"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yüzünden değil de; derinden...

14 Haziran 2020, Pazar 00:04
İnsan nasıl ki en küçük bir varlığıyla virüse mağlûp ediliyor…

İnsanlık Yaratıcının kuvvet ve kudretinin en küçük müdahalesiyle yerle bir oluyor… İnsanın maddî varlığında güç ve kuvvetinin bir hiç olduğu ilân ediliyor…

Manevî yönü, insanın manevî yönü de aynen bu şekilde… Küçük zannettiği veya nefis, şeytan ve şüphelerin küçük gösterdiği, zayıf ve tesirsiz diye insana kabul ettirdiği ve işlettiği günahlar da; kale ve sur zannedilen, kabul ettirilen insanı yıkıyor, altedip yerle bir ediyor…

Bediüzzaman’ın ifadelerinde küçük bir nokta olarak tesmiye edilen bir kara lekecik marifetli günahlar bir de bakmışsınız ki o bembeyaz fıtrî insan hayatından sayfaları karartır, kapkara kaplıyabiliyor…

İnsan eğer iyilikte ve fayda maslahatlı işlerde, amellerde Rabbine inansa, iman etse ve gereğini yani ubudiyetini yerine getirse; kâinat çapında bir kuvvet ve kudreti arkasında hissederek aklıyla, fikriyle dünyevî işlerde de muvaffak olsa; belki Rabbinin ihsan ve ikramına, lütfuna ve keremine mazhar olmuş olabilir.

Bir makinenin bile kemal nokta da çalışabilmesi ve tam verimli olabilmesi için bir derecesi, haddi ve mükemmele ayarlanmış bir sınırı vardır… Öyle de bu insancık, makinecik de eğer imanını elde etse ve bu taklidi imanını; bütün küfür ve şübehata mukavemet edecek, onları mağlûp edebilecek şekilde tahkiki derecesine getirebilse işte o zaman yaratılmışlar içerisinde en mükemmel  sınır olan Ahsen-i takvime ulaşabilir ve Halife-i arz sıfatını elde edebilmek için kâinatı okuyabilecek nazarlara ve adımlara sahip olabilir…

Lâfla  tahkiki iman olmaz… Tahkiki imanın mahiyetini bilmekle, tahkiki iman yaşanmış olmaz… 

Kâinattaki yaratılmış her varlığın yaratıcıya itaat ve inkiyadını hayatlarıyla gösterdikleri gibi insanda eğer elde edebilirse tahkiki imanı ve mertebelerini ilmel yakin, aynel yakin ve hakkal yakin ile ubudiyerine muvaffak olur ve insanı arşa çıkmak için kendisine bir değil, binlerce, milyonlarca pencereler açabilir…

Muhatap olabileceğimiz ve nazarlarımıza çarpan şekliyle tahkiki iman sahibiyiz diye nazlı, nazende hallere girenlerin en ufak bir menfaatte ve küçük bir küfrü saldırıda; hallerden hallere girmeleri; havf, çekinme ve vesveselere düşmeleri, Allah muhafaza kudsî hizmetleri tatile uğratmaları gösteriyor ki, tahkiki iman değil, daha taklidi imanın bile dereceleri, mertebeleri arasındaki gelgitte’dirler…

Cenab-ı Hak hepimizi imanî eserleri yüzünden değil de derinden ve kendine anlayarak okuyanlardan eylesin inşallah…

Okunma Sayısı: 883
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı