"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yaz tatili mi, hizmet tatili mi?

Abdurrahman TAN
28 Temmuz 2026, Salı
Yaz mevsimi, çoğu insan için dinlenmenin, seyahatin ve günlük hayatın temposunun değiştiği bir dönemdir.

Okullar kapanır, çalışma hayatı nispeten hafifler, insanlar ailelerine ve sevdiklerine daha fazla vakit ayırır. Bütün bunlar hayatın tabiî akışı içinde gerekli ve faydalıdır. Ancak Bediüzzaman Said Nursî, yaz mevsimine sadece mevsimsel bir değişim olarak bakmaz; onu aynı zamanda manevî hayat açısından dikkat edilmesi gereken önemli bir imtihan dönemi olarak değerlendirir.

Şöyle der: “Bu yaz mevsimi, gaflet zamanı ve derd-i maişet meşgalesi hengâmı [...] gayet kuvvetli bir metanet ve vazife-i Nuriye-i kudsiyede bir sebat olmazsa, Risale-i Nur’un hizmeti zararına bir atalet, bir fütur ve tevakkuf başlar.”1 Ardından bu hakikati tamamlayan şu ifadeyi kullanır: “Bu atalet mevsimi ve gaflet zamanı ve derd-i maişet iptilâsı zamanında cüz’î bir iştigal de ehemmiyetlidir.”2 Bir başka mektubunda ise, “Bilirsiniz ki, yaz mevsiminde dünya gafleti ziyade hükmeder. Ders arkadaşlarımızın çoğu fütûra düşüp tâtil-i eşgale mecbur oluyor. Ciddî hakaikle tam meşgûl olamıyor.”3 diyerek aynı hakikati farklı bir yönüyle ifade eder.

Bu üç ikaz birlikte değerlendirildiğinde, Bediüzzaman'ın yaz mevsimini değil, yazın beraberinde getirdiği gaflet, rehavet ve dağınıklık tehlikesini nazara verdiği görülür. Çünkü yaz aylarında insanın gündemi kolayca değişebilir. Tatil planları, misafirlikler, sosyal faaliyetler, düğünler, ekonomik meşguliyetler ve günlük koşuşturma, manevî hayatı fark ettirmeden ikinci plana itebilir. Derslere gidilmez, okumalar azalır, hizmet faaliyetleri yavaşlar. İnsan, bunu bilinçli olarak istemese bile zamanla gevşemeye başlayabilir. İşte "atalet", "fütur" ve "tevakkuf" denilen hâller çoğu zaman böyle sessizce ve fark edilmeden ortaya çıkar.

Dikkat çekici olan ise Bediüzzaman problemi açıklamakla kalmaz çözümü de dile getirir. Çözümü ağır bir yük olarak değil tam aksine, "cüz'î bir iştigal de ehemmiyetlidir." diyerek devamlılığın önemine işaret eder. Çünkü zor zamanlarda yapılan az fakat sürekli bir hizmet, uzun aralıklı büyük gayretlerden daha bereketli olabilir. Her gün birkaç sayfa Risale-i Nur okumak, kısa bir ders halkasına katılmak, bir hakikati paylaşmak, bir kardeşi ziyaret etmek veya hâlini sormak bile manevî canlılığın korunmasına vesile olabilir. Önemli olan yapılan işin büyüklüğü değil, hizmet bağının kopmamasıdır.

Okulların kapanmasıyla birlikte birçok öğrenci ve eğitimci tatil dönemine girerken, yaz aylarını manevî gelişim için bir fırsata dönüştürerek okuma programlarına devam eden gençleri, onları teşvik eden aileleri, fedakârca rehberlik eden eğitimcileri ve eğitimcilerin ailelerini gönülden tebrik etmek gerekir. Onlar, yaz mevsiminin sadece dinlenme zamanı olmadığını; aynı zamanda okuma, tefekkür ve şahsî gelişim için önemli bir imkân sunduğunu yaşayarak göstermektedirler. Tatilin rehavetine kapılmadan ilim ve iman yolculuğunu sürdüren bu gayretli insanlar, Bediüzzaman'ın ifade ettiği "cüz'î bir iştigal de ehemmiyetlidir" ölçüsünü fiilen hayata taşımaktadır. 

Şüphesiz bugün atılan bu küçük ama istikrarlı adımlar, gelecekte hem şahsî hayatın hem de toplumsal hizmetlerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesine vesile olacaktır.

Dipnotlar:

1- Emirdağ Lâhikası, s. 71.

2- Kastamonu Lâhikası, s. 269.

3- Barla Lâhikası, s. 171.

Okunma Sayısı: 208
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı