"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siz hiç çiçekler ile konuştunuz mu? - 1

Songül Arslan
18 Ağustos 2019, Pazar
Öyle bir güzellik ki; göz alabildiğince geniş arazide, rengârenk çiçekler insanı mest eden kokularıyla ve müthiş sanatlarıyla ‘bana bak, beni gör’ diye adeta haykırıyor.

Her birinin yanından geçtikçe ‘Maşallah, Sübhanallah’ demekten kendimi alamıyorum. Çünkü çiçekleri çok seviyorum. 

Peygamber Efendimizin (asm) öğrettiği gibi: “Ya Rab, hayretimi arttır” diyorum…

Evime yakın olan bir fabrikaya ait yüzlerce dönüm arazide, sık sık yürüyüş yapıyorum. Birkaç aydır süren bu yürüyüşler sırasında, daha önce görmediğim çiçeklerle tanıştım. Gördüklerimi de, daha yakından tanıma imkânım oldu. Arazinin çoğu tabiî bir şekilde bırakılmış. Bu durum her ne kadar düzensiz gözükse de; bu düzensizlik içerisinde bir düzen var. Çok hızlı bir şekilde değişen, dönüşen, yenilenen bir oluşum var.

Her seferinde başka bir sürpriz ile karşılaşıyorum. Genellikle, ya yeni bir çiçek türü ile tanışıyorum veya daha önce gördüklerimin değişimine şahitlik ediyorum. Açıkçası bu sürekliliği takip etmekten aciz kalıyorum.

SARI ÇİÇEKLERE SORDUM!

Hiçbir beşer eli değmeden, hiçbir makine kullanılmadan çok hızlı bir şekilde yaratılıyorlar. Önce albenili renkleri ile dikkatimi çektiler. 

En az bir düzine kadar farklı çeşitleri olan sarı çiçeklere sordum: “Çeşidiniz çok ama, neden hepiniz sarısınız?”

Dediler ki: “Şuur sahiplerinin dikkatini çekmek için. Önce renklerimiz ile sonra üzerimizdeki sanat ile dikkat çekiyoruz.”

“Evet… Farkındayım” dedim. Buradaki çiçeklerin çoğu, tek bir çiçek gibi gözükürken; aslında milimetrik boyutlarda çok küçük çiçeklerin bir araya gelmesiyle oluşmuşlar. “Bu çok ince bir sanat, sizi yaratan neden böyle bir şeyi irade etti?”

“Vahidiyet içindeki ehadiyeti göstermek için” dediler. “Allah küçük şeyleri yaratmaz diyenleri de, bizim gibi âyetler ile yalancı çıkartıyor. Üzerimizdeki, ince sanat ve mükemmel nakışlar, Allah’tan başka hiç kimsenin bizi yaratamayacağını gösteriyor.”

Bütün nebatat veya umum çiçekler, vahidiyeti gösterir. Küçük ve tek bir çiçek ise, ehadiyeti gösterir. Vahidiyet, azamet ve kibriyayı temsil eder; ehadiyet ise, cemal ve şefkati temsil eder.

VAHİDİYET VE EHADİYET

Sarı çiçeklerle konuşurken diğer renklerdeki çiçekler de sohbete katıldılar. Sohbet sonrasında öğrendim ki; vahidiyet ve ehadiyet, ikisi de Allah’ın birliğini ifade ediyor. Ancak vahidiyet, Allah’ın umum kâinattaki birlik tecellisini, ehadiyet ise kâinat içindeki her bir varlıkta hususî olarak görünen birlik tecellisini ifade ediyor.

Allah’ın da kâinatta iki türlü birlik tecellisi vardır. Biri kâinatın bütününde, diğeri ise kâinatı meydana getiren her bir varlıkta görünen birlik tecellisidir. Kendisini tanımakla yükümlü kıldığı kulları O’nu bilmede ve tanımada güçlük çekmesinler diye vahidiyetle beraber ehadiyet tecellisini de bize göstermektedir.

ÇİÇEKLERİN ÖMRÜ ÇOK KISA DEĞİL Mİ?

“Ama sizin hayatınız çok kısa sürüyor, bunun için üzülmüyor musunuz” diye sordum.

“Merak etme! Biz tamamıyla yok olmuyoruz. İlim dairesinden, kudret dairesine geçtik. Şimdi tekrar ilim dairesine dönüyoruz. Duâmızın neticesi olan, tohumlarımız gelecek baharda yeniden yeşerecek. Biz de senin ve diğer şuur sahiplerinin zihinlerinde canlı levhalar olarak kalacağız.”

Neredeyse hiçbirinin ömrü 15 günden fazla sürmüyor. Her biri ayrı bir sanat harikası olan bu çiçeklerin çok kısa süren hayatları beni derinden üzüyor. Ben onları görmeye doyamamışken neden bu kadar çabuk ölüyorlar. Madem hayatları bu kadar kısa olacak neden gönderiliyorlar. Pek çok insan, onları tefekkür etmeden yok olup gidiyorlar.

NAKIŞLAR TAZELENİR,GÜZELLEŞİR

Bu düşüncelerime, hayatımın pek çok alanında, birer trafik işareti gibi kazasız belâsız yol almamı sağlayan, Risale-i Nurlar cevap verdi.

“Hakikat nokta-i nazarında eşyadaki cemâl ve kemâl; esma-i İlâhiyeye aittir ve onların nukuş ve cilveleridir. Madem o esma bâkidirler ve cilveleri daimîdir; elbette nakışları teceddüd (yenilenir) eder, tazelenir, güzelleşir.” (Mektubat, s. 287)

Nurlar’daki hikmet arama yolculuğumuza bir sonraki yazıda devam edelim inşallah.

Okunma Sayısı: 1289
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı