"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Halil Elitok Ağabey’e Mükâleme Niyetiyle: Cemalettin Efganî

Muhammet ÖRTLEK
27 Ekim 2020, Salı
Halil Elitok Ağabeyin, gazetede 30 Eylül 2020’de yayınlanan “Cemalettin Efgani” ve 10 Ekim 2020’deki “Cemalettin Efgani-2: Cevdet Paşa Ona Sahip Çıktı” başlıklı makaleleri dikkate değer niteliktedir.

Risale-i Nur’larda adı geçen şahsiyetler hakkında yapılacak detaylı çalışmaların, yeni bilgi ve belgelere ulaşılması ile kitap, makale vb. şekilde yayınlanması konuların daha iyi anlaşılmasına vesile olacaktır. Bu anlamda Halil Elitok Ağabeye teşekkürlerimi arz ediyorum. Efgani hakkında araştırmalarda bulunan, bendeniz de, Elitok’un ilgili köşe yazılarından istifade ettim. 

Elitok’un 10 Ekim’deki yazısında Efgani’nin verdiği konferansta “muhalifler, konferansta söylenenlerden yalnızca ‘nübüvvet sanattır’ kısmını alarak, Şeyhu’l-İslâm Hasan Fehmi Efendi bu yüzden Efganî’yi tekfir etmiş, ders vekili Halil Fevzi Efendi de Şeyhülislâmı teyit maksadıyla ‘es-Süyüfu’l-kavati’ adlı bir risale kaleme almıştı.” Zaten Efgani’nin, İstanbul hayatıyla ilgili en önemli vakıa bu konferans veya derstir. 

Konferans sonrasında gelen tepkiler üzerine Efganî İstanbul’dan sürgün edilmişti. Ben de, Kasım 2017’de yayınlanan “Mısır’da Siyasal İslamcılık, Müslüman Kardeşler ve Arap Baharı” isimli kitabımda, belirtilen konuya yer verdim. Kitabın 78. Sayfasında “Nübüvvet dahi enva-i sanatlardan olmak üzere irad eylemiş.” Yani Efganî “Peygamberlik de bir sanat gibi sonradan elde edilir. Diyerek, rakiplerinin dikkatini çeker. Kurmay Şeh Bab Emin Bey, hemen Efganî’nin Dersaadet’ten (İstanbul’dan) uzaklaştırılması hususunda, Maarifi Umumiye Nazırı Safvet Paşa’ya şikâyet dilekçesini yazarak konuyu resmî makamlara bildirir. Görüşmeye daha sonra Kurmay Şeh Bab Emin Bey de katılır. Aslında Efganî’yi, dönemin Şeyhülislamı Fehmi Efendi öncülüğündeki bir grup gericinin İstanbul’dan uzaklaştırdığı da belirtilir. Ancak şikâyet dilekçesini kaleme alan Kurmay Şeh Bab Emin Bey’dir. Böylece Efganî Mart 1871’de İstanbul’dan ayrılıp Mısır’a gitmiştir.” 

Osmanlı arşivlerinde yaptığım çalışmalarda, konu hakkında Şeh Bab Emin Bey’in dilekçesinin 3 sayfa olduğu görülmektedir. Dilekçe özet olarak şöyle “… Dersaadet’ten tebid (uzaklaştırma) bahsine gelince, o zaman Cennet mekân Sultan Mahmud Han hassaten Türbe-i menbanın civarındaki Valide Mektebi’nde umum dersleri açıldı. Her gün ashab-ı ilim bilginleri ve maariften biri, bir fenden (ilimden), orada umuma bir dersi takrir (anlatırdı) ederdi. Neferet teşebbubü (sebep olması) üzere Cemaleddin Efendi dahi orada sanaiden bahsederek derse başladı. Sanat-ı alelumum şugul (meşguliyet) ve amel (çalışma) diye tarif ettikten sonra, akşamını bad (sonra) tadad ettiği sırada ‘Nübüvveti dahi enva-i sanatlardan olmak üzere irad eylemiş (yani Peygamberlik de bir sanat gibi elde edilir demiş)’ olduğuna keyfiyet bab-ı akvaya münakis olduğuna (herkesin bunu böyle bildiğini) taraf-ı şahsımdan Maarif-i Umumiye Nezareti’ne itiraz olunmakla (sunulmakla)…” diye devam etmektedir. Dilekçe neticesinde Efganî, İstanbul’dan sürgün edilmiştir.

Elbette Efganî’ye gelen tepkilerde, kendisinin tam olarak anlaşılmadığı da muhtemeldir. Birde dönemine göre uluslararası alanda tanınmış, genç yaşta İngiltere karşıtlığı ve ittihad-ı İslam fikirleriyle şöhrete kavuşmuş Efganî’nin, başkaları tarafından rakip görülmesi de ihtimal dahilindedir.

İstanbul ayrılmak durumunda kalan Efganî, sırasıyla Mısır, Rusya ve İran’da faaliyetlerde bulundu. Şah’ın daveti üzerine ikinci defa İran’a giden Efganî, burada Şah’tan reform yapması talebinde bulunur. Bu talep üzerine Şah, kendi iktidarına tehdit algıladığı Efganî’yi 1890’ının kış mevsiminde İran’dan çıkartır. 

İran’dan sınır dışı edildikten sonra, Sultan II. Abdülhamid tarafından İstanbul’a davet edilen Efganî, İran Şah’ının öldürülmesi olayına karışmış olabileceği kuşkusuyla zorunlu ikametle tecrit edilir. Efganî’nin ikinci kez İstanbul’a gelmesi ve buradaki faaliyeti ayrı bir makale konusudur.

Okunma Sayısı: 1302
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah

    27.10.2020 11:51:55

    "Nübüvette sanat gibidir,sonradan elde edilir" Fikri üzerine Cemalettin Efgani sürgüne gönderilir.Efgani neden böyle söylemiş,esas maksadı edir?makale de bununla ilgili bir izah yok.Ne kendi sinin bir izahı ve nede yazarın bir açık laması var. Bizim bildiğimiz, nübüvvet ilahi bir tavziftir,görevlendirmedir.Kesb le elde edilemez.Cenab-ı Hak'kın kul karı arasında seçtiği elçiliklerdir. Çalış ma ile kazanılan bir vazife değildir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı