"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kutlular Ağabeyden bir 12 Eylül hatırası

Yeni Asya'dan Size
13 Eylül 2021, Pazartesi
41. yılı geride kalan 12 Eylül darbesine karşı Yeni Asya olarak verdiğimiz demokrasi ve hukuk mücadelesinden bazı örnekleri rahmetli Mehmet Kutlular Ağabeyden bir kez daha dinleyelim:

İhtilâl sonrası herkes susmuş, susturulmuştu; başının derdine düşmüştü. Hiç kimse riski göze alamıyordu. Bir kısmı da -büyük ölçüde hep öyle olagelmiş-kimisi korkudan, kimisi menfaat beklentisinden, kimisi araziye uyma çabaları yüzünden, ihtilâlcileri alkışlamak, methetmek; onları yüceltmek tarzını ihtiyar etmişlerdi. Yanlış yapana da “Çok iyi yaptın” diyor, alkışlıyorlardı. Makul ölçülerde yaptıkları yanlışlarından dolayı onları ikaza ve tenkide cesaret edemiyorlardı.

Risale-i Nur’dan aldığımız iman nuru ve cesaret-i medeniye; yapılan açık yanlışlar, çarpıcı hatalar karşısında konuşmayı, tenkit etmeyi, olanı bütün açıklığıyla ortaya koymayı bize sağladı.

Makul bir üslûp içerisinde biz bunları o günün şartlarında, şimdi bile baktığım zaman, hakikaten fevkalâde bir cesaret örneği göstererek, büyük riskleri üstlenerek yapabildiğimizi görüyoruz. Yanlışları açık bir şekilde, ihtilâlcilerin yüzlerine gazetemiz, dergilerimiz vasıtasıyla söyleyebilmişiz.

Tabiî ki ihtilâlciler de bundan rahatsız oluyordu. İkide bir Yazıişleri Müdürümüzü çağırıyorlardı. Tehdit ediyor, uyarıyorlardı. 

Bir seferinde, Yazıişleri Müdürümüz Sabahaddin Aksakal ile beni de komutanlığa çağırdılar. Halbuki usûlen gazete sahibi böyle meselelerde çağırılmaz. Sorumlu olan Yazıişleri Müdürüdür. Ancak, yazıişleri ile istedikleri neticeyi alamadıkları için, gazete sahibi olarak beni de çağırdılar, sanırım. Biz de gittik, orada bir tümgeneral, bir albay, bir binbaşı onlar üç, biz iki kişiydik. Gazetede çıkan yazıları kesmiş, dosyalamışlardı. Onlar üzerinde konuşma yapacakları anlaşılıyordu.

Birinci Ordu Kurmay Yar Başkanı söze başladı: “Paşalarımız, komutanlarımız tarafından görevlendirildik” dedi. 

“Siz Türkiye’de ihtilâl olduğunu biliyor musunuz?” 

“Biliyoruz.”

“Yani, ihtilâl olmuş, ordu meseleye el koymuş; bütün siyasî meseleler ve faaliyetlerin hepsi askıya alınmış; basın bu noktada kontrol altına alınmış; siz nereden cesaret alıyorsunuz da böyle hareket ediyorsunuz? Tenkitleriniz, konseyi ve komutanlarımızı çok rahatsız ediyor. Biz defalarca ikaz ettik. Fakat bu ikazlarımızın pek kaale alınmadığını görüyoruz. Sizi son defa ikaz etmek için çağırdık. Yine komutanlarımız bunu hassaten söylüyorlar.  Altını çizerek söylüyorlar: ‘Eğer bu üslûbunuza, bu tarzınıza devam ederseniz sizi kapatacağız’ diyorlar.”

“Kapamak noktasında takdir size ait. Ona biz karışamayız; ama doğruları makul ölçüde söylemek, o da bizim vazifemizdir. Biz cesaretimizi Allah’a imanımızdan alıyoruz. Bizim başka bir güvencemiz yok. Şunu da biliyoruz ki, ihtilâller daima geçicidir; kalıcı olan bizleriz. Yanlışları söylemek bizim vazifemizdir.”

*

Yeni Asya’nın o dönemdeki mücadelesiyle ilgili geniş açıklamalar için okurlarımızı Kutlular Ağabeyin İşte Hayatım kitabına havale ediyor, bu vesileyle Kutlular Ağabeyi tekrar rahmetle yad ediyoruz.

Okunma Sayısı: 2143
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Süleyman Alıç

    13.9.2021 15:42:18

    Evet dün 12 Eylül ihtilalinin 41. Yıl dönümü idi, Bu gün Türk Milletinin % 80- 90'nı hem ihtilali hemde ihtilalcileri Nefret ve lanetle anıyor. Halbuki yine bu milletinin % 92.63'ü bu ihtilalcilere ve Anayasasına oy vermişti. Yeni ASYA GAZETESİ ve Okuyucuları hariç. Ne gariptir ki; bu gün ihtilalcilere nefret edenlerin yine % 90 Ihtilalcilerin silah zoruyla alaşağı ettiği seçilmiş insanlarada de nefret ediyorlarlar. GELDE ÇIK İŞİN İÇİNDEN Biri bana bunu izah edebilirmi ??

  • Hüseyin İlhan

    13.9.2021 12:32:05

    Allah kabrini cennet bahçelerinden bir bahçe,mekanını cennetül firdevs eylesin.Rahmetli ağabeyimizn ziyaretleri ile hep şevklenmiş ve o iman kur2an dersleri ile medeni cesaretimiz artmış idi.Bilhassa 12 Eylül dayatma anayasasına karşı HAYIR da HAYR vardır diyerek refarandumda oy kullanma esnasında dahi polislerin yanında sandığa oyumuzu kullandığımda BİSMİLLAH HAYIR LI OLSUN dediğimde polis memurunun dahi 'kardeşim bak bende senin gibi düşünüyorum amma bu kadar cezur olma,Bu zalimler içeri atar seni,dediği hala kulaklarımdadır. Rabbim kahraman ağabeyimizi efendimiz SAV.başta olmak üzere nebiler ve aziz üstadımızla komşu eylesin inşaallah.

  • Toygar

    13.9.2021 09:48:44

    "..Şunu da biliyoruz ki, ihtilâller daima geçicidir; kalıcı olan bizleriz. Yanlışları söylemek bizim vazifemizdir." Ben de söylüyorum Kutlular Ağabeyim ama, kimse anlamak istemiyor :(

  • Toygar

    13.9.2021 09:46:26

    "..İhtilâl sonrası herkes susmuş, susturulmuştu; başının derdine düşmüştü. Hiç kimse riski göze alamıyordu. Bir kısmı da -büyük ölçüde hep öyle olagelmiş-kimisi korkudan, kimisi menfaat beklentisinden, kimisi araziye uyma çabaları yüzünden, ihtilâlcileri alkışlamak, methetmek; onları yüceltmek tarzını ihtiyar etmişlerdi. Yanlış yapana da “Çok iyi yaptın” diyor, alkışlıyorlardı. Makul ölçülerde yaptıkları yanlışlarından dolayı onları ikaza ve tenkide cesaret edemiyorlardı." Bunu anlamak için taa 41 yıl öncesine gitmeye ne gerek var! 41 kere maşaallah herkese. Hiç değişmemiş memleket!.. :(

  • Necati

    13.9.2021 08:49:01

    Allah Kutlular ağabey'e sonsuz rahmet eylesin. O dönemde gazetede görev yapanlardan Allah razı olsun. Gerçekten çok büyük cesaret ile, herkesin alkışladığı zalimlerin yüzüne karşı hakikatın haykırmışlardır. Şimdi de aynı haksızlık, zulümler karşısında hakikatı haykırıyorsunuz. Bütün can-ı gönülden sizleri tebrik ediyoruz. Tabiki hakkı, adaleti, hürriyeti ve demokrasiyi Risale-i Nur hakikatleri çerçevesinde savunmanın bir bedeli olacaktır. Bu bedelleri başta hz. ÜSDAT olmak üzere bu davanın sadık talebeleri şerefle, iftiharla ödemiştir. Allah hepsinden razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı