"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vuslatın ta kendisi

Nuriye Sağdıç
01 Eylül 2026, Salı
Gün olur yollar kesişir. Zaman başkalar için atar ve değişir. Zarif bir tebessümle bast eden duygu selinde nihayet bulur yürekler. Yazılanların cümlesi cümlelere sığmayacak kadarken.

Kalem kaimdir bidâyeten ezelden. Gün yüzüne el’ân çıkar bizim için adem sandığımız. Tortular arınır, kasvetli bulutları çözünür göğün. Nârı ve nuru barındıran güneşin kavuşturduğunda karanlıkları tutuşturuşu gibi geceye giriftar olanı. Mazi müstakbeli çağırıp olanca gücüyle, bekaya uzanan bir dönüşün zaman kaybetmeye tahammülü kalmamıştır. Zerreler kürelerin hızıyla yarış ederken geri kalmaz hiçbir umut. Hasret manasına kavuşur yitirdiği yerde. Kimi ahretlik bir emaneti itinayla korur. Kimi özlem duyduğunun vuslatına adar varlığını. Leyla olur. Bîkarar dünyanın taştan duvarlarına sinince hayatların izdüşümü, rüyadan uyanmak istemez insan toprağa avdet edinceye dek. Kucağına basar ne varsa. Mutlulukları, heyecanları, huzuru, sevinci… Kollarını kocaman açmış bekler sabırla. Hayallerin edasıyla doldurur sepetini bembeyaz papatyalarla.

Yarı yarıya ihtimaller uğruna hayat öyle uzun değilken en doğruyu bulabilmek içindir çabaları. Her ne kadar farkında olsa da olmasa da aslında kendinden. İnsan kendini arar bir nevi. Noksanlıklarını ikmal edecek, hem de noksan ikmal edebilecek bir yarım elma misali. Tetabuk eden bir bütünün nısfını. Dinin yarısını korumakla elde edilen bir kazançla. Kulluktan ötelere gidilmeyen bir cehdle/ gayretle. Yaşamayı ve yaşamı bir nevi intizamlı hale mübadele. Kul iken nicesi eklenir sıfatlarına bir bir. İmtihanları değişir, kendisinin değişmediğini düşünürken. Zorluklara kolaylıkların tebdili nispetinde tutunur hayata. İnşirahlar sınandığından tevahhuş etmediği müddetçe.

Hoyratça bir benliğin kuvvet bulmasından; zahiren mutantan, bâtınen kof bir varlığa sahip bireylerden başkası çıkmayan ortaya. Kavileşmiş varlığına artık gem vurulmaz da enaniyetin. Sahibini ihtirasların, hırsların, egoların… Hülasa, geçici ne varsa faidesiz; hatta amel defterini alt üst eden bir mahzeni. Bu âlemde ne için olduğunu, ne maksatla gönderildiğini… Tezyin ede ede fânîyi neredeyse ötelere hiçbir şey bırakmaz. Neticesi ve akıbeti hüsrana dönüşeceğine yüzbinlerce şahidi kulak ardı eden. Yoksa çıkmazlardan kurtulmak ne mümkün.

Her bir zerresini yazık etmeksizin saklayan bir müdakkik kameranın önünde başroldür. Erkekse cesaret ve sahavetin, kadınsa şefkat ve nezaketin timsali. Eksiklerini/eksikliklerini, hata ve zaaflarını birer birer törpüleme ilk niyetle başlar belki de.

Evvela kendi nefsini terbiye ve ardından emanet verilenlere… Bihakkın eda edebilmek gayretini kuşanır.

Başka bir ruh için atar kalbi adeta. Nihayetsiz aczi ve fakrı nihayetsiz bir kudrete, rahmete raptedip acizliği fakirliği makbul bir şefaatçi kılmak.

Dünyanın ezici, boğucu işleri tahtında kurulmuşken ruhunu kâmil edecektir. Artık ağırlıklar birer yük değil, mutluluk membaı tatlı çabalardır. Ahiret azığına tedarik olan. Abartısız sadakalara dönüşür uykusuzluğa, açlığa, bitkinliğe tahammülü.

Her şeyin sahibinden gafletle acır yürek. Endişeler duyguları kaplayan bir fırtına misali. Sağanaklar köz olmuş yağar gözlerden yüreğe. Yağdıkça yaka belli ki. Yağdıkça gece gündüze karışır. İmanı muhafaza ve takviye eden bir yoldaşla şüphesiz her şey daha âsân ve itinalı olur. Ne zaman teslimiyet tezyin edilip dolsa avuçlarına tefriş olur nazenince dualar.

Bir an olsun içimizdeki yerini terk etmeyen bir nefer misli hislerimiz. El ele çıkılmış iki kişilik bir yolculuğun serüveni... Sırf dünyaya ve dünyalıklara münhasır kalmaması hazinelerin asla kaybedilmediği vuslatların ta kendisidir.

“Nev-i beşerin hayat-ı dünyeviyesinde en cem’iyetli merkez ve en esaslı zenberek ve dünyevî saadet için bir Cennet, bir melce, bir tahassüngâh ise; aile hayatıdır.”

(Bizim Aile dergisi, Ağustos 2026 sayısından alınmıştır.)

Okunma Sayısı: 132
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı