"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Meğer ki, bir insan dünyaya bedelmiş…

Şükrü BULUT
09 Kasım 2020, Pazartesi
Zamanın büyük bir müfessir olduğunu biliyoruz.

Zaman nehrinde akan olayların, yeni yorumlarla bizi tarihî yanlışlarımızdan kurtardığını da yaşadıkça öğrenecekmişiz.

Modern çağdaş kanun kitaplarında insanların eşit olduğu yazılıdır, bugün. Avrupa’nın hukuk kitaplarında, bu teorik yaklaşım binlerce defa tekrar edilir. Hatta önemli devletlerin anayasalarının dibacelerinde, insan onurunun dokunulmaz olduğu da yazılıdır. Hakikatin veya bu güne kadarki uygulamaların bu şekilde olup olmadığını kendimize sormayacağız. Amerika’da, İngiltere’de veya bir başka Batı ülkesindeki insan ile Asya ve Avrupa’daki insanların aynı kıymette olmadıklarına, bahsini ettiğimiz ülkelerin yönetim ve mahkemeleri de görüyorlar. Global dinsiz cereyanın IŞİD tiyatrosu için Rakka’da, Musul ve İdlip’te topladığı yüzbinlerin arasında on binlerce Fransız, Belçika ve diğer Avrupa ülkelerinin de vatandaşları vardı. Paris’teki bir Fransız için milyonları yürüten Fransa hükümetinin, Suriye’de IŞİD’e katılmış çocuklarının imha edilip gönderilmemesi emrini, elektronik medya üzerinden öğrendik. Aynı şekilde Belçika’nın öz vatandaşları olan Kuzey Afrikalı çocuklarına yaptığı gibi. Hukuk kitaplarının, anayasaların ve devlet yönetmeliklerinin sayfaları arasındaki teorinin hakikat olmadığını, global çetenin rehberliğinde yol almaya çalışan Batılı onlarca devletten öğrenip durduk.

Dinsiz felsefenin talebesi bu Batı medeniyeti, insanı tanımadığı gibi, özde insanların eşitliğini de kabul etmemişti. Kuvvete dayanmış, bütün amacı menfaati olan, prensip olarak mücadeleyi benimsemiş, ırkçılıkla beslenen ve şehevî hayvanî duygularını ilâhlaştıran bu medeniyetten ne insanlığı, ne adaleti, ne fazileti ve ne de barışı hiçbir zaman beklememiştik. Zira bu medeniyet, menfaatleri uğruna insanlara hep sürü muamelesi yapageldi. Semavî dinlere bayrak açmış bu medeniyetin temsilcileri milyonlarca masum insanlara sürü ve yığın nazarı ile baktıkça, kader de iki büyük Cihan Harbi musîbetiyle onları aynı akıbete düşürdü.

Dinsiz felsefenin şakirdi bu ‘ikinci Avrupa’nın insanlığa olan düşmanlığı günümüze kadar devam etti. Seçilmiş, firavun ve nemrut gibi kendilerini diğer insanlıktan farklı gören bir avuç insanın zulmüyle, insanlığa yapılan “hayvanî” muamele halâ devam ediyordu ki, korona dediğimiz “Çin Vebası” bizi yolda yakaladı. Gözle görülmeyecek kadar küçük olan bir virüsçük, bize insan olduğumuzu ve bir insanın hukukunun bütün insanların hukukuna bedel olacağını ders vermeye başladı.

İpleri ellerine geçirmiş emperyalist Batı medeniyetinin, efendileri dışındaki insanlara reva gördüğü muamelelerden birkaç tane sayalım mı? Belki de onlar değil, insanlar gönlünce bu yanlışa girdi, diyeceksiniz. Önce sayalım. Devasa stadyumlara dünyanın yarısından ziyade insanları milyonlar halinde toplayıp, onları hem maddeten ve hem de zamanları itibariyle, anlamsız ve faydasız bir futbol uğruna soyuldukları günlerin üzerinden henüz bir sene geçmiş değil. Hayvan ağıllarından berbat mekânlarda, hedonizm adına yine topladığımız milyonlarca insanı nelerle cezbeye getirildiğini düşünmeye iki-üç dakikanızı ayırabilecek misiniz? Sosyal hayatın bütün  karelerini, bir sene önceden geriye                             giderek kontrol ettiğimizde, yukarda durup iplerimizi ellerinde tutan birilerinin, bizi sürü halinde arzu ve menfaatlerine göre hareket ettirdiğini görebiliyor muyuz?

İnsanların sürü olmaktan, yığın kalmaktan ve karın tokluğuna sözünü ettiklerimize köle olmaktan alıkoyabilecek iki şeyimizi, bizi hipnoz ederek hırsızladılar: Zaman ve maddi imkân… Bir istatistik yapabilsek. İnsanlığın zamanlarını nerede ve nasıl geçirdiğine dair bir istatistik yapabilsek... Ortaya çıkabilecek tablo çok dehşetli olmaz mı? Zaruri ihtiyaçlarına, akraba ve sevdiklerine, sağlığına, çevresine ve inançlarına hemen hemen hiç zaman ayıramadığını, yirmi dört saatinin nasıl adice çalındığını mutlaka görecektir. Zombileşme hikâyelerini medyada takip ederken kendisinin zombice bir avuç elitin avucunda esir olduğunu anlayamadan yaşayan yüz milyonların hikâyeleri o kadar acıklı ki… Yediğiyle, giydiğiyle, eğlencesiyle, meşguliyetiyle ve çalışmasıyla hangi efendilere kölelik yaptığının farkında olamayan insanlar…

Korona gelmeden önce, insanlar sürüydü. Yeşil yonca tarlası gösterilerek koşuşturulan koyun sürüleri gibi AVM’lere çoluk-çocuğuyla bir günlük tatillerinde koşan insanlar… Yüz seneye yakındır, semavî dinlere düşman ahlâksızların keşfettikleri deniz kenarlarındaki kumsallara divanece koşan bu sürüleri üç yüz sene önceki insanların ecdadı görseydi, mecnun diye mutlaka zincirlere bağlarlardı. Fakat günümüzde o yüz milyonlarca çılgını korona zincirlere bağlamış, durumda. Gördüğünüz üzere stadyumlarda yüz binlere bedel on-yirmi kişi koşturup duruyor. Gizlice parti düzenleyen hedonistlerle birlikte corona da bayram yapınca, kamuoyları ayağa kalkıyor. İşte bu hayvanlaşmanın önünü almak üzere bütün Avrupa ülkelerinde alkole kısıtlama getirildi ve gece saat ondan itibaren bütün mekânlar kapatılmış durumda. Gayr-ı insanî muamele ve eğlencelerin yekûnu rafa kaldırıldı, koronalı günlerimizde. Koronalar böyle devam ederse, insanlar insanlıklarının farkına varmaya başlayacak ve sürü olmadıklarını anlayacaklar, diye düşünüyoruz.

İnsanlığın sermayesine, servetine ve imkânına gayr-ı meşrû yollarla el koyan yüzde beş-onluk burjuva, dünyanın kendi köyleri olduğunu iddia etmişlerdi, bir sene öncesine kadar. Bütün coğrafyaların enerjilerini, madenlerini, arazilerini, ormanlarını, ticaretini ve imalatını birkaç firma altında toplamaya başladılar. Yönetim merkezleri Amerika, Avrupa ve son zamanlarda Çin’de olan mağazalarını Nepal’in Himalayasına kadar götürerek, bu dünyanın yegâne hâkimleri biziz dediler. Sürü yerine konulmuş ve yığın olarak görülen zavallı insanlığın yardımına korona gönderilince, globalciler geri geri kaçmaya başladılar. Gökyüzündeki zavallı kuşları perişan eden uçaklar, çürümek üzere meydanlara indi ve tüketim canavarları kısmen zincirlere vuruldu, koronalı günlerde.

Korona Kur’ân’ın; insanın en güzel ve üstün bir varlık olarak Allah tarafından yaratıldığına vurgu yapan birçok âyetin meal ve tefsirini farklı üslûplarla ilân etmeye devam ediyor. Bir insanın hukuku bütün insanlığın hukuku ile eşittir, rızası olmadan feda edilemez… Veya bir başka mana ile bir insan bütün insanlık kadar kıymetlidir. İnsanlara; renkleri, dilleri, dinleri, coğrafyaları ve sosyal statüleri cihetiyle hukuk önünde eşit görmeyenlerin ve bu şekilde muamelede bulunmayanların insanlıkları yoktur. Ve koronalı zamanlar, olayları yorumlamaya devam ettikçe, bizlerde yanlışlarımızı görerek kemal yoluna gireceğiz gibi.

Okunma Sayısı: 2027
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Zeliha

    12.11.2020 23:24:43

    Cüz de göremediğimizi küllde göstermeye çalışıyor yaraticimiz tabiri caizse. Aslında bütün bu yaşanan zulümleri azar azar duyuyorduk. Yine de kendi küçük dar dünyamızın küçük sıkıntıları ve küçük lezzet arayışları içinde yuvarlanıp gidiyorduk. Nereye varacağını bilmeden. Ama Corona geldi ve bir çok perdeleri kaldırdı . Rahmet cihetleri oldu. Bizi bize bıraksa idi yaraticimiz biz aynı gaflet sarhoşluğu da hiç birşeyden habersiz yasayip giderdik. Ama artık son cumlenizde ki gibi anlaşılan o ki hasseten ehli iman için gunahlarimizdan bizi arındırmak ve bizi Kemal'e ulaştırmak isteyen bir Allahimiz var ve bizi zalimlerin eline bırakmayacak belkide. Sadece hikmetine tabi olmak bile yeter şuan.

  • Zübeyir

    10.11.2020 16:41:33

    Allah razı olsun. Kaleminize sağlık... "Veya bir başka mana ile bir insan bütün insanlık kadar kıymetlidir."

  • Sezai MUMCU

    10.11.2020 01:11:39

    Kur’ân insanın en güzel ve üstün seciyeleri haiz bir varlık olarak Allah tarafından yaratıldığıni bildirir ve sefillerin sefili hale gelebilecegini ihtar eder. Seradan Süreyyaya kadar muhtelif istidatlar, karakterler. Hangi insanlarin daha iyi ve güzel amellerde bulunacagi hakkinda büyük bir hayat müsabakasi herkes icin acilmis. Üstünlük takvadadir ve takva hareketini tavrini bakisini sözünü kalemini Allah görüyor isitiyor biliyor suurunda olmaya ve kulluk sinirlarini gözetmeye denir. Biz acaba bunun neresindeyiz? Ayni anadan babadan olan insanlik bunun neresinde? Basireti kapananlara göz olmaya, dili lal olmuslarin ifade-i merami, eline ayagina inme inmislerin eli ayagi olmak icin mücadele etmeye, medeniyet zelzelesinin enkazlari altindakileri kurtarmak icin bizi engelleyen ne var ki? Misir Firavunlara , Roma Imparatorlara, Rusya Carlara, Cin Hanedanlara kalmadi ve GLOBAL ESKIYALARA HIC KALMAYACAK!

  • Ahmet Necdet Hocaoğlu

    9.11.2020 23:51:41

    Allah razı olsun. Yazınızı keyifle okudum,istifade ettim.Biraz hocanın kuşuna benzetebilsek.🤲🤲🤲👏👏👏😂

  • Eddai

    9.11.2020 22:57:46

    Avrupanin önderi bahtiyar alman milletidir. Lakin ikinci cihanharbi ve arefesi malum mezalimle birinci avrupanin önüne set cekmisler. 21. yüzyilin ilk ceyregi hadiseleriyle birlikte, bilhassa uluslararasi iliskilerde ve geosiyasette kendini sorgulamaya itiyor. Temennimiz o ki, özelestirinin neticesinde, bedelini agir ödemis oldugu temel özgürlük ve insan haklarinin, demokrasi anlayisini, insaniyeti kübra adina daha kuvvetli bir zemine oturtmak icin, entriksacilarin tesirinden kurtulup islamiyete sahip cikacak insallah. Islam alemi de özelestirisini bu manada yapmali diye düsünüyoruz.

  • İ.Seyda

    9.11.2020 22:45:31

    Küreselciler; para politikaları için IMF, vergi politikaları için OECD , sağlık politikaları için DSÖ , Rezerv sanal para için iklim değişikliği için BM ve G7/G20 den oluşan yarıpolitik uluslar/milletler üstü kurumları kullanıyorlar/kullanacaklar. Korona tetikteki bir kurşundu. Bazı stratejilerin erkene alınmasına katkısı oldu.

  • Osman

    9.11.2020 20:56:55

    Birinci avrupa uyanmalı Yoksa bütün insanlık zarar görecek Bütün insanlar eşittir Korona şüpheli durum Bakalım göreceğiz

  • Eddai

    9.11.2020 15:58:44

    Ayrica 13.07.2009 „Rüsvet ve istibdat“ baslikli yazinizin günümüzde gecerleliligini korudugunu ihtiyac duyanlar EuroNur sitesinde müsahede edebilir.

  • Eddai

    9.11.2020 15:52:47

    Deccaliyet, firavunu, nemrudu, ve helaka müstehap olmus bütün Hakk düsmanlarinin özelliklerini kendinde cem etmis. Ve dünyamizi kaplayan iletisim araclari bu cerayanin hizina bas döndürücü bir hiz katmis. Üstad Bediüzzaman Said Nursi hz.‘leri bu cerayanin ortasinda kaldigini söylüyor. Inayet-i Rabbani bu cereyani durduracak olan Risale-i Nur‘lari yardima gönderiyor. Bu baglamda külli bakisinizdan ve yorumlardan sefkimizin artigini ifade etmek istiyorum. Allah c.c. ebeden razi olsun. Elhamdulillahi haza min fadli Rabbi🌹

  • Ertuğrul

    9.11.2020 15:03:51

    Kader konuşunca beşer susar. Muhakkak ki ahir zamanda yaşıyoruz, bu yazıda da ahirzaman olaylarına geniş bir açıyla bakılmıș. Ellerinize sağlık

  • Selim

    9.11.2020 14:02:32

    İnsanın yeniden tarif edileceği bir evreye taşıyacak bizi, küçük kofona. Geçişe hazır olalım.

  • Abdurrahman

    9.11.2020 13:24:37

    Covid-19 ve benzeri musibetler insanlığa ikaz olarak gönderiliyor. Ancak insanlık anlamamakta ısrarlı gibi görünüyor. Kapital sahiplerinin bu musibeti anlamamaları normal olabilir belki ancak emek, alınteri ile iaşesini temin eden milyonlar hatta milyarlar kapital sahiplerinin durumuna bakarak ders almaları gerekir. Semavi dinlerin dindarları özelliklede Müslümanlar..

  • Abdullah

    9.11.2020 13:15:27

    İnsan medeni-i bittabdır. Mimsiz medeniyetin aslında medeniyet olmadığını, edaniyet olduğunu kalbi hüşyar olan herkes görecek. Ben diyorum ki acizane gelin oturduğumuz yerden bir kalkalım, dışarı çıkalım. İnsanları bilinçlendirmek için Nur gösterelim yüz elle. Biz vazifemizi yapmakla mükellefiz. Biz vazifemizi bihakkın yapsak mimsiz medeniyetin canavarları duracak. İnayet-i ilahi onları bedirdeki gibi yerle yeksan edecek belki de. An şart ki cihad-ı manevi meydanında olmamız lazım. Teşekkür ederim Şükrü hocam. İhtizaza getirdi bu yazı bizi.

  • Hüseyin

    9.11.2020 12:35:20

    İngiliz yahudi medeniyeti insanı tanımlarken hayvan odaklı insan kavramını sıklıkla kullanır.. İnsan, hayvan eksenine oturtuldu mu ona reva görülecek muameleler de insani olmayacak hayvani olacaktır.. Hayvanlar eşittir bazı hayvanlar daha eşittir..Eşit olmayanlar eşit olanlara dönüşmedikçe eşikten içeri alınmayacaktır.. batı medeniyetinin ne olduğu neler yaptığı ve neler yapacağı bellidir...Belli olmayan müslümanların ne olduğu neler yaptığı neler yapacaklarıdır.. İlkesizlik açgözlülük ikiyüzlülük nefret hukuksuzluk eğitimsizlik cehalet atalet fakirlik üretimsizlik olduğu müddetçe  kurtulamayacağımız açıktır..

  • İhsan

    9.11.2020 11:10:00

    Nemrutlardan, firaunlardan, deccallerden zamanımıza değişen bir şey yok gibi.. Allah'ı inkâr edenler, elbette Allah'ın özel muhatabı olan insanı da sürü ve yığın olarak göreceklerdir. Allah'ı tanımayan insanı da tanıyamaz. Corona bunu gösteriyor.

  • sefer hoca

    9.11.2020 10:36:52

    Beşer büsbütün yoldan çıkmazsa, erken bir kıyamet kopmazsa inşallah ikaz görevini bazen sinek, bazen çekirge, bazen ebabil ve bazen de virüs- hurdebini bir mahluk- yapabilir. Yüksek yoğunluklu bu yazının her parafrafı ayrı bir yazı konusudur.Kaleminize sağlık..

  • Hayati

    9.11.2020 08:19:25

    Demek ki bir türk dünyaya bedeldir, sözü buradan uyarlanmış. Bu bir intihal olmaz mı?

  • Nihat

    9.11.2020 07:25:16

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı