"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Evlilik adımı atarken sınırlar

Süleyman KÖSMENE
08 Ekim 2021, Cuma
İsmi mahfuz okuyucumuz: “Şöyle bir görüş var: Bizim kültürümüzde nişanı bozmak çok kötü karşılanıyor. O yüzden nişan yapmadan talip olan kişiyi çok iyi tanımak gerekiyor. Altı sınır 3 olmalı; üst sınır duruma bağlı. Ama nihayet nişan olmadan 5-6 ay tanıma süresi olmalı. Bu süre flört olmuyormuş. Bu görüşler sağlıklı mı?”

Haysiyet Sınırları   

Bu görüşler sağlıklı olsaydı her halde sormazdınız! Çünkü sağlıklı bir görüşü sormaya gerek kalmadan vicdan onu tanır, ruh onu benimser, kalp onu ötelemez, hiss-i zahirî onu itelemez. Vicdan tamam dememişse, ruh benimsememişse, kalp içine sindirmemişse, hiss-i zahirî bunu dışlamışsa… O şeyin meşrûluğu tartışılır.

Günahta genel bir karakter vardır: Günah ya da şer’î olmayan görüş vicdanı tırmalar durur, içinize sinmez, kalbi huzursuz eder, ruh bundan bîzar olur.

Nişanlılık adayı gençlerin, henüz nişanlanmadan, birbirini tanımak için görüşmelerinde sayı zikretmenin sünnete uygun tarafı yoktur. Alt sınır üç, üst sınır yok gibi bir söylem İslâm’ın nezahetine, toplumun nezaketine, gençlerin fetanetine, ailelerin haysiyetine uymaz. Sadece meseleyi sulandırmaya yarar. Lâkaytlığa götürür.  

Görüşmelerde beş altı ay gibi uzun süre olmaz. Bu süre su-i istimale açıktır. Öncelikle beş altı ay görüştükten sonra işler istendiği gibi gitmemişse, olumsuz sonuçlanmışsa bu durum kızın haysiyetini incitecektir. Bu durum nişan bozmaktan daha ağır bir sonuç getirebilir. Ayrıca böyle uzun görüşme dönemi, toplumun ahlâk, edep ve mahremiyet anlayışını zedeler.

Görüşme Sınırları

Bu tür görüşmelerde dikkat edilecek hususlar vardır. Atlanırsa, iş ciddiyetini ve meşrûiyetini kaybeder. Meselenin temelinde bir hadis olduğu doğrudur. Peygamber Efendimiz (asm) evlenmek isteyen Muğire bin Şube’ye (ra): “Ona bak! Bu, uyum ve anlaşmanız için gereklidir.”  1  buyurmuştur.

Bu bakmada bir alt sınır ve üst sınır olmalıdır, evet. Fakat bu sınırlar su-i istimale açık şekilde geniş tutulmamalıdır. 

Bu sınırlar için şunlar söylenebilir:

1- Öncelikle mümkünse bu, gıyabî bir bakıştır. Önce onu tanıyanların görüşleri -toz kaldırmadan- alınır.

2- Haberli bir görüşme sağlanacaksa, buna ihtiyaç varsa, mümkünse kızın bir yakını nezaretinde ya da bir üçüncü şahsın nezaretinde görüşme sağlanır. Bu üçüncü şahsın bir iki masa ötede beklemesinde sakınca yoktur.

3- İlk ve tek görüşmede kanaat oluşturulmaya çalışılır. Eğer ihtiyaç hâsıl olursa, ciddî olmak şartıyla, mümkünse aynı üçüncü şahsın uzaktan nezaretinde bir görüşme daha sağlanabilir.

4- Görüşmeler iki-üç kişinin dışında saklı tutulur.

Süre Sınırları

5- Görüşmelerde yuva kurma niyeti ciddî şekilde belirleyici olmalıdır. “Niyetim yok, ama hele bir bakayım” gibi ciddiyetten uzak bir tavırla görüşme caiz olmaz.

6- Görüşmelerde iki kişinin baş başa kalması ve görüşmenin halvet –yalnız bir oda- ortamında sağlanması caiz değildir.

7- Görüşmeler, asgarî bir süre ile ve asgarî müştereklerin tanınması ile sınırlandırılır.

8- Görüşmelerin amacı evliliği beraber sürdürüp sürdüremeyeceğini tesbit olmalıdır. Bu bakımdan birbirinin dünya görüşleri, zevkleri, tercihleri, alışkanlıkları, huyu, suyu, ahlâkı 2 gibi hususlarda tanımak amaçlı sorular sorulabilir.

9- Görüşmelerde iki taraf dürüst olmalıdır. Karşı tarafın gözüne girmek için kendini olduğundan iyi göstermek ve yalana tevessül etmek caiz olmadığı gibi, gerçekçi oluyorum derken kendini olduğundan aşağı göstermek de caiz değildir.

10- Görüşmelerde oyalama taktiği güdülmemeli, bir karar oluştuysa da, oluşmadıysa da net olunmalı, karşı tarafın tercihlerine saygılı olunmalı, karşı taraf hiç mübalâğaya gidilmeden olduğu gibi tanımaya çalışılmalıdır.

11- Görüşmeler iki tarafın ailelerinin bilgisi dâhilinde yapılmalı, aileler atlanarak yapılmamalıdır.

12- Görüşmeler, temel konularda fikir uyuşması ve fizikî beğenme olup olmadığı anlaşıldıktan sonra detaylara girilmeden bitirilmeli ve olumlu-olumsuz bir karar verilmeli, karar karşı tarafa nazikâne bildirilmelidir.

Dipnotlar:

1- Tirmizî, Nikâh 5; Nesaî, Nikâh, 17. 

2- Hanımlar Rehberi, s. 37.

Okunma Sayısı: 1685
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Tahsin

    8.10.2021 14:49:24

    Önemli bir konunun çok güzel bir özeti olmuş.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı