“Biz Asya ve Avrupa arasındaki kültürel geçişkenliği çok hızlı yaşayan bir milletiz... Gelinlerimize bir bakın; kına gecesinde Bindallı ve Hürrem kıyafetli, düğün günü Leydi Diana kostümlü!”
Bu twitimle konuya hem ironiyle yaklaşıyor ve hem de hızlıca giriş yapıyorum... Düğün törenlerinin çoğu kez İslâma uygun bir şekilde icra edilmediğini görüyoruz. Lâkin tesettürüne dikkatli ve hayatını emir-yasak-rıza çizgisinde tanzim eden ve düğününü de mümkün mertebe ahir zaman dayatması levhiyat manzaralarından uzak tutmaya çalışan genç hanım kardeşlerimizin bu hassasiyetlerine rağmen tesettür kriterleri açısından sakıncalı bir gelinlikle cemiyet içinde yer aldıklarına da maalesef şahit oluyoruz.
Hayatının en özel gününde hayallerini süsleyen bir gelinlik giymek her genç kızın hakkı. Fakat kadınlı-erkekli müşterek bir cemiyette ve konvoylarca uzayan takı merasiminde, anında cep telefonlarına kaydedilen, sosyal medyaya aktarılan, dâvetlilerle çektirilen fotoğraflarla binlerce göz; konu mankeni misali gelin hanımın üzerinde oluyor. Amma ve lâkin üstündeki kıyafet her ne kadar “tesettürlü gelinlik” olarak tesmiye edilse de resimde görünen hiç de böyle olmuyor!
Neden mi böyle? Tesettürlü gelinlik modelleri deniyor ya model falan yok aslında. Aynı modellerin süslemeleri farklı... Gerisi tek tip üniforma gibi... Ve ne iştir bilinmez trend yarışçısı bizim hanımlar 16. Asır Fransız konteslerinin Rus çariçelerinin kostümünde donmuş kalmış... Bu işin tekdüzeliğine işaret...
Biz yine dönelim asıl mevzuya: Tesettür denilen şey sadece baş örtüsünün -türban demek istemiyorum- haydi diyelim onun bir iki küçük değişiklikle gelin başı olarak yerleştirilmesi. Kollar ve yakanın kapalı olması... Fakat hatları gösterme noktasında bir farkı var mı desek; sindy bebeklere uzun kol tuvalet giydir, başını ört işte sadece böyle bir fark var...
Evlenecek başörtülü kızların malûm düğün öncesi çeyiz telâşeleri ve koşuşturmaları; hem heyecan verici bir o kadar da yorucu ve bıktırıcı... Kolay değil yeni bir ev kuruluyor. Ve ‘evim’ dediği yeri kendi zevki ve hayaline göre imkânlarının el verdiği ölçüde düzenlemek-kurmak istiyor... Allah herkesin gönlüne göre versin lâkin yukarıdaki manzara-i umumiyeye bakıp ister istemez ben de; gelin adaylarımızın ihtiyaç listesine acil olarak bir saten yelek veya pelerin tarzı birşey eklemeleri gerek, “zira gelinliğe de tesettür lâzım” diyorum..
Haydi bırakalım tenkidi ukala ukala can sıkmayı da gençler size bir teklifim var; hatları belli etmeyen gelinlik talebinde son trend şok şok: FERACEDEN GELİNLİK!..
“Iyy olmaz” mı dediniz, niye ki?
Hürrem veya Bindallı modellerini ferace kesimlerini uyarlasınlar beyaz tüllü güpürlü şekillere... Başa da mevlüt başörtüsü bağlar gibi zarif bir şal... Zaten bu şimdiki tarzlarda gelin; başörtüden bir mumya geçiriyor gibi kafasına, sağa sola dönemiyor... Hem sanki bütün gelinlerin yüzü bile aynı oluyor, gerçek hali yok oluyor...
Haaa, “Sen karıştırdın bu makyajdan ötürü öyle oluyor” derseniz onu da atın zaten, takma kirpikle şampanya rengi duvar badana boyasının kardeşi olan fondotenle ne işiniz var... Şöyle boydan aşağı hafif evaze gelinlik zerafete zerafet katar, hem biraz daha belki ucuz olur keseye de kâr... Hem ikide bir eteğinize basılmaktan, elinizle etekleri toparlayarak gezmekten kurtulmak var... Damada da yazık kardeşim, bu mutlu günde duvak etek toplamakla uğraşıyor onun ne günahı var? Bakın bu da absürd zaten hem uzun olsun, kuğu gibi olunsun, diye fazladan para ver hem düğünde toplamaya çalış, bu işte bir yanlışlık var... İşin asıl yönü ve samimisi şu ki, bu gelinlikler göğüs dekolteli değilse de göğüs bel kolları belli eden haliyle gerçekten tesettürü ediyor ihlâl!
İşte bunun için yabana atmayın da feraceden gelinlik akımını başlatın, sözüme edin de itibar!
Haşiye: Bu paylaşımı facebook sayfamda yaptığımda bir kısım arkadaşlarımız tenkit ettiğiniz tarz gelinliği “Hanımlar arasında giydik, karışık cemiyette ise üzerimize bir aba-kaftan geçirdik hem Allah’ın emrini yerine getirdik hem arzumuza uygun şekilde giyinmiş olduk” diye not düştüler... Ne kadar güzel ve takdire şayan bir durum.. Demek ki riayet edenler hiç te az değil.. Memnuniyet duyduk...
Fakat bir itiraz da şöyle geldi ki, bu hal tesettür sektörünün de kapitalizm değirmenine su taşıdığının acı bir göstergesi olarak karşımızda duruyor.
İfadeyi yazan kardeşimden aynen iktibas ederek paylaşıyorum: “Ferace modelli bol geniş bi o kadar da süslü nişanlıklar gelinlikler çıktı Zeynep Abla. O kadar güzeller ki, üstlerinde ferace gibi up uzun pelerinleri de var. Bayanlarla beraberken üstteki pelerini çıkarıyorsun. Bende onlara bakıp bakıp iç geçiriyorum ‘keşke ben evlenirken de olsaydı’ diye. Uzun kollu gelinlik bile yoktu kolsuz gelinliğe kol diktirmiştik. Yalnız bu dediklerimin yanına yaklaşılmıyor, özel tasarımmış mış mış! Zaten nerde tesettüre uygun bişey var, fiyatları tavan yapmış bi durumda. Bizim bi tanıdık sırf bu yüzden tesettüre girmeye çekiniyorum, nerde tesettüre uygun güzel bişey var fiyatlar dudak uçuklatıyo. Böyle 50 liraya baştan aşağı giyiniyorum derdi.”
Bu istismar üzerine tesettür etiketi yapıştırılan her şey için geçerli maalesef. Dikiş bilen azınlık kardeşlerimiz bu çarktan ucuz kurtulsalar da talepkâr geniş kitleler adına bu aksaklığın telâfisi için firmalara duyurumuzu yapalım buradan:
Tesettüre uygun, bol kesim, pelerin, panço, ferace her neyse adı değil keyfiyeti mühim bizler için. Hatları göstermeyen gelinlik üretimi yapın... Ucuzundan ve kalitelisinden olsun... Feraceden gelinlik tavsiyesinin patenti de bu fakirin olsun:))