"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ramazan (2)

Nurenda Yaşar Coşkun
15 Nisan 2023, Cumartesi
İnsan küçük bir kâinattır, kâinat ise büyük bir insan. Bu durum aslında ürkütücüdür.

Çünkü küçük dairede bir insan olarak nasıl olduğumuz büyük daire olan kâinatı da nasıl etkileyeceğimizi belirler. Ramazan ayının en güzel hikmetlerinden biridir insanın değişimi. Sünnete muvafık bir hayat tarzına geçiş için basamaktır bu ay. Bir fırsattır. Tüketmeye alışmış bir insanın yeniden üretmeye dönüş yolculuğudur.

Koca bir yıl boyunca kendimizde bir değişim arar dururuz. Keşke daha az yiyebilsem, israf etmeden yaşayabilsem, daha az harcasam, daha sade, sakin, alma değil de verme odaklı bir hayat sürsem deriz. Ramazan ayı eğer değerlendirebilirsek topyekûn bir hayat tarzı değişikliğini beraberinde getirir.

Her istediğimizi, istediği zaman yiyebilen bir insan müsrifliğinden, “yediğin vakit az ye ve yemekten sonra dört beş saat bir şey yeme” noktasına gelebiliyorsak ve bu hali otuz gün boyunca sürdürebiliyorsak hayat tarzı değişikliğimiz için büyük bir adım atmışız demektir. Sadece yeme içmedeki bir sünnet bizim kâinatı etkileyiş biçimimizi de büyük ölçüde değiştirir. Yemeği amaç olarak gören bünyelerimizde, yemeği araca çevirip; tüketen, biriktiren, harcayan ve bunun sonucu çöp üreten bir insan profilinden çıkarır bizi. Bu yüzden sofradan doymadan kalkma sünnetini çok iyi anlamak ve hissetmek gereklidir.

Sofradan doymadan kalkmak, bu dünya hayatının özetidir. Bu dünyada tamamen tüketici olamazsın, tam anlamıyla karnını doyuracağın yer değil burası mesajını verir. Doymadan kalkmak insanın faniliğini yüzüne çarpar. Israrla doyurmaya çalıştığımız midelerle bu mesajı anlamamız mümkün değildir. Beka isteğinin sonucudur doyurma isteği, oysa bu dünyanın geçici olduğunu okuyabilen kimseler için yemek belini doğrultmak için yediği bir iki lokmadır.

Ramazan ayının gündüzü nasıl ki oruçla geçiyorsa iftarı ve sahuru da sünnet odaklı olmalıdır ki bizde bir şeyler değişebilsin. Özellikle de Peygamberimizin yeme ve içmedeki sünnetini araştırıp kendi hayatlarımıza entegre etmek gerekiyor. Çünkü tüketimini kontrol altına alamayan bir mümin konfor alanından çıkamaz ve kulluğunu yükseltecek bir adım atamaz.

Okunma Sayısı: 1427
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı