"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Koronadan önce ve koronadan sonra…

Şükrü BULUT
20 Mart 2020, Cuma
Tağutlaşan ehl-i dünyayı, önüne katıp kovalayan küçücük askerin zaferi hakikaten mucizevi görünüyor.

Evet, O’na dayandıktan sonra korona bir mareşalden daha celalli, tüm coğrafyaları teftiş ediyor. Kral- kraliçeler, kudretli bilinen devlet idarecileri ve tüm şöhretler, onu korku ve tedirginlik içinde, sınırlarında esas duruşta bekliyorlar… Tıpkı çağ açıp çağ kapayan büyük hadiselere vesile olmuş kahramanlar gibi…

Kur’an’ın ders ve geleneğinden gelen Müslümanların alışkın oldukları bu manzara karşısında, meslek ve meşrep olarak Karun’u, firavunları, nemrut ve deccalleri takip edenlerin içine düştükleri dehşetin resim ve haberleri, koronanın saltanatını her gün yeniden gözlere gösteriyor. Hem de kendisinden önceki fanilere gösterilmeyen duygular içerisinde… Yakın tarihimizin bizce büyük olayları, savaşları ekonomik krizleri ve tüm magazinleri elbette koronayı kıskanacaklardır. Hele, şu hava zerrelerinin esrarı anlaşılıp çoğu insanlar ellerindeki aynalarla dünyada olup biteni anı anına seyre başlayınca, koronanın şöhreti zamanları da aştığından dolayı gördüğünüz şu başlığı koyduk yazımıza.

Biz öyle zannediyoruz. Korona ile yepyeni bir çağa, bir döneme girdiğimizi iddia ediyoruz. Artık hiçbir şey dünkü gibi olmayacak. Tarihçiler; siyasetten, bilimden, teknolojiden, mimari, sosyo-psikoloji, kültür- edebiyat ve sanattan bahsederlerken, “koronadan önce ve sonra” diyerek zamana büyük bir sınır çizecekler.

Tüm bilgilerin, medeniyet unsurlarının, sosyal hayatların, siyasi kararların, inanç ve telakkilerin tepeden tırnağa yeniden sorgulanacağı bir çağa giriyoruz. Mutaassıp-yobaz inançların korona mucizesi karşısında secdeye gideceği şu zaman dilimine girerken; enaniyetin zirvesinde dolaşanların mahcubiyetlerinden, kendilerini karantinalara hapsetmeye başladığı önemli bir zamandan bahsediyoruz. Belki de koronayı arkadaşları takip edecekler ve bundan böyle medeniyetimizin büyük bir değişime uğrayacağından hemen hemen bütün insanlık ittifak etti. Savaşların, küresel siyaset gücüne sahip cereyanların ve büyük devletlerin başaramadıkları değişimi gözlerimiz açıkça seyrediyoruz. Belli sınıfların insanlık üzerinde denediği hegemonyalar, beşerin beşinci sosyolojik devresi olan malikiyet ve hürriyetin önüne gerilen setlerin kartona dönüşerek tutuşacakları günlerden bahsetmek artık hayal değil.

Bediüzzaman Hazretleri 1910’da kaleme aldığı Münazarat isimli eserinde; insanlığın iaşesi cihetiyle geçimini; ticarete, ziraat, san ’at ve memuriyete bağlıyordu. Memuriyetin şartlarını belirttiği tezinde diğer üç fıtri yolun dışına çıkılmamasını tavsiye ediyor. İşte korona dünyayı ve insanlığı kıyamet öncesinde bir kez daha fıtri ayarlarına davet ediyor. Medeniyetimizin başına bela olmuş gayr-ı meşru yollarla kazanılan sermayenin hürriyetleri, demokrasileri, temel ahlaki prensipleri tahrip eden sermayedarların hangi kapılardan para kazandıklarını az çok tahmin edebiliyoruz. Tabiri caizse; insanlığın zaaflarından, merak ve korkularından dünyamızın sermayesine konanların yollarını da kapatacak koronanın, temsil ettiği fıtratın bayrağını birçok sahada dünyamızın tepelerine dikeceğinden artık şüphemiz kalmadı.

İnsanlığın zaafları deyince; korkuları, merakları, arzuları ve çocukça istekleri de bu konuya girer. Mesela fıtratın dışına kaçmış turizm… Sonra sefahate bağlı olan hizmet ve eğlence sektörleri. Pazarlama ve reklam ile insanlığın en masum cephesine darbe indiren tüketici şirketler ve bilhassa insanlığı tüketim sektörüne köle yapan mihraklar.

Korona insan nefsinin zaaflarına ve mahiyetine öyle darbeler indiriyor ki; hedeflediği fıtri çekirdek ve zeminine kadar gideceğe benziyor ve insan yeni bir tanımla karşılaşıyor: zayıf, aciz, fakir, yetersiz derecede eksik, oldukça kusurlu ve ihtiyacı sonsuz bir varlık olarak karşımıza çıkıyor. Hiç kimsenin itiraz edemeyeceği yeni bir tanım… Bu tanımında; ırk, sınıf, din, vatan, milliyet ve cinsiyet ayırımı da yapmıyor.

Padişahlar padişahına, ezel- ebed sultanına arkasını dayamış koronanın, yedi milyar insanı böyle teslim alıp evlere hapsedeceğini önceden hayal edilemediğini söyleyeceksiniz, doğrudur. Allah’a kul olmak ile hür olmayı yan yana getiremeyen serkeşlerin tıpış tıpış askeri nizama girişlerini medyadan seyrederken, Allah’ ın azametini haşir meydanına varmadan buradan seyreden mü’minlere ne mutlu…

Elhasıl; velev ki bu korona olayı bazı yorumcuların iddia ettikleri gibi insaniyet düşmanlarının hazırladıkları bir oyun olsun. Hakikatte netice değişmiyor. Bu hadise insanlığın başına getireceği kıyametin bir biyolojik savaşı da olsa, insanın mahiyeti koronayla tamamen ortaya çıkmış oldu. Dünkü medeniyetin yanlışlarını kötülüklerini ve zulümlerini, korona haritalar halinde göstermiyor mu? Fertten topluma, çekirdekten ağaca ve aileden büyük devletlere kadar meydana gelecek olan değişimlerin kapıları, hiçbir gücün (Allah’dan başka) karşı gelemeyeceği şekilde açılmaya başladı.

Okunma Sayısı: 2672
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Rabia

    30.3.2020 10:42:49

    Farkli bir bakis acisi..Rabbim hepimize Koronaya tevhid penceresinden bakmayi nasib etsin...

  • Hüseyin

    20.3.2020 20:41:59

    Coronavirüs devletler için de bir imtihandır.. devletlerin ekonomilerini,idari tedbirlerini, tedavi imkanlarını tıbbi donanımlarının yeterliliğini, karanti'na altına alınan bölgelerin dezefenkte edilmesi halkın iaşesi gibi konularda acımadan test eder.. İmtihanı geçen devletlerin dünyadaki güvenilirliği ve saygınlığı artacak.imtihanı geçemeyen devletlerin yöneticileri kusurlu sayılacak izole edilecek hesap sorulacak..Coronavirüs ile mücadelede yetersiz ve başarısız kalan devletlerin yurttaşları coranavirüsle mücadelede başarı sağlayan devletlerin yurttaşları olmak isteyecekler.bu bir bakıma ulus devletlerin sonunu getirebilir.irili ufaklı birçok devlet tarih sahnesinde silinebilir.dünyada 1 yada bir kaç güçlü devlet kalabilir. Coronavirüsten sonra bambaşka bir dünyaya uyanacağız..bu dünya öte tarafta olabilir bu tarafta fark etmez ..yemyeşil pırıl pırıl parlayan bir dünyaya uyanacağız ya da yanacağız. Corona bir açıdan değil, her açıdan bir milattır..

  • Hüseyin

    20.3.2020 20:40:30

    Kanaatim odur ki; Corona: yalnızlığımızı, sabrımızı, sağlığımızı, imanımızı, bilgimizi kim bilir belki de kabir hayatına hazır olup olmadığımızı test ediyor. Coronayla sınanıyoruz : ya bir sosyal deneyle ya da bir ilâhi planla imtihan ediliyoruz..

  • Rauf

    20.3.2020 20:31:12

    Farklı bir bakış açısı. Rabbim hepimize Coronaya tevhid penceresinden bakmayı nasip etsin.

  • A Fuat Zimmetoğlu

    20.3.2020 14:25:12

    Allah razı olsun. İstifadeye medar çok güzel tesbitler.

  • Ahmet Danışmaz

    20.3.2020 12:02:16

    Evet. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Ve her şey çok güzel olacak inşallah.

  • Zeliha

    20.3.2020 11:12:39

    Hiç birşeyin eskisi gibi olmayacağı konusu da ilginç bir öngörü olmuş. Risale-i nurun vizyonuna yetişilmiyor maaşallah

  • Zeliha

    20.3.2020 11:11:37

    Risale-i Nur da bulusanlarin fikri de zikri de aynı demekki, Allah razı olsun kalbimize tercüman olmuşsunuz, elhamdülillah.99 depreminde nasıl Allah'ın azametini ve adaletini gördük de bu virüste dünya çapında bize aynı hissi verdi. İslam'a umumi saldırı olunca ihtarda umumi geliyor. Ya gelmeseydi.......

  • Recep Tuna

    20.3.2020 10:51:36

    Evet sayın hocam Dünya Yeni Bir Buhran geçiriyor

  • Ali Tam

    20.3.2020 09:49:46

    Ahirzamanin ahirinde bulunmak tehlikeli zaman sürecinin icinde bulunmaktir. Allah ve Peygamberi'nin ASM yasakladigi seylerden uzaklasip emrettigi seyleri yaparsak, zaten önlemlerin en iyisini yapmis oluruz. Stokculuga mani olmanin yolu da TIBBIN ALFABESINI YAZAN Dünya'ya ögreten Ibn-i Sina der ki Tibb/TIP su kelimelerle özetlenebilir. "Yerken az ye ve sonra 4 saat yeme." Bu halde örnegin 50- 60 kilo makarnayi midenin neresine sigdiracaksiniz ki alip stoklayasiniz.

  • Bülent Bektaş

    20.3.2020 09:18:00

    Müthiş bir yazı olmuş Şükrü abı tebrikler Size dua ediyoruz

  • Hayati

    20.3.2020 09:17:30

    Mahiyeti ilim adamlarınca hala açıklanamamış bu virüsün arkasına sığınanlar da varmı, diye merak ediyorum. Bu hususa da değinseniz.

  • Zübeyir

    20.3.2020 07:43:05

    Maşallah, cami bir yazı olmuş. Bir çok hakikati toplamış yazınız. Çekirdekler hükmünde; diğer yazılarda biraz daha açılmayı hak ediyor. Malikiyet ve serbestiyet devrine atıf şahane. Örneğin şirketlerin o kadar imkan varken insanları saatlerce iş yerlerinde tutma çabaları, her gün trafik ve zorluklara rağmen gel git çabaları bu dönemde kırılmaya başlandı. Evlerde çalışmanın kapıları açıldı bir çok şirkette.

  • Hayati

    20.3.2020 02:05:26

    Nurlardaki manalara muvafık tedailet ve açılımlarla süslü önemli bir yazı. Allah razı olsun.

  • Naim Kav

    20.3.2020 01:28:47

    Koronayi halk eden Rabbimize kimler hamdediyor, Kimler kahrediyor çizgisi gayet net şekilde çekilmiş oldu. Mazlumun ahina perde olamayacağını herkes anlıyor. Bu kadar veciz dille musbet bakışla anlatmak da sizin sanaatiniz. Harika özetiniz bunalmış zihinleri suya kavuşturmak kadar güzel neticeler verir inşaallah. Korona sonrası müjdeli baharlara erişmek duası ile .

  • Abdurrahman AYDIN

    20.3.2020 01:13:39

    Şer görünen Korona'nın -inşallah- büyük hayırlar da getirebileceğini müjdeleyen ve yüreklerimize su serpen bu yazıdan dolayı teşekkür ederiz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı