"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hukuk labirenti ve trafik

Sami Karakalem
02 Nisan 2024, Salı
Gelin, Türkiye’nin kusurlu sürücüleri ile destekten yoksun kalanların fantastik dünyasına birlikte adım atalım!

Bu yolculukta, hukukun karmaşık labirentlerinde kaybolup çıkmaz sokaklara sapacağız. Hazır mısınız? Başta söyleyelim okuyucularımızdan hukukçu olmayanlar çıkmaz sokağa çabuk sapabilirler. Devam edelim…

Hukuk “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” diyordu.

Ölüm meydana gelmiş ise “ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar” karşılanacak, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilecekti.

Mesela bir kişi trafik kazası sonucu yaralanırsa; oluşan tedavi giderleri doğrudan zarar, tedavi sürecinde iş görememesi ve gelir elde edememesi dolaylı zarar kabul ediliyordu.

Aynı kişinin ölmesi halinde ise, yakınlarının onun yokluğu sebebiyle yoksun kaldığı maddi ve manevi zararlar “Yansıma Zarar” oluyordu.

***

Bir zamanlar, Karayolları Trafik Kanunu’nun gizemli âleminde “kusursuz sorumluluklar” vardı. Evet, yanlış duymadınız, kusursuz! İşte tam da burada, araç sürücüsü hiçbir kusur işlemese dahi “tehlike esasına” dayalı olarak zararları tazmin etmek zorundaydı.

Ancak, işletenin (araç sahibinin) bu tehlikeli yola girişi, hiçbir kusuru olmasa bile maceranın sadece başlangıcıydı.

Yargıtay’ın kararları, destekten yoksun kalanları bir yansıma zararından kurtarmıştı. Evet, artık destekten yoksun kalmak, sadece bir doğrudan zarardı!

Ancak, bu kararlarla dolu dünyada, bazen bir kaos hüküm sürüyordu. Yargıtay’ın 2017 yılındaki kararı, destekten yoksun kalmayı bir yansıma zararı olarak nitelendirirken, diğer kararlar doğrudan zarar olarak tanımlanıyordu. Bir karmaşa içinde, hukukun denizlerinde savruluyorduk.

***

İşte tam bu noktada, İstanbul Bölge İdare Mahkemeleri’nin 8. Hukuk Dairesi devreye giriyor. Onların kararları, doğrudan zararın kıyısında yüzen destekten yoksun kalanları sığ limanlara yönlendiriyordu. Ancak, bu limanlar da suların derinliklerinde kaybolan hükümlerle doluydu.

Ve tabii ki, unutmamalıyız ki, Trafik Sigortası Genel Şartları’nın gizemli dünyasında, destekten yoksun kalanlar için bir labirent daha vardı. Hangi bendin hangi kusurun karşılığı olduğunu anlamak, adeta bir zekâ oyunuydu!

Sonra, beklenmedik bir kahraman belirdi: Anayasa Mahkemesi! KTK’nın 92. maddesinin iptaliyle, karmaşık labirentler biraz daha netleşti. Ancak, hâlâ net değildi. Çünkü hukukun bu karmaşık âleminde, her köşe başında yeni bir sürpriz, yeni bir dava vardı.

***

İşte böyle, Türkiye’nin kusurlu sürücüleri ve destekten yoksun kalanları arasında, bir mizahi hukuk macerası yaşanıyordu. Belki de en önemlisi, bu hikâyenin asıl kahramanları, adaletin peşinde koşanların kendileriydi.

Sonuçta, bir avuç insan hukukun karmaşık dünyasında ayakta kalmaya çalışırken gerçek adaleti arıyordu. Bu karmaşık dünyanın içinden bir mizah çıkarabilmek, belki de en büyük zaferdi.

Çünkü bazen, hukukun çetrefilli yollarında kaybolurken, gülümsemek, en büyük cesaret emaresiydi.

Okunma Sayısı: 573
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı