Güya ilim, irfanla arz-ı endam eyledin,
Yedinci tepesine, çıktın yedi tepenin,
"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" sözüne,
Ruhsuz bedenler ile set oldunuz önüne.
Kırmızıyı görende kudurmuştan beterce,
Doğruluğun emrini niye engelliyorsun,
Ki o cehle bulanmış seni yetiştiren güç,
Müslümanın yurdunda zorbalık taslıyorsun.
Öyle bir halt ettin ki şaşırtmıyorsun asla,
İblise taş çıkarttın, Ebu Cehil'e şapka,
Sana alkış tutanlar, alkışlar düşmanı da,
Karanlık mihrakların tuttuğu bir maşasın.
Hiç yabancı gelmedi yaptığın çirkinlikler,
On dört asır önce de engel oldu müşrikler,
Yüz yıllardır geziyor işte Ebu Lehebler,
Cinsin bozukmuş meğer dönüp aslına çektin.
İstediğin dövizi sen açarken hürsün de,
Bu dövizi açan da hiç mi hür değil sence?
Hangi aklı ve zihni örtüklerden ders aldın?
Yedi kere yedi kat yerin dibine battın.
Bir de hukuk okudun, adaleti öğrendin!
Yarın hâkim ve savcı avukat olacaksın,
Hâlbuki niyetini daha baştan bozmuşsun,
Yazık, çekeceği var, bu milletin sizlerden!
Ezan, bayrak ve Kur'ân bir de kanla sulanan,
Mukaddesatımıza düşman oldun her zaman.
Ekmeğini aşını yiyip semireceksin,
Bu milletin dinine kalkıp küfredeceksin.
Üç kıta altı asır derken ne anlıyorsun?
Çanakkale Harbini var mıdır duymuşluğun?
İstiklâl Marşı'mızı acep biliyor musun?
Yoksa sen ecnebinin marşıyla mı büyüdün?