"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dağlık Karabağ: Ateşkes Anlaşması

Muhammet ÖRTLEK
14 Kasım 2020, Cumartesi
Ermenistan’ın, Azerbaycan’a saldırısıyla başlayan savaş, 6 haftanın ardından 9 Kasım’da sona erdi.

Böylece Dağlık Karabağ’daki son 30 yıllık statüko değişmiş oldu. Rusya’nın çağrısıyla yapılan Ateşkes Anlaşması ile bölgede rekabet, dinî ve etnik çatışma bir duraklama dönemine girdi. Ermenistan büyük bir bedel ödedi.

Vlademir Putin’i telefonla defalarca aramasına rağmen, cevap alamayan Ermenistan Başbakanı Nikol Pashinyan’ın, Rusya’nın desteğini alamadığı bir gerçektir. Aynı zamanda kendi içerisinde heterojen yapıdaki Ermeni siyasetinin, Batı’dan yeterli desteği görmediği de belirtiliyor. Bu konjonktürdeki Ermenistan’ın, Sovyet döneminden kalma silâh ve stratejisiyle başarıya ulaşamayacağı savaşın başlangıcında tahminler arasındaydı. Buna karşılık Azerbaycan’ın ise, geçen 30 yıllık süreçte teçhizat, silâh teknolojisi ve askerî taktik-planlamada oldukça ilerlediği görüldü. Türkiye’nin tam desteğini de unutmamak gerek.

Yenilgi ve Anlaşmayı kabul etmesi üzerine, Ermenistan’daki hükümet büyük bir darbe aldı. Ermenistan Parlamentosu Başkanı Ararat Mirzoyan, Pashinyan’ın Anlaşma yaptığını duyurması sonrasında, öfkeli protestocular tarafından Parlamento’da saldırıya uğradı. Mirzoyan’ın ameliyat olduğu bildiriliyor. Parlamento’yu basan protestocular, Ermenistan siyasî ve demokratik durumundan ziyade, ülkedeki siyasî şiddet hakkında ipucu veriyor. Yenilgisi ve Anlaşma, Pashinyan’a muhalefetin sert eleştirilerini de beraberinde getirdi. Ermenistan’da yakın gelecekte seçimlerin yapılması da ihtimal dahilindedir.

Moskova’nın Anlaşma’yı, Ermenistan’a yukarıdan dikte ettiği yönünde yorumlar da mevcut. Ancak savaşın başlangıcından itibaren Türkiye’nin diplomasi ve diğer unsurlar üzerinden Azerbaycan’a desteği bilinmekte. Böylece savaşta başarıya ulaşan Azerbaycan’da, İlham Aliyev ulusal bir kahraman haline geldi demek yanlış olmayacaktır. Çünkü Aliyev’in, Anlaşma isteyen Pashinyan hakkındaki TV’lerde yaptığı konuşma ve vücut dili buna delil niteliğindedir. Yani savaşı kazanmış bir lider veya komutan hükmünde.

Moskova öncülüğünde yapılan Anlaşma önemli olmakla birlikte, ömrünün ne kadar süreceği hakkında tahmin yapmanın güç olduğu değerlendiriliyor. Anlaşma’ya “ihtilâflı bölgenin statüsü, yerlerinden edilmiş kişilerin akıbeti, yeniden yapılanma, istikrar ve uzlaşma” hususlarında net olmadığı eleştirilerini getirenler de bulunuyor. Dolayısıyla Anlaşma’nın savaşı durdurma adına başarı olarak görülse de, kırılganlığına dikkat çekiliyor. Bununla birlikte Rusya ve Türkiye’nin bölgede konumlarını güçlendirdikleri kaydediliyor.

Kafkasya’da, Rusya’nın, The New York Times Gazetesi’nin 31 Ağustos 2008 tarihli sayısında Andrew E. Kramer’in “Russia Claims Its Sphere of Influence in the World (Rusya Dünyadaki Etki Alanını İddia Ediyor) başlıklı makalesinde belirttiği, Dimitri Medvedev’in “ayrıcalıklı çıkar alanı” tanımlamasını uygulamaya koyduğu yorumlanıyor. Buna ek olarak Türkiye’nin, Kafkasya ve Hazar Denizi bölgesinde nüfuz alanını koruma veya genişletme gayretinde olduğuna ihtimal veriliyor. Diğer taraftan bölgeyle ilişkilerini arttıran İran, İsrail ve Körfez ülkelerinin gelişmeleri izlediği uluslar arası basında yer alıyor.

Dağlık Karabağ’daki savaş ve varılan Anlaşma’nın, Korona salgını dolayısıyla Avrupa ülkelerinin ve seçimlerini yeni tamamlayan ABD’nin pek dikkatini çekmediği görülüyor. Avrupa ve ABD’nin geçen 30 yıllık dönemde sorunun çözümüne yönelik ciddî adımlar atmadıkları da cabası. Rusya ise, Ermenistan’ın yenilgisine seyirci kalarak, yenilginin ardından bölgesel liderlik iddiasını sürdürmek iddiasının devamını ve Ermenistan’daki askerî varlığını perçinleme amacındadır.

Türkiye’nin de, Azerbaycan’ı bağımsızlığından bu yana destekleyerek, çatışmalar hakkında hep barıştan yana tavrını korumuştur. İmzalanan Anlaşma’nın ilerleyen dönemde genişletilerek kalıcı barışın sağlaması ümit edilmektedir.

Önemli: Gazetemizin Eski Yönetim Kurulu Üyesi; Adana’da Risale-i Nur hizmetinin aziz, sıddık, vefakâr, ihlâslı, fedakâr ve samimî hadimi muhterem Ali Kanıbir Ağabeyimin vefatını teessürle öğrendim. Merhuma Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailesine sabırlar diliyorum.

Okunma Sayısı: 1131
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı