"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mutluluğun doğru adresi

Sami CEBECİ
09 Haziran 2024, Pazar
İnsanoğlu, hayatının her alanında sürekli mutluluğu arar ve mutlu bir hayat yaşamayı her zaman ister. Mutluluk, insanın zâhiri ve bâtıni duygularını tatmin ederek elde ettiği bir huzur hâlidir.

Batı medeniyetinin insanlığa sunduğu mutluluk modeli ile İslâm dininin sunduğu mutluluk modeli kıyaslandığında çok büyük farklar görülür. Batı medeniyeti, haram ve helâl ayrımı yapmadan her türlü lezzet ve zevkleri elde etmeyi, acı ve elemlerden ise çeşitli vasıtalar kullanarak uzak kalmayı hedefler.

Batı medeniyeti, dünyayı esas alan ve iman hakikatlerini inkâr ederek âhiret âlemini yok kabul eden bir yaklaşımla, bedeni hazları ve nefsâni duyguları tatmin etmeye çalışır. Bu yolda kadın faktörünü alabildiğine kullanır. Hadis-i şeriflerde “Âhirzamanda fitneler o kadar cazip bir hâl alır ki, kimse nefsine hâkim olmaz.” denilerek bu noktaya dikkat çekilmiştir.

Âhirzaman fitnelerini ateşleyen ve tahrik eden deccal komitesinin en mühim bir kuvvetinin Yahudiler olacağı haber verilmiştir. Hem kapitalizmin ve hem de komünizmin kurucuları Yahudilerdir. Kur’an-ı Kerim’de onlara zillet ve meskenet damgası vurulduğu söylenir. Asırlarca yersiz, yurtsuz ve vatansız yaşayan, bulundukları ülkeleri her fırsatta karıştırdıklarından katliam, soykırım ve sürgünlere muhatap olan bu millet, Orta doğuda nihayet İsrail devletini kurduktan sonra, bu bölgenin de huzuru tamamen bozulmuş ve bu devlet Orta Doğuya bir hançer gibi saplanmıştır. Onlar, severek dünya hayatını yaşarlar ve bağlanır kalırlar. Her türlü fitnelerde kadın faktörünü sonuna kadar kullanan ve yaygınlaştıran da bu millettir.

Batı medeniyeti, nokta-i istinat olarak kuvveti kabul eder. “Kuvvetli olan haklıdır.” der. Bundan dolayı, başta Filistin ve Gazze olmak üzere, dünyanın her tarafında yaptıkları akıl almaz zulümler için bile kendini haklı görür. Hedefini sadece kendi menfaatleri olarak bilir. Hedefine giden yolda her şeyi meşru ve mübah kabul eder. Irkçılığı esas alır. Başkasını yutmak ve sömürmekle beslenir. Batı toplumları dışı süs, içi pis medeniyetleri yüzünden çürümek ve kokuşmaktan kendilerini kurtarmayacaklardır. Dünyaya kan ve gözyaşından başka bir şey vermeyen o toplumlara, Allah hiç mutluluk verir mi? Son yarım asır boyunca Batı toplumlarının gelir düzeyi ikiye veya üçe katlandığı halde, madde bağımlılığı, boşanma oranları ve ruhsal hastalıkları beş defa belki on defa katlanmış.

Batı toplumlarının, Rönesans ve dinde reform hareketlerini esas alan Osmanlı aydınları, onun bütün fenalık ve kötülüklerini güzellik ve iyilik zannederek alıp uyguladılar ve her şeyi karıştırdılar. Müslümanlar komünist yapılamadı fakat büyük ölçüde kapitalist yapmayı başardılar. Toplum hayatında, Müslümanların yabancılar gibi yaşamaya teşvik edilmesi cidden dikkat çekmektedir. Hâlbuki İslâm dini, küresel kapitalizmin sunduğu hedonist ve bedeni hazlara dayalı bir mutluluk modelini reddetmektedir. Zira, İslâm dini dünyayı bir misafirhane olarak göstermekte ve ebedi mutluluk âlemi olarak cennetle müjdelemektedir.

Bediüzzaman Hazretleri şöyle der: “Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zâhiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim, hayat-ı bakiyeye ciddi müteveccih ise, saadet-i dâreyne (iki cihan saadetine) mazhardır. Dünyası ne kadar fena ve sıkıntılı olsa da, dünyasını cennetin intizar (bekleme) salonu hükmünde gördüğü için, hoş görür, tahammül eder, sabır içinde şükreder.” (Sözler s. 43)

İnsanlığın en mutlu ferdi Hazret-i Muhammed’dir (asm). Onun sünnetine uyanlar da, derecelerine göre o mutluluğa mazhar olurlar. Sünnet-i Seniyeyi ihya etmeyi esas alan Risale-i Nur eserleri, bu zamanda mutluluğun doğru adresidir. Mutluluk, Allah’ın ihsan ettiği sayısız nimetlerin farkında olarak yaşayabilmektir. Cenâb-ı Hak, hepimizi böyle olan bahtiyar kullarından eylesin, amin.

Okunma Sayısı: 964
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı