"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fon skandallarının gölgesindeki kırk yıllık rant düzeni-4

Nurullah UDUN
12 Ekim 2026, Pazartesi
Önceki üç yazıda fon skandallarının kırk yıllık bir sermaye düzeninin ürünü olduğunu tartıştık. Asıl soru ise şudur:

“Demokrasiyi konuşmadan fonları konuşanların, AKP’lilerin yerinde olmaları halinde bire on bin kazanmak için kapalı fonlara dalmayacaklarını nereden bileceksiniz?”

Bu soru, meselenin sadece şahsî bir takva ya da şahsî ahlâk meselesi olmadığını, sistemden kaynaklanan bir denetim ve kurumlar krizi olduğunu ortaya koyar. İktisat tarihi göstermiştir ki hesap verme zorunluluğunun olmadığı, şeffaflığın ortadan kalktığı ve denetim mekanizmalarının felç edildiği her yapıda sermaye yozlaşır.

Bugünkü fon soruşturması bunun canlı bir örneğidir. SPK (Sermaye Piyasası Kurulu), 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunu tasfiye etme kararı aldı. Ancak kurul, 18 Eylül’deki açıklamasında krizden 2025’in son çeyreğinden beri haberdar olduğunu kabul etti. 2022-2026 arasında SPK’nın başında bulunan eski başkan ise soruşturmada şüpheli olarak ifadeye çağrıldı. Savcılığın 46 şirket ve 18 fon hakkında verdiği tedbir kararları da birkaç gün içinde SPK’nın yazısı üzerine kaldırıldı. Denetleyenle denetlenenin birbirine karıştığı bir yapıda bu vurgun şaşırtıcı değildir.

Yargı bağımsızlığının askıya alındığı, yargıç teminatının yok edildiği; SPK, Maliye ve BDDK’nın (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) liyakatle değil siyasi sadakatle yönetildiği; Sayıştay’ın denetim yetkisinin tırpanlandığı ve raporlarının sansürlendiği; Kamu İhale Kanunu’nun yüzlerce kez değiştirilerek adrese teslim ihalelerin kural haline geldiği bir ülkede, iktidara hangi parti veya seküler elit gelirse gelsin sonuç değişmeyecektir. Güç tekelleştiğinde ve cezasızlık zırhına büründüğünde insan tabiatı rantın cazibesine direnmez. Bugünün muhaliflerinin soyut bir “biz ahlâklıyız, yapmayız” iddiası, kurumsal denge-denetleme güvenceleri inşa edilmediği sürece havada kalmaya mahkûmdur.

Bu kurumsal çöküşün en çarpıcı sonucu, yolsuzluk iddialarının bile kamuoyunda kutuplaşmış biçimde algılanmasıdır. 17-25 Aralık 2013 soruşturmaları iktidar cephesince bir “yargı darbesi” girişimi olarak okunurken, muhalefet aynı dosyaları çürümenin belgesi saydı. Bugün CHP’li belediyelere, başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmalarda tablo tersine döndü: iktidar cephesi yargı süreçlerini hırsızlığın isbatı olarak sunarken, muhalefet bunları siyasî operasyon olarak görüyor. Her iki taraf da kendi safındaki iddiayı komplo, karşı saftakini ahlâkî çöküş olarak okuyor.

Bu çifte standardın kaynağı tarafların ahlâkı değil, yargıya duyulan güvenin yok olmasıdır. Bağımsız ve tarafsız bir yargının bulunmadığı yerde hiçbir iddianame ikna edici değildir; suçlu da masum da aynı şüphenin içinde kaybolur. Yolsuzlukla mücadele, ancak kim hakkında olursa olsun aynı ölçüyle işleyen bir hukuk düzeniyle mümkündür.

Türkiye’de servet transferinin adı dönemden döneme değişti: Hayalî ihracattan batık bankalara, özelleştirmeden örtülü fon vurgunlarına uzandı. Aktörler kılık değiştiriyor; ancak 12 Eylül ile omurgası kırılan, Özal ile rotası çizilen sömürü çarkı yerinde durduğu müddetçe milletin payına düşen yoksulluk değişmeyecektir.

Elbette bu tespit, bugünün sorumlularını aklamaz. Fukara milletin ekmek parasına el uzatan, kamu gücünü şahsi zenginleşme aracına dönüştüren her bir aktörden hukuk önünde hesap sorulmalıdır. Ancak gerçek bir adalet ve özgürleşme; hem yereldeki rant çeteleriyle hem de onları besleyen küresel finansal tahakkümle eş zamanlı hesaplaşmaktan geçer.

Okunma Sayısı: 166
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı