"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hukukun üzerindeki gölge

Sami Karakalem
16 Mart 2024, Cumartesi
Yargımız paket paket kamuoyuna sunuluyor. Gündemi meşgul eden yargı paketleri arasında öne çıkan 8’inci yargı paketi…

“Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” adı altında sunuldu ve Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Ancak içeriğindeki en tartışmalı noktalardan birinin, Türk Ceza Kanunu’nun 220/6 maddesine getirilen düzenleme olduğunu düşünüyoruz.

“Örgüte üye olmak” başlı başına bir suç mudur? Eğer Ceza Kanunu kapsamında tanımlanan bir örgütten bahsediliyorsa pek tabii olarak suçtur. Zira “o örgüt” zaten suç işlemek için kurulmuştur. Evet “örgüte üye olmak” bir eylemdir ve bu eylem TCK m. 220/2’ye göre “1 yıldan 3 yıla kadar hapis” cezasını gerektiriyor.

“ÖRGÜTE ÜYE OLMAMAKLA BİRLİKTE...”

TCK m. 220/6 maddesi “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılır” diyordu.

AYM, 26 Ekim 2023 tarihli kararıyla TCK m. 220/6’nın iptaline hükmetti. Bu madde, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemeyi ayrı bir suç olarak tanımlıyordu. AYM’nin iptal gerekçesi, “bu hükmün keyfi uygulamalara zemin hazırlayabileceği ve hukuki belirsizlik oluşturacağı” şeklindeydi.

Ancak, 8. Yargı Paketi kapsamında yapılan düzenleme, AYM’nin kararına rağmen örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiilini müstakil bir suç olarak tanımladı.

Bu yeni düzenleme hem suçun cezasını arttırdı hem de örgüt adına suç işleyen kişinin ayrı bir suçtan cezalandırılmasını sağladı.

ANAYASA MAHKEMESİNİ İTİBARSIZLAŞTIRMAK

Bu durum, AYM’nin önceki kararının yasama organı tarafından dikkate alınmadığını ve yasama organının AYM’yi tınlamadığını gösteriyor. Mahkemeyi itibarsızlaştırmaya devam...

Hukuk devleti olmanın önemli bir unsuru, yasaların öngörülebilir, tutarlı ve anlaşılır olmasıdır. Ancak, bu son değişiklikle bu ilkenin zedelendiği ve hukukun belirsiz bir zemine oturtulmaya çalışıldığı açıkça görülüyor.

Sonuç olarak, yargı paketlerinin hukukun üstünlüğü ilkesine uygun bir şekilde hazırlanması ve uygulanması gerekliliği açıktır.

AYM’nin kararlarının dikkate alınmadığı, hukukun sağlıklı işleyişinin gölgelendiği bir ortamda, demokratik değerlerin ve hukukun üstünlüğünün korunması her zamankinden daha önemlidir.

Şu vaziyet Türkiye’nin bir kanun devleti olduğunu gösteriyor. Ancak, mühim olan hukuk devleti olabilmek.

Okunma Sayısı: 715
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı