD binlerce askerini kaybetti ve on binlerce asker veya sivil Afgan’ın ölümüne şahit oldu” dedi. Şimdi ise, ABD neredeyse hiçbir sebep göstermeden Afganistan macerasına son veriyor.

Aslında ABD’nin, Afganistan’ı işgal sebebi olarak 11 Eylül 2001’deki terör saldırıları gösteriliyor. Bazı ABD’li diplomat ve siyasetçilerce, ABD’nin Afganistan’daki varlığı “bir daha asla Afgan ülkesinin ABD anavatanına yönelik saldırının kaynağı olmamasını sağlamaktı.” Bu amacın sembolik anlaşılması için de 11 Eylül terör olaylarından 6 ay sonra 11 Mart 2002’de, terör saldırısında yıkılan Dünya Ticaret Merkezi’nin enkazından bir parçanın, Kabil’deki ABD Büyükelçiliği’ndeki bayrak direğinin altına gömüldü. Askerî amaç için Afganistan’, ABD 5. Özel Kuvvetler Grubu Komutanı Korgeneral John F. Mulholland Jr. gönderilmişti.

ABD’nin bir diğer amacı da “ekonomik ve sosyal kalkınma, uzun vadeli istikrarı sağlayabilmek üzere El-Kaide ve Taliban gibi örgütlerin hayat sahası bulamayacağı iklimi tesis etmekti.” Bununla birlikte ABD’nin bu ikinci amacı “Afganistan’da bir ulus inşası için değil, ABD ulusal güvenliğiyle ilgili” durumdur. 

Eski Başkan Donald Trump döneminde başlayan Afganistan’dan çekilme tartışmaları, yeni Başkan Joe Biden döneminde de devam etmiştir. Ancak Afganistan’da “ekonomik ve sosyal kalkınma” amacı, gerçekte bir amaç değildi. İşin aslına bakıldığında bu amacın, “amaca giden yolda bir araç” olduğuydu. Dolayısıyla ABD’nin Afganistan’da uğradığı saldırılar, gerçekleştirdiği operasyonlarda beklenilen başarıyı elde edememesi ve “amaç ve araç” sürecindeki hataların işgalin başlangıcındaki heyecandan geriye pek bir şey bırakmadığı söylenebilir.

Diğer taraftan ABD, Afganistan’ın yoksulluk içindeki insanları için hiçbir çaba sarf etmeden, Afganistan’daki askerî varlığını sürdürmeye çalışmasının şiddetli bir mahalli isyanının çıkması da tahminler arasındadır. Dönemin ABD Başkanı Barack Obama ve Afganistan Devlet Başkanı Hamit Karzai’nin 1 Mayıs 2012’de imzaladıkları “ABD-Afganistan Stratejik Ortaklık Anlaşması” ilişkilerde dönüm noktasıydı. Aynı tarihlerde Chicago’daki NATO Zirvesinde, “Afgan güvenlik güçlerine uzun vadeli yardım konusunda da bir anlaşmaya varılmıştı.” Yine bu gelişmeler de ABD için birer araçtan ibaretti.

Hatta Trump, Ağustos 2017’de Güney Asya politikası hakkında ABD’nin Afganistan’daki varlığını takvimlere göre değil, gelişen şartların belirleyeceğini ifade etmişti. Taliban’ın 2018’de sergilediği sert ve anlaşmaz davranışını az da olsa terk ettiği görülmüştür. ABD ile Taliban arasında görüşmeler ilk kez Şubat 2019’da Katar’ın başşehri Doha’da yapıldı. Yaklaşık 6 ay süren görüşmeler sonucunda ABD ve Taliban’ın anlaşmaya yakınlaştıkları bildirilmişti. Taraflar arasındaki ikinci görüşme Doha’da 6 Ocak – 26 Ocak 2020 tarihleri arasında yapıldı. Görüşmeler 22 Şubatta tekrar başlamış ve 29 Şubat 2020’de ABD ile Taliban arasında “Afganistan’a Barış Getirme” adıyla Anlaşma imzalanmıştır. ABD yönetimi, Afganistan’daki gelişmelerin gidişatına göre ülkedeki ABD askerlerinin tamamen geri çekilmeyebileceği mesajını vermişti.

Afganistan’a Barış Getirme Anlaşması ise “şiddetin düşürülmesi, yabancı güçlerin ülkeden geri çekilmesi, Afganistan içindeki gruplarla müzakereler, belirlenen oranlarda tutuklu Taliban mensuplarının serbest bırakılması ve terörizmle mücadele güvencesi” vb. kararları kapsamaktadır. 

Ancak Anlaşma ile bazı sorun alanları mevcut. Bunlar Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani Ahmedzay’ın Taliban dışındaki gruplarla iletişiminin zayıf olması; Afgan hükümeti ve toplumu, asker, siyasetçi, kanaat ve mahalli liderlerin, arasında tam bir mutabakatın sağlanmadığı; Taliban’ın şiddeti düşürme taahhüdünün Afgan hükümetine değil de ABD’ye verilmiş olduğu ve bu konuda Taliban-Afgan hükümeti arasındaki bir anlaşmazlığın iç savaşa varan bir şiddete dönüşebilme ihtimali; Afganistan’daki siyasî, ideolojik, dinî, silâhlı ve toplumsal unsurların birbirlerine güven duymamaları; erken dönemde serbest bırakılan mahkûmların, yabancı kuvvetlerin ülkeden çekilmesiyle muhtemel bir iç karışıklığın başlayacağı vd. şeklinde sıralanıyor. Bugün Afganistan’da yaşanan iç çatışmalar ve Taliban’ın ülkenin neredeyse tamamını işgal etmesi, Anlaşma hakkında zikredilen sorun alanlarının geçerliliğinden kaynaklanıyor.

Trump döneminde Trans-Pasifik Ortaklığı, Paris Anlaşması ve İran Nükleer Anlaşması gibi üç önemli anlaşma iptal edilmişti. Buna ek olarak Taliban’la belirtilen Anlaşmayı yaptı. Trump’tan son bazı çevrelerce eleştirilmesine rağmen Biden da Taliban Anlaşması’nın takipçisi oldu. Şimdi Biden da bu Anlaşma’nın sahibi niteliğinde. -Devam Edecek-

Okunma Sayısı: 722
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı