"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çabuk, tesanüdünüzü tamir ediniz

Sebahattin YAŞAR
05 Ekim 2019, Cumartesi
Bediüzzaman: “...biz öyle bir hakikate hayatımızı vakfetmişiz ki, güneşten daha parlak ve Cennet gibi güzel ve saadet-i ebediye gibi şirindir.” der.

Kâinat vüsatindeki dâvânın savunucularını da, ‘çelikten halat’la birine bağlı görür. Onları, ‘Sakın, sakın, sakın!’ diyerek ciddî ikaz eder. Onlardan birbirine kenetlenmiş, şahs-ı manevî olan ehl-i dalâlete karşı, güçlü bir şahs-ı manevî çıkarmış, sağlam bir tesanüd bekler. 

Bediüzzaman, Kur’ân talebelerine, ‘Demir gibi sarsılmaz kardeşlerim!’ diyerek hitap eder. Tesanüdü bozan durumlara karşı da, ‘Evvel ahir tavsiyemiz, tesanüdünüzü muhafaza; enaniyet, benlik, rekabetten tahaffuz ve itidal-i dem ve ihtiyattır.’ diyerek, dayanak noktasını belirtir. “Biliniz; en esaslı kuvvetimiz ve nokta-i istinadımız, tesanüddür.” cümlesiyle de, kuvvet kaynaklarına ve dayanma noktalarına dikkatleri çeker.

Bediüzzaman, Şuâlar isimli eserinin bir mektubunda tesanüdü bozulmuş talebelerine şöyle seslenir: “Aziz, sıddık kardeşlerim, sobamın ve Feyzi’lerin ve Sabri ve Hüsrev’in iki su bardakları parça parça olması, dehşetli bir musîbet geldiğini haber vermiştiler. Evet, bizim en kuvvetli nokta-i istinadımız olan hakikî tesanüd ve birbirinin kusuruna bakmamak ve Hüsrev gibi Nur kahramanından –benim yerimde ve Nurun şahs-ı manevisinin çok ehemmiyetli bir mümessili olmasından- hiçbir cihetle gücenmemek elzemdir. Ben kaç gündür dehşetli bir sıkıntı ve me’yusiyet hissettiğimden, “Düşmanlarımız bizi mağlûp edecek bir çare bulmuşlar” diye çok telâş ederdim. Hem sobam, hem hayali aynı hakikat müşahedem doğru haber vermişler. Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz. Vallahi bu hadisenin bizim hapse girmemizden daha ziyade Kur’ân ve iman hizmetimize –hususan bu sırada- zarar vermek ihtimali kavidir.” 

Risale-i Nurlar, hizmet-i iman ve Kur’ân hatırına nefsin heva ve hevesini terk etmek ve kardeşlerle omuz omuza olmak, kenetlenmek bir vazifedir. Nefsin değil, kudsî dâvâ-  nın hatırına adım atmak, adım atmayı kolaylaştırdığı gibi ibadetleştirir de.

Bir’in binler kuvvetinde netice vermesi, tesanüd-ü hakikî iledir. Yoksa bozuk, dağılmış bir tesanüdle binler bir hükmüne düşer. Vebal de ağırlaşır.

Okunma Sayısı: 1349
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir Turan

    5.10.2019 18:03:22

    Risale-i Nur ve Nur camiası olarak 'Tesanüt' sırrı son derece önem taşıyan bi kavramdır.Üstad Hazretleri de tesanüt sırrına azami derecede önem vermiş ve talebelerinin de bu sırrı muhafaza etmek için,onu bozmamak için çalışmalarını ısrarla tavsiye etmiştir.Bize düşen ise dahili ve harici cereyanlara karşı teyakkuz halinde olup;Nur davasına sadık olmaya ve kalmaya,hakta sebat etmeye ve tesanüdümüzü muhafaza etmeye ciddi şekilde gayret sarf etmektir.Aksi halde vebali ağır olur.Allah muhafaza...

  • Cetin acar

    5.10.2019 10:15:40

    Ekmek gibi su gibi ıhtiyaç duyduğumuz tesanüd yazınız için tebrikler. Risale-i nur hizmetindeki hakikatleri anlayıp hayatımıza geçirmekle elde edilecek tesanüdumuzle hizmet ancak ayakta kalabilir. Ustadimizinda en çok önem verdiği bu dusturu yaşayanlardan olalım inşaallah.

  • Abdullah Tunç

    5.10.2019 06:18:40

    Bu kudsi iman ve Kur'an hizmetinin temel taşları var. Başta ihlas,sonra uhuvvet,tesanüd,ittihat ve muhabbet gibi.Cemaate bu hakikatlar hakim olurda hem tesirli bir hizmet olur,hem de hizmetin tadı,lezzeti olur.Ayrıca bu nurani bağlarla birbirine bağlı olan fertler öyle bir istinad noktası,öyle bir cazibe merkezi olurlar ki hem imanın daire-i kudsiyesine insanları çeker hem yıkılmaz bir seddi Kur'ani olur. Bu istinad noktası çok mühimdir. Bunun için birisi şöyle demiş; " Bana öyle bir istinad noktasını gösterin onunla dünyayı yerinden oynatırım "İşte bu temel taşları istinad noktala rıdır. Bunlar yerinden oynar, veya bunlar da kırılmalar olursa,yukarıda sayılan neticeler hasıl olmaz. Bu nurani zincirin halkalarında kopmalar, zedelenmeler var mı, yok mu onu da cemaatın fertleri düşünsün.Hizmette aksamalar varsa bu adese ile bakmak gerekiyor diye düşünüyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı