"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Buna tesadüf denir mi?

Sebahattin YAŞAR
16 Mart 2020, Pazartesi
Hanımla birlikte şöyle bir akşam yürüyüşü yapalım dedik.

Akşam yemeği ile ilgili de bir türlü karar veremedik. Neyse yürüyüşü yapalım sonra düşünürüz diyerek çıktık yola.

Daha binanın dış kapısından hemen çıkmıştık ki, yanımıza bir araç durdu ve “Akşam yemeğimiz hazır. Biz, iki kişiyiz; yemek dört kişilik. Haydin bakalım, siz yürüyüşe çıkmışsınız, saat itibariyle de henüz yemek yememişsinizdir, yemeği yiyelim, sonra yine yürürsünüz.” 

Cümleler güzel ve anlamlı, cümlelerin sahibi de güzel. Gazetemizin de abonesi olan kayın biraderim. Böyle kayın birader dost başına. 

Biz de davete icabet ediyoruz.

Konuyu eşimle birlikte yürürken tefekkür ettik. Tabii önce rızıklarımıza da bir güzel ilgi gösterdik. Bir tarafta porsiyon kebaplar, diğer tarafta diyette insanlar. Olacak şey değil. Yani hazırlık iki kişiye çok, dört kişiye ise yeterli.

İlginç olan, paketi hazırlayan lokanta iki porsiyon kebabın yanına dört tane de küçük lahmacun koymuş. Kebap yanında paketlenen ekstra yiyecekler tam da dört kişilik olmuş. Hatta aralarında ‘yemek biraz fazla oldu ama olsun’ gibi cümleler de bile geçmiş. Anlaşılan hesap içinde hesap var.

Şimdi bu süreci nasıl okumak gerekiyor? Bu yaşananları nereye koymak gerekiyor? Bu yaşananlara tesadüf demek insanlık dışı olmaz mı?

Bu kadar mı rastlantı olur? Bir de neden rastlasın ki! Anlıyorsun ki, bu öyle oraya buraya havale edilecek bir şey değil. Tam da seni, içinde olduğun durumu, taşıdığın duyguları, ihtiyaçlarını, seslendirmediğin iç seslerini duyan Birisi, onların hepsine birden cevap veriyor. Dahası yok.

Rezzak-ı Hakiki, yarattığı mahlukunun rızkını, hem de ummadığı tarzda tayin etmiş. Her şey hesapta var ve yazılı. Yaşananlar bir kader serüveni. İnanmak, teslim olmak, tevekkül etmek; iki dünya saadetini netice veriyor. Bunun başka bir izahı yok.

Dil telaffuz, kalp de tasdik eder o güzel kelamı: Haza min fadlı Rabbi.

Okunma Sayısı: 2159
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir

    16.3.2020 15:47:01

    Gerçekten de,güzel ve tatlı bir tevafuk olmuş.İnsanın ameli,niyetine göredir.Bizim istediğimiz şeyler,yaptığımız yahut yapacağımız şeylerle veriliyor.Ne istiyorsak,Rabbim ya misliyle,ya fazlasıyla veriyor veyahut hiç vermiyor.Bu durum;tamamıyla Rabbimizin isteği ve takdirine bağlı.Dolayısıyla;süregelen olaylarda,mutlaka bir hikmet vardır.Böyle düşünmeli ve böyle iman etmeliyiz.Sebahattin abimin;yenge hanımla evde çıkarken düşündükleri ve hiç hesapta yokken kayınbiraderinin karşılarına çıkmaları ve sonrasında yemek düşünürken,karşıdan gelen yemek teklifi;herşeyi öyle harika bir hâle bürüdürüyor ki;insan o anda bile nerde olursa olsun,Rabbine bir şükür secdesi etme ihtiyacı hissediyor.Bu bile bir şeref göstergesidir.Nîmet tayin edilmiş elbette ama ne zaman ve nerde geleceğini,yalnızca Yüce Rabbimiz biliyor.Rızkı veren odur.Ona el açıp yalvarmak,başlı başına bir nimettir zaten.Şükür sana Ya Rabbi.Verdiğine de,vermediğine de Şükür...

  • Abdullah Tunç

    16.3.2020 12:04:45

    Buda her şeyin önceden yazılı olduğu nu gösteriyor.Tabiat Risalesinde,rızık olacak gıdalar üzerinde,her kime rızık ise o kişinin ismi yazılıdır diye geçiyor. Bütün fiiller, muameleler,işler,hadiseler önceden yazılıdır. Hayatında bir kaç defa gördüm;bana mektup gelecek rü yada görüyorum. Giyeceğim elbiseyi dahi gördüğüm ve sonradan farkına vardığım oluyordu,Yani kısaca kader ezel ile ebedi kuşatmıştır. Hiç bir ha dise fiil,muamele dışında değildir.

  • Sertaç

    16.3.2020 08:31:50

    Bizi duyan birinin olduğunu bilmek çok Lezzetli bir duygu. 2 abi ile beraber bir gün hava güneşli sahilde uzunca ders yaptıktan sonra akşam umum derse daha 4 saat varken dershaneye gidip orada derse devam edelim dedik.Yolda yürürkende sesli olarak bir çay olsada içsek gidince dedik.Dershaneye vardığımızda 1 kardeş oda erkenden gelip, gelen olursa diye fazladan çay demlemiş ve hazırda 3 tane bardak eklemiş.Sayı manidar tam 3 bardak boşta.Seneler geçse unutulacak gibi değil.ÇAyın tadı hiç unutulmaz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı