"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Paylaştırıyor

12 Temmuz 2020, Pazar 00:02
Şunlar yoldan çıkmış!

Bunlar sefahette imiş! Ötekiler Allah’ın emirlerini yapmıyormuş! İyi de güzel kardeşim, senin benim vazifemiz bâtılı iyice tasvir etmek, fenalıkları, kötülükleri takip edip anlatmak değil ki. Sonra dalâlete, küfre düşenleri elbette ki Allah görüyor… Ve İlâhî emirlerini yollamış. Tebligatını yap! Güzelce ne anlatmak istiyorsan halinle, fiilinle, hayatında yaşa, göster, numune ol… Gerisine karışma, çünkü bundan itibaren Allah’ın vazifesini bil, ve ısrarcı olma!

Kâinatta, küreler arasında, ucu bucağı görünmeyen, bilinmeyen semanın yüzünde, dünyada güzellikler var, bak; gör! Çirkinliği ve güzelliği ayırt etmek noktasından zihnini, aklını, kalbini ve ruhunu zorla. İnsanlara bak ve elindeki Kur’ânî, İslâmî ve imanî ölçülerle/mizanlarla burada iyilikleri, güzellikleri, faydayı, zararı ve bunları yapanları, işleyenleri ayırt etmeye çalış. İşte bu konuda kafanı yor, çalış, gayret et ve mesaini teksif et!... Neticede göreceksin ki, bir Allah var. Her şeye gücü yeter. Bildiğin bilmediğin, gördüğün görmediğin bütün nimetlerin sahibi O’dur ve O sana verir. Unutma Allah takdir etmiş, nasibine koymuşsa nimetlerinden faydalanabilirsin. Aksini düşünerek kendini zorlama! Başından itibaren sınıfta kalırsın.

Ticaretle uğraşanları düşünün. Başından sonuna kadar hesap kitap. Neden niçin? Adamlar neticeye bakıyor, ticaretimi düşündüm, yaptım; neticede ne kazandım, kârım ne kadardır? Belki çok düşünülmese de zararım ne kadardır?

Allah (cc) söylüyor dünyaya ticaret için yollandınız… Ve herkes bunu biliyor, öğrenmiş ve benimsemiş; dünya bir ticarethanedir. Ama dünyayı verip, dünyayı alıp; dünyayı kazanmak ve kaybetmek ticarethanesi değil! Peki nasıl olacak? Dünyada dünya metaını vererek ve düşünmeyerek ahiret için ticaret yapmak ve ahirete dair neticelerle alâkalı olarak kârlar, kazançlar elde etmek. Neyi ne kadar, ne miktarda kazanacağını merak edenler yüce kitabımız Kur’ân’a kulak vermelidirler ve onu dinleyip o müjdeli vaad ve mükâfatları, hediyeleri öğrenebilmelidirler.

Evet, bütün bu inkâr edilemez ve güneş gibi parlayan gerçekleri nazarımıza/gözümüzün önüne alarak kendi ruh, akıl ve kalp dünyamız da ikna olduktan sonra bütün bunları başkalarıyla paylaşabilmemiz önemlidir. 

Kimlerle paylaşalım? Ailemizle, çoluk çocuğumuzla, yakın uzak akrabalarımızla, arkadaşlarımızla, yakın çevre insanlarıyla ve hakeza ihtiyaç olabildiğine inandığımız bütün insanlarla paylaşabilmeliyiz. 

Unutmamalıyız ki, paylaşmak, bölüşmek, birbirine ikram etmek, kendi hoşumuza gittiğine inandığımız her şeyi başkalarının da beğenilerine sunabilmek bir saadettir/mutluluktur ve sevinç kaynağıdır.

Paylaşabilmek kendi başına bir değer ve fayda olduğu gibi, sosyal hayatımızın da vazgeçilmez bir kültür ögesi, âdeti ve töresidir. 

Paylaşmak bizler bütün bu güzel vasıfları fiiliyata, amele, faydalı ve güzel hallere dönüştürebilmeliyiz ki, Cenab-ı Hâk kâinatta her şeyi, herkesle paylaştırıyor ve bizlere bir çağrıda bulunuyor.   

Okunma Sayısı: 1102
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı