"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Azerbaycan- Ermenistan çatışması

Muhammet ÖRTLEK
25 Temmuz 2020, Cumartesi
Soğuk Savaş’ın bitimini simgeleyen Berlin Duvarı’nın yıkılması sonucunda SSCB, Aralık 1991’de dağıldı. Bu durum dünya politikasında önemli değişimlere, gelişmelere ve yeni değerlendirmelere sebep oldu.

Dağlık Karabağ, SSCB’nin bakiyesi topraklarda, Ermenistan tarafından güdülen daha çok etnik temelli bir sorun olarak belirdi. Dağlık Karabağ için 90’lı yıllarda, Azerbaycan ve Ermenistan arasında savaş yaşandığı herkesin malûmu. Dağlık Karabağ, Azeri-Ermeni ilişkisinin belirleyicisi oldu. Bölge ülkeleri Türkiye ve Rusya ise, soruna yönelik pozisyonlarını belirlediler.

Geçtiğimiz 12 Temmuz 2020’de yaşanan Azeri-Ermeni sınır çatışmalarında toplam 16 askerin öldüğü haberleri geldi. Her iki ülke son olarak 2016 yılının 2 Nisan–5 Nisan tarihleri arasında “Dört Gün” adı verilen çatışmalarda karşı karşıya kalmıştı.

Yaşanılan 12 Temmuz çatışmalarında Ermenistan’ın, Azerbaycan sınır birliklerine saldırdığı ve Tovuz civarındaki Azerbaycan köylerinin Ermeni havan ve obüs topları ile vurulduğu gündemdeki yerini almıştı.

Ermenistan da 16 Temmuzda, ülkenin elekt- rik ihtiyacının neredeyse yarısını sağlayan nükleer santralin, Azerbaycan tarafından vurulma ile tehdit edildiğini iddia etti. 

Ermenistan Dışişleri Bakanlığı bu tehdidi “soykırım” şeklinde değerlendirerek konuyu farklı yöne çekmeye çalıştı.

Çatışmalar Azerbaycan’da Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, 2004’ten beri Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten Elmar Mammadyarov’un görevden alınmasında etkili oldu. Mammadyarov’un yerine de eski Eğitim Bakanı Ceyhun Bayramov atandı.

Türkiye ise, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun TV’lerde yaptığı konuşmada, Azerbaycan’ın yanında yer aldığını resmen belirtti.

Bütün dünyada olduğu gibi Azerbaycan ve Ermenistan da Covid-19 salgınıyla mücadele ediyor. Gerçekçi olmak gerekirse askerî çatışma iki ülke içinde son seçenek. Dolayısıyla çatışmalar iki ülkenin de yararına değil. Aksine bölgedeki insanî durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Çünkü Korona sürecinde bütün ülkeler artan işsizlik, yüksek enflasyon ve sağlık problemleriyle mücadele ediyor.

AGİT’in (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü) 1992’de Dağlık Karabağ sorununu çözmek için kurduğu Minsk Grubu’na ABD ve Rusya’nın çatışmaların durdurulması için çağrıda bulunduğu bildiriliyor. Minsk Grubu’nda ABD, Fransa ve Rusya eş başkan olarak yer alıyor. Grup’ta Beyaz Rusya, Almanya, İtalya, Portekiz, Hollanda, İsveç, Finlandiya, Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan da bulunmaktadır.

Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Azeri ve Ermeni mevkidaşlarına ateşkes çağrısı yaptı. Vilademir Putin’in Sözcüsü Dmitry Peskov da Moskova’nın “derin endişe duyduğunu ve arabuluculuk yapmaya hazır olduklarını” iletti. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise endişelerini dile getirerek “çatışmalara derhal son verilmesini söyleyerek, ilgili herkesi durumu tırmandırmak ve kışkırtıcı söylemden kaçınmak ve âcil adımlar atılması” hususunda beyanat verdi.

Konu özellikle bölge ülkelerinin gündeminin ilk sıralarında yer alırken, ABD’li üst düzey yetkililerin soruna gereken önemi vermedikleri görülüyor. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, 13 Temmuzda Lavrov ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Dağlık Karabağ’daki çatışmalardan bahsetmemesi dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın görev süresinin dördüncü yılında olmasına rağmen, henüz Güney Kafkasya hakkında herhangi bir politika belgesi yayınlanmaması eksiklik şeklinde yorumlanıyor. İran, Rusya ve diğer güçlerin Trump’ın bu boşluğunu doldurma gayretinde olduğu ihtimal dahilindedir. ABD’nin halen Güney Kafkasya ve Dağlık Karabağ ile ilgili üst düzey açıklamada bulunmamış olması ise, ABD’nin konuya öncelik vermediğine işaret ediyor.

Ermenistan’da Başbakan Nikol Pashiniyan’ın Korona’ya karşı politikaları büyük eleştirilerin sebebi. Böylece siyasî kutuplaşmanın yükselişe geçtiği kaydediliyor. Ancak Ermenistan’da çözüm müzakerelerinin beklentisinin azaldığı kuvvetle muhtemeldir. Ermenistan’ın içerisinde bulunduğu ekonomik, sosyal, siyasî sorunlardan ve sıkıştığı coğrafyadan çıkışını, Dağlık Karabağ hakkında çözüme yönelmesinin etkili olacağı ihtimal dahilindedir.

Okunma Sayısı: 813
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı