"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ey Hürriyet-i Şer’î! Seni ömr-ü ebedî ile tebşir ediyorum

Risale-i Nur'dan
29 Temmuz 2026, Çarşamba
[Bediüzzaman Said Nursî’nin ilân-ı Hürriyetin üçüncü gününde irticalen söylediği ve sonra Selânik’te Hürriyet Meydanında tekrar ettiği ve o zamanın gazetelerinin neşrettikleri nutkunun suretidir.]

HÜRRİYETE HİTAP

Ey Hürriyet-i Şer’î!

Öyle müthiş ve fakat güzel ve müjdeli bir sadâ ile çağırıyorsun; benim gibi bir Şarklıyı tabakat-ı gaflet altında yatmışken uyandırıyorsun. Sen olmasaydın ben ve umum millet zindan-ı esarette kalacaktık. Seni ömr-ü ebedî ile tebşir ediyorum. Eğer aynü'l-hayat-ı Şeriatı menba-ı hayat yapsan ve o cennette neşv ü nemâ bulsan, bu millet-i mazlumenin de eski zamana nisbeten bin derece terakkî edeceğini müjde veriyorum. Eğer hakkıyla seni rehber etse, ağraz-ı şahsî ve fikr-i intikam ile sizi lekedar etmezse... "El-azametü lillahi ve'l-minnetü lehû" [Büyüklük Allah’ındır ve minnet de yalnız Ona mahsustur] ki bizi kabr-i vahşet ve istibdattan ihraç ve cennet-i ittihad ve muhabbet-i milliyeye davet etti.

Yâ Rab! Ne saadetli bir kıyamet ve ne güzel bir haşir ki "Ve'l-ba'sü ba'de'l-mevt" [Öldükten sonra diriliş] hakikatinin küçük bir misalini bu zaman bize tasvir ediyor. Şöyle ki:

Asya’nın ve Rumeli’nin köşelerinde medfun olan medeniyet-i kadime hayata başlamış ve menfaatini mazarrat-ı umumiyede arayan ve istibdadı arzu edenler [Keşke toprak olaydım. (Nebe’ Suresi: 40)] demeye başladılar. Yeni hükûmet-i meşrutamız mu’cize gibi doğduğu için, inşaallah, bir seneye kadar [Henüz beşikte bir çocuk iken konuştu. (Meryem Suresi: 29. Âyetten iktibasen)] sırrına mazhar olacağız. Mütevekkilâne, saburâne tuttuğumuz otuz sene ramazan-ı sükûtun sevabıdır ki, azapsız, cennet-i terakkî ve medeniyet kapılarını bize açmıştır. Hâkimiyet-i milliyenin beraat-i istihlâli olan kanun-u şer’î, hâzin-i Cennet gibi, bizi duhule davet ediyor. Ey mazlum ihvan-ı vatan! Gidelim, dâhil olalım. Birinci kapısı Şeriat dairesinde ittihad-ı kulûb, ikincisi muhabbet-i milliye, üçüncüsü maarif, dördüncüsü sa’y-i insanî, beşincisi terk-i sefâhettir. Ötekilerini sizin zihninize havale ediyorum. Zira davete icabet vacibdir.

Eski Said Dönemi Eserleri, Nutuk, s. 90

LÛGATÇE:

ağraz-ı şahsî: şahsî garazlar, kinler, kötü niyetler ve düşmanlıklar.

aynü’l-hayat-ı Şeriat: Şeriatın hayat çeşmesi, dirilik veren suyu, âb-ı hayatı.

beraat-i istihlâl: iyi bir alâmet, güzel bir başlangıç.

duhûl: dâhil olma, içine girme.

hâzin-i Cennet: Cenneti koruyan bekçiler.

hükûmet-i meşruta: Meşrutiyet hükûmeti.

hürriyet-i şer’î: sınırlarını İslâm’ın çizdiği hürriyet, özgürlük.

ihvan-ı vatan: vatan kardeşleri, vatandaşlar.ö

ittihad-ı kulûb: kalplerin birliği.

kabr-i vahşet ve istibdat: vahşet ve istibdat (keyfî, baskıcı yönetim) kabri.

maarif: eğitim, öğretim, bilgi.

mazarrat-ı umumiye: umuma ait zararlar, herkesin zararları, herkesin zarar görmesi.

medeniyet-i kadime: eski medeniyet.

medfun: gömülü.

neşv ü nemâ: büyüme ve yetişme, gelişme.

ömr-ü ebedî: ebedî ömür, sonsuz hayat.

sa’y-i insanî: insanın çalışması.

Şarklı: Doğulu.

tebşir: müjdeleme.

terakkî: yükselme, ilerleme, gelişme.

terk-i sefâhet: dinen yasak olan zevk ve eğlencelere düşkünlüğü terk etme.

Okunma Sayısı: 217
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı