"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İmandan gelen şehamet her vakit mu’cizeler gösterebilir

Risale-i Nur'dan
09 Haziran 2026, Salı
(Dünden devam)

Der: “Yaşayınız; fakat bir tek adam bana hıyanet etse, yakarım, yıkarım!”

Şayet bir adam hakka sadâkat namına onun kâfirâne zulmüne karşı hıyanet etse, Ayasofya’ya iltica etse, milyarlara değer o mukaddes binayı harap eder. Veyahut, bir köyde ona bir hain bulunsa, çoluk çocuğuyla mahvetmek; veya bir cemaatte ona muzır biri varsa, cemaati ifna etmek, her vakit kendinde salâhiyet görüyor. Lânet o medeniyete ki, ona o salâhiyeti vermiş! Acaba, bütün millet bir kalpte –hem münafık hançer-i zulmünden mütelezziz olacak ahmak bir kalpte– ittifakından daha muhâl ne var?

Şeytan gibi hasis hisleri, fena ahlâkları teşcî’ ve himaye eder, iyi hisleri söndürür. Hem insanî, İslâmî hayatı men etmekle beraber, muvakkat hayvanî bir hayatı, iki genc-i mücehhez pençeli; ekseriyeti kazanmak için, imhayı esas program yapmış; iki kelbi iki ciğerimize musallat ederek, bizi silâhtan tecrit ediyor. İşte onun himayeti; işte hayatımız!

O hasım, gösterdiği kin ve husumet harpten neş’et etme değildir. Harpten olsaydı, tabiî mağlûbiyetimizle sairlerin husumeti gibi sükûnet bulurdu. Hem hasmın, uzakta çirkin yüzündeki riyâkârâne çizgileri güzel zannedilirdi. Yakında görenler, inşaallah daha aldanmaz.

[“Nasıl ki, zaruretler haramları helâl kılıyorsa, aynı şekilde zorlukları da kolaylaştırır.” (Arabi ibarenin meali)] Korkaklıkta darb-ı mesel hükmünde olan tavuk, çocukları yanında iken, şefkat-i cinsiye sebebiyle câmusa saldırır. İşte dehşetli bir cesaret.

Hem darb-ı mesel olmuş keçi, kurttan havfı, ıztırar vaktinde mukavemete inkılâb eder. Boynuzu ile kurdun karnını deldiği vâkidir. İşte harika bir şecaat.

Fıtrî meyelân mukavemetsûzdur. Bir avuç su, kalın bir demir gülle içine atılsa, kışta soğuğa maruz bırakılsa, meyl-i inbisat demiri parçalar.

Evet, şefkatli tavuk cesareti, hamiyetli keçi ıztırarî şecaati gibi; fıtrî bir heyecan, demir güllede su gibi, zulmün bürudetli husumet-i kâfirânesine maruz kaldıkça, her şeyi parçalar. Rus mojikleri buna şahittir.

Bununla beraber, imanın mahiyetindeki harikulâde şehamet, izzet-i İslâmiyetin tabiatındaki âlempesend şecaat, uhuvvet-i İslâmiyenin intibahıyla her vakit mu’cizeleri gösterebilir.

Eski Said Dönemi Eserleri, Hutuvat-ı Sitte, s. 326

LUGATÇE:

âlempesend: herkesin beğendiği.

genc-i mücehhez: cezbedici şeylerle donatılmış hazine.

havf: korku, korkma.

ifna etmek: yok etmek.

intibah: uyanış, uyanıklık.

izzet-i İslâmiyet: İslâm dininin izzeti, yüceliği, yüksekliği.

mojik: köylü; fakir halk.

mukavemetsûz: karşı konulmaz.

şecaat: yiğitlik, yüreklilik, cesaret.

şehamet: zekâ ile beraber olan cesaret, aklın kontrolünde olan yiğitlik.

teşcî’: cesaret verme, cesaretlendirme.

uhuvvet-i İslâmiye: İslâm kardeşliği.

Okunma Sayısı: 274
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı