"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zübeyirce...

Şükrü BULUT
01 Nisan 2024, Pazartesi
Mart’ın sonu ve Nisan’ın başı, Nur talebeleri için çok garip ve farklıdır.

Sevdiklerinin bu baharda yükselerek asli vatanlarına dönüşleri, hüzün ile ümidi birlikte yaşatır, onlara… Bahardır, “Bir ölür ve bin diriliriz” ifadesi bir tılsım olur, bugünlerde… Geçici de olsa, bir firak ateşi yakar Nur’a sevdalıların bağırlarını…

Zübeyir Gündüzalp; Bediüzzaman’ın son hizmetkârı, hayatını ve şahsiyetini Kur’an’a feda ile Risale-i Nur’da erimiş bu kahraman ağabeyimizin rıhleti de 2 Nisan’a tevafuk ediyor. Risale-i Nur’u Rıfat Filizer ağabeyden duyduğu günden, ta 2 Nisan 1971 Kirazlımescit 46. Daire’deki son nefesine kadar Risale-i Nur’u insan bedenine dönüştürerek hayata yansıtan Zübeyir ağabeyin, daha çok konuşulması ve medar-ı bahsedilmesinin elbette hikmetleri vardır.

Risale-i Nur talebeliği mesleğinin ikamesi, Külliyat’taki prensiplere uygun olarak tatbiki ve dışardan gelebilecek müdahalelere ve bid’alara karşı tavizsiz savunması ile, Üstadından sonraki zihni müşevveşiyetleri bitirmiş olması, elbette bu mesleği seçenlerin nazarında farklı bir yer alacaktı. Risale-i Nur’un hayattar ve mücessem bir hâli olarak da vasıflandırabileceğimiz Zübeyir ağabeyin, Nur mesleğini ifratların ve tefritlerin sarsıntılarından, Risale-i Nur’daki prensiplerle korumuş olması, yani serapa kitabî ve delilli olması, elbette onun dünyamıza yansımasını da farklılaştıracaktır.

Zübeyir Gündüzalp’i bir insan olarak tanımaya veya anlamaya çalışmak yerine, Risale-i Nur külliyatını bir bütün olarak hazmetmek, mahkeme müdafaalarıyla lâhika mektuplarının tahlillerini –yer, zaman ve muhatap ögeleri çerçevesinde– doğru yapabilecek kadar Nur’u alâkadar eden hadiselere vâkıf olmak ve bilhassa onun üç-dört ay zarfında Külliyat’tan derlediği Hizmet Rehberi’ni ezberlercesine bilmek, hem Zübeyir ağabeyin bu meslekteki mahiyetini hem de Üstadımızdan sonra te’sisine muvaffak olduğu şahs-ı manevisinin manasını doğru anlamamıza imkân sağlayacaktır.

Risale-i Nur talebelerinin meydana getirdiği topluluğun yalnızca bir cemaat olduğunu biliyoruz. Zamanımızda cemaat ile cemiyet mefhumlarının birbirine karıştıklarını; bazı cemaatlerin, kendilerini cemaat olarak tanıttıkları hâlde teşkilatları gereği cemiyete dönüştükleri bir zamanda, Bediüzzaman’ın, eserlerinde tarifini yaptığı üzere cemaatin hayatiyeti niteliğinde olan “meşveret ve şûrâ”yı büyük çilelerle, gayretlerle ve fedakârlıklarla gerçekleştiren Zübeyir ağabeyin kıymetini ve önemini; geçmiş zamanlardaki dinî cemaatlerle, içinde bulunduğumuz zamanın musibetzede dinî cemaatlerini karşılaştırdığımızda daha iyi anlıyoruz, değil mi?

Zübeyir ağabeyin bizatihî üstadından aldığı Risale-i Nur mesleğindeki talebeliğin, günümüzdeki üniversitelerin en zor branşlarındakinden daha fazla ders çalışmayı gerektirdiğini, yine onun geride bıraktığı çuvallarca yazılı ders mütalaalarından anlıyoruz. Talebelik için günde yirmi sayfa okumayı esas kabul eden Zübeyrî sistem, Nurlar penceresinden ehl-i imana hitap edebilmek için de elli sayfadan bahsediyor.

Bediüzzaman’ın tarihçesiyle, Kur’an’dan lemean eden Nurların tarihçesini bir eksende takip eden bu talebeler, imanî hakikatlerin bahr-i muhitine de bir gavvas gibi dalıp her türlü mücevheri çıkarabilecek seviyeye, işte bu talebelikle ulaşıyorlar. Bediüzzaman’ı; talebelerine yazdığı lâhikalardan, zindanlardan yazdığı mektuplarından ve yaptığı müdafaalardan adım adım takip edecek bu talebeleri, Âhirzaman’ın fırtınaları, Allah’ın yardımıyla asla sarsmayacaktır.

Biz, Bediüzzaman’ın hizmetkârı ve Nur’un bayraktarlarından olan Zübeyir Gündüzalp’ten bahsederken, aslında bir çizgiden bahsediyoruz. Bediüzzaman’ın ve Risale-i Nur’un tarihçelerinden bahsediyoruz. Risale-i Nur talebeliği mesleği ve Medresetü’z-Zehra eğitiminin Horhor’dan başlayarak, Kostroma’dan ta Isparta’ya uzanan bütün halkalarını ifade etmeye çalışıyoruz.

Risale-i Nur talebeliği mesleğinin başka talebeliklere ve tahsillere benzemediğini, ruhunu Rahman’a teslim ettiği Kirazlımescit medresesindeki son nefesiyle bize ders veren Zübeyir ağabey, Peygamberimizin, “beşikten mezara ilim” emrine de uymamızı tavsiye ediyordu. Bu fani dünyadaki son sözlerini, yanındaki Nur talebesi Eyüp Ekmekçi ağabeye söylerken, her gün Nur’dan ders almak üzere kendisine gelen gencin iman eğitimini, manen ona teslim ediyor.

Âhirzaman’ın emansız ve amansız düşmanlarına karşı, Nur-u Kur’an ile savaşan Üstadının yanındaki Zübeyir Gündüzalp’in, Nur’un şahs-ı manevisinin tesisi uğruna yaptığı fedakârlıkları, uğradığı zulümleri ve işkenceleri, ağabeylerimiz ve kardeşlerimiz makalelerinde ve kitaplarında yazdıklarından, şimdilik bununla yetiniyoruz. Abdurrahman’dan, Horhor’un şehit talebelerine ve nihayet Zübeyir’e kadar gelen bütün ağabeylerimizi rahmetle yâd ederken, onların yürüdükleri yolda son nefesimize kadar ihlâs ile devamı Rabbimizden niyaz ediyoruz.

Okunma Sayısı: 1790
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ergin Akın

    2.4.2024 11:33:25

    Zübeyir Ağabeyi kendisi yapan en önemli köşe taşlarından biri, bana göre ihlastı. Nurcuların risaleinur düsturlarıyla güncel rüzgarları yorumlamaya çalıştığı ve soracak Üstadın da yanlarında olmadığı o günlerde, Nur talebelerinin eleştiri ve ötekileştirmelerinden çekinmeden, zayıf bedeni ancak dünyalara bedel şahsiyetiyle sadece Allah rızası için bildikleriyle amel eden, tesis eden canla başla çalışan bir Zübeyir Ağabey.. Bu yüzden Üstadın vefatından kıyamete kadar olan zaman diliminde nurculuğun ihlas ve dolayısıyla bu çizgiyi rehber edinmesi gerekir. Allah rahmet eylesin..

  • Nur

    1.4.2024 21:32:16

    Rahmetle anıyoruz Zübeyir Abimizi... Allah sizden ve onlardan ebeden razı olsun.

  • Süleyman

    1.4.2024 18:59:20

    Nur hizmetlerinin timsali, Zübeyir Gündüzalp.. Mekânı cennet, Rabbim razı olsun.. Ellerinize sağlık Ağabey

  • Zubeyir

    1.4.2024 10:47:47

    Allah rahmet eylesin. Kaleminize sağlık.

  • Hüseyin

    1.4.2024 06:34:33

    Risale-i Nurdaki istikamet taşlarını gösteren fevkalade faideli bir makale olmuş. Allah tesirini halketsin.

  • S.topuz

    1.4.2024 05:56:09

    İnnâ lillahi ve innâ ileyhi raciûn! Allah  c.c. Üstad BEDIÜZZAMAN ve onun gibi İMAN, KUR'AN ve İLAYI KELAMULLAH için mücadele, mücahede ve müdafaa edip, maddi veya manevi irtibatlı olan ve VEFAT eden cümle SALİH ve SALİHAT, Mümin ve müminata, muvahhidîn ve muvahhidata gani gani RAHMET eylesin. Cümle aile efradı ve dostlarına sabr-ı cemil ihsan etsin. Mekanları cennet bahçesi olsun inşaallah. Amiiin, Amiiin, elfü elfi Amiiin. 😪🙌🌹🤲🌹❤☝️🌙😭😭😭🕊🕊🕊🌏🇹🇷🇵🇸🇵🇸🇵🇸

  • Oğuz Yiğiter

    1.4.2024 04:18:44

    Eğer Yeni Asya Nur Mekteb-i İrfanı'nın; Her türlü savrulmalara rağmen, 44 senedir 12 eylül darbe-i münâfıkânesine karşı ve emsali fitnelere büyük bir feraset ve dirayetle karşı durmasının arkasındaki sır; Zübeyr Ağabey'in Kirazlımescid 46 numaralı dershanesine, nur talebelerini ifsad için gelen ve parti rozetleri ceketlerinin altında gizli siyasal Islamcıların bünyedeki tahribatına meydan vermeyip bu ekolü meşveretle sistemleştirmesidir. Kutlular Ağabey de Zübeyr Ağabey'in bu merdâne mesleğinin 46 numaralı medresesinin yılmaz talebelerindendi. Ruhları şad olsun... 1nisan itibariyle bugün demokrasi adına bir sevinç yaşanıyorsa, işte bu sabırlı ve dirayetli duruşun zaferidir bütün bunlar...

  • İsmail

    1.4.2024 01:32:41

    Zübeyir ağabeyin misyonunu anlamak için, Risaleinuru bir bütün olarak anlamaya gayret etmek gerekiyor. Dilinize ve gönlünüze sağlık.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı