"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zekât geçmişe dönük nasıl hesaplanır?

Süleyman KÖSMENE
21 Ekim 2016, Cuma
Denizli’den Dinçer Çölgeçen: “Ben 18 yıllık devlet memuruyum, fakat hiç zekât adı altında birisine ödeme yapmadım. Şimdi hepsini hesaplayıp zekâtımı ödemek istiyorum. Fakat nasıl hesaplayacağımı bilmiyorum.''

Sorularım şunlar: 

1. Zarurî ihtiyaçlar neye göre hesaplanıyor? 

2. Ben şimdi 18 yıl önceki maaşımı bilmiyorum. Nasıl hesaplama yapmam gerekir. 

3. Karı koca çalışan bir ailede her ikisine de zekât düşer mi? Yoksa eve giren maaşların ikisi toplanıp onun üzerinden mi verilir?

4. Geçmişe dönük zekâtımı taksitle verebilir miyim? 

5. Öğle ve ikindi Farz namazının 3. ve 4. rekâtında imama uyup kılarken cemaatin kıraat yapması gerekir mi? (sesli ya da sessiz) 

Ben sadece oturuşlarda duâ okunması gerekir diye biliyorum. Doğru mudur?

ZARURÎ İHTİHAÇLAR

Zarurî ihtiyaçlar, yemek, içmek, barınmak, binek kullanmak, savunmak, mesken edinmek gibi gerek kendisinin, gerekse bakmakla yükümlü olduğu aile efradının başkasına muhtaç olmayacak derecede normal şekilde yaşamaları için lâzım olan aslî ihtiyaçlardır. 

Bediüzzaman Hazretleri bir şeyin zarurî ihtiyaç olması için şu kayıtları koymuştur: Sû-î ihtiyardan ve gayr-i meşrû meyillerden çıkan haramlar veya haramlara götüren sebepler ve araçlar, israf ve müsrifçe yapılan savurgan harcamalar zarurî ihtiyaca girmezler.1

Maaştan zarurî ihtiyaçlar veya zarurî ihtiyaçlardan dolayı yapılan borçlar varsa çıkarılır. Kalan bakiye varsa, bir bakiye bütçesi yapılır. Ve bu bakiyeler bir hesapta biriktirilir. Biriktirilen para 80 gram altın değerine ulaştığı günden itibaren bir yıl geçince bakılır. Bakiye bütçesinde ne kadar para olmuşsa/birikmişse, bu biriken paranın tamamının kırkta biri/yüzde iki buçuğu zekât olarak verilir. 

GEÇMİŞE DÖNÜK HESAPLAŞMA NASIL YAPILIR?

Geçmişe dönük ibadet borçlarımızı zann-ı galiple hesaplayabiliriz. Geçmişte zamanında yapmadığımız ibadetleri, vermediğimiz zekâtları sonradan düşündüğümüzde elbette hata payımız olacaktır. Fakat biz hata payını da hesaba katarak muhtemel ilâveler koyarak hesaplama yaparsak, inşallah muhtemel sapmalarımızı da telâfi etmiş oluruz. Buna rağmen atladığımız, hafızamızda kalmayan, unuttuğumuz bir husus varsa inşallah Cenâb-ı Allah’ın affı elimizden tutar. Çünkü başka çaremiz kalmamıştır. 

Zann-ı galibi ihtiyaten geniş alırsak inşallah borcumuz kalmaz. Yani, 18 yıl önce ne kadar birikmişimiz vardı, ne kadar altınımız vardı, bunları hesaplarken zann-ı galibimize göre yanılma payını ekleyerek hesaplama yaparsak inşallah doğruya yaklaşmış oluruz.        

ÇALIŞAN EŞLERİN ZEKÂTI

Çalışan eşlerin bütçeleri ayrı ise zekâtlarını da ayrı hesaplarlar. Bütçeleri bir ise zekâtlarını da birlikte hesaplayabilirler. İkisi de olabilir. Yeter ki, zekâtı verilmeyen bir kuruş kalmasın!

ZEKÂT TAKSİTLE VERİLİR Mİ?

Gerek geçmişe dönük olsun, gerek bu yıldan olsun, hesaplanan zekâtlar taksitle verilebilir. Fakat taksitleri mümkün mertebe uzun tutmadan, bütçemize göre mümkün olan en kısa sürede ödenecek şekilde yapmak iyidir. Hem fakirin eline bir an önce geçmesi bakımından, hem de ibadetimizi ölüm gelmeden bir an önce vermek için iyidir. 

ÖYLE VE İKİNDİ NAMAZLARININ FARZLARININ KIRAATİ

Öğle ve İkindi namazlarının farzlarında kıraati, yani Fatiha Sûresi’ni ve zamm-ı sûreyi içinden okumak vaciptir. Bu sebeple cemaatle kıldığımız öğle ve ikindi namazlarında imam Fatiha Sûresi’ni ve zamm-ı sûreyi içinden okur. Bu esnada isteyen cemaat de içinden Fatiha Sûresi’ni ve zamm-ı sûreyi okuyabilir. Bu, Şafiilere göre ise farzdır; Hanefilere göre şart değilse de, imam bu sırada kıraati gizli yaptığından en azından mekruh değildir; okunabilir.   

Kıyamdaki kıraatin dışında ise rükûda, secdede, doğrulurken ve otururken okunan bütün tespihleri, tekbirleri, zikirleri, hamdleri ve duâları imamla birlikte cemaatin de sessiz okumaları dört mezhepte sünnettir.  

GÜNÜN DUÂSI

Ey affı büyük olan! Ey kabulü mağfiret olan! Ey icabeti rahmet olan Allah’ım! Günahlarımızı bağışla! Hatalarımızı affet! İbadetlerimizi taksiratımızla birlikte makbul kıl! Duâlarımıza icabet buyur! Âmin.

Dipnot:

1 -Bedîüzzaman, Emirdağ Lâhikası-II, s. 456.

 

Okunma Sayısı: 12121
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • SAİD HAKTAN

    21.10.2016 13:51:28

    Süleyman AĞABEY,,,sORUMA CEVAP İSTİYORUM...Siyasi tanıdıklarla, imtihan olmadan Devlete kocaman bir müdür olmak caiz mi?Fetvana göre adam arayacağım...Yoksa bu İKTİDAR, bundan önceki iktidarlarda ve bundan sonra ki İKTİDARLARDA (BAŞKANLIK SİSTEMİN DE bile) hakkı ile müdür olunmaz...Diyebilirsin ki; kardeşim devlete müdür olmak için mi?Yaratılmışsın...Haşa..haşa..Ancak;Allaha cc iyi bir kul ve resulüne (ASM) iyi bir ümmet olmak için yaratılmışız...Ancak,iyi bir kul ve ümmet iyi müdür de olmaz mı?...Vesselam...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı