"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kur’ân’ın bir tek kelimesinin benzeri nasıl getirilemez?

Risale-i Nur'dan
28 Aralık 2020, Pazartesi
Eğer denilse: "Mübalâğa görünüyor ve akıl kabul etmiyor. Çünkü beşerin sözlerinde Kur’ân cümlelerine benzeyen çok cümleler var. Bu sözün sırr-ı hikmeti nedir?"

Eğer denilse: Bazı muhakkik ulema demişler ki: “Kur’ân’ın bir sûresine değil, bir tek âyetine, hatta bir tek cümlesine, hatta bir tek kelimesine muaraza edilmez ve edilmemiş.” Bu sözler mübalâğa görünüyor ve akıl kabul etmiyor. Çünkü beşerin sözlerinde Kur’ân cümlelerine benzeyen çok cümleler var. Bu sözün sırr-ı hikmeti nedir? 

Elcevap: İ’caz-ı Kur’ân’da iki mezhep var:Mezheb-i ekser ve râcih odur ki: Kur’ân’daki letaif-i belâgat ve mezâyâ-yı maânî, kudret-i beşerin fevkindedir.

İkinci, mercuh mezhep odur ki: Kur’ân’ın bir sûresine muaraza kudret-i beşer dahilindedir; fakat Cenab-ı Hak, mu’cize-i Ahmediye (asm) olarak men etmiş. Nasıl ki bir adam ayağa kalkabilir; fakat eser-i mu’cize olarak bir nebî dese ki “Sen kalkamayacaksın”; o da kalkamazsa mu’cize olur. Şu mezheb-i mercuha “Sarfe Mezhebi” denilir. Yani Cenab-ı Hak cin ve insi men etmiş ki Kur’ân’ın bir sûresine mukabele edemesinler. Eğer men etmeseydi, cin ve ins bir sûresine mukabele ederdi. İşte şu mezhebe göre, “Bir kelimesine de muaraza edilmez” diyen ulemanın sözleri hakikattir. Çünkü madem Cenab-ı Hak i’caz için onları men etmiş; muarazaya ağızlarını açamazlar. Ağızlarını açsalar da, izn-i İlâhî olmazsa kelimeyi çıkaramazlar.

Amma mezheb-i râcih ve ekser olan mezheb-i evvele göre dahi, o ulemanın beyan ettiği fikrin şöyle bir ince vechi vardır ki:

Kur’ân-ı Hakîm’in cümleleri, kelimeleri birbirine bakar. Bazı olur, bir kelime on yere bakar; onda, on nükte-i belâgat, on münasebet bulunuyor; nasıl ki İşârâtü’l-İ’caz namındaki tefsirde, Fatiha’nın bazı cümleleri içinde ve “Elif lam mim. Şu yüce Kitap ki onda asla şüphe yoktur.” Bakara Sûresi: 1-2.] cümleleri içinde, şu nüktelerden bazı numuneleri göstermişiz.Meselâ, nasıl ki münakkaş bir sarayda, müteaddit, muhtelif nakışların düğümü hükmünde bir taşı, bütün nakışlara bakacak bir yerde yerleştirmek, bütün o duvarı nukuşuyla bilmeye mütevakkıftır. Hem nasıl ki insanın başındaki göz bebeğini yerinde yerleştirmek, bütün cesedin münasebatını ve vezaif-i acibesini ve gözün o vezaife karşı vaziyetini bilmekle oluyor. Öyle de, ehl-i hakikatin çok ileri giden bir kısmı, Kur’ân’ın kelimatında pek çok münasebatı ve sair âyetlere, cümlelere bakan vücuhları, alâkaları göstermişler. Hususan ulema-i ilm-i huruf daha ileri gidip, bir harf-i Kur’ân’da bir sahife kadar esrarı, ehline beyan ederek ispat etmişler.

Hem madem Hâlık-ı Külli Şey’in kelâmıdır; her bir kelimesi, kalp ve çekirdek hükmüne geçebilir. Etrafında esrardan müteşekkil bir cesed-i manevîye kalp; ve şecere-i maneviyeye çekirdek hükmüne geçebilir.

İşte insanın sözlerinde, Kur’ân’ın kelimeleri gibi kelimeler, belki cümleler, âyetler bulunabilir. Fakat Kur’ân’da çok münasebat gözetilerek bir tarz ile yerleştirildiği yerde, bir ilm-i muhit lâzım ki öyle yerli yerine yerleşsin.

Mektubat, s. 225

LÛ­GAT­ÇE:

Hâlık-ı Külli Şey: Kâinatta var olan her şeyin yaratıcısı, Allah.

i’caz-ı Kur’ân: Kur’ân’ın mu’cizeliği.

ilm-i muhit: Her şeyi ihata edici, kuşatıcı ilim.

letaif-i belâgat: Belâgatteki incelikler, ifadelerdeki edebî güzellikler.

mercuh: Başkası ona tercih edilmiş olan.

mezâyâ-yı maânî: Manalardaki meziyetler, üstünlükler.

mezheb-i ekser ve râcih: Üstün olan, tercih edilen ve çoğunluğun görüşü, yolu.

muaraza: Karşı gelme, sözle mücadele etme.

ulema-i ilm-i huruf: Harf ilmiyle uğraşan âlimler.

vezaif-i acibe: hayrette bırakan, harika, şaşırtıcı görevler.

Okunma Sayısı: 1499
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk çalık

    28.12.2020 15:41:29

    Saraydaki taş örneği Kur'an tek bir ayetinin dahi taklidinin mümkün olmadığını gösteriyor. Yani mevzu herhangi bir kelime ya da cümle kurmak değil. Mevzu yani mucize olan kısım tek kelimeye onlarva hikmet, münasebet, belagat, fesahet sığdırmak. En güçlü yazarın ya da herhangi bir şahsı manevinin dahi bu durum gücünü aşar. Zira beşerin sınırı vardır. Bir yerde tıkanacaktır. Oysaki sınırı olmayan zat (cc) tüm sınırlamalardan münezzehtir vesselâm...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı